Selamun aleykum arkadaşlar.
Umarım okurken iyi vakit geçiriyorsunuzdur.
İlk bölümden bırakmayın lütfen,bir şansı hak ediyor .
[2.Bölüm)
"Sen ve ben acıdan bir dağız.Sen ve ben dünyada bir daha hiç karşılaşmayacağız."
Can sıkıntısından ve gece yapacak bir şeyim olmadığından kapattığım günlüğü seri bir hareketle tekrardan açtım.Ben neyi ne zaman kaçırmıştım?Her şeyimi yazdığımı sandığım bu günlüğümde bu olanların nedeni var mıydı,bana cevap verebilecek miydi? Kaldığım yerden devam ettim.
Yavuz abi odadan çıktından sonra Tuna'ya saldırdık.Nil abisinin kahverengi kısa saçlarının bir tutamını çekti.Acıyla bağırıp Nil'den kurtulduğunda karşımıza geçti. Özür dileyince rahat bıraktık.Ağzında bakla ıslanmıyordu .Sonra konuşurdum Yavuz abiyle ki o da anlayışla karşılamıştı.Hatta konuşmaya gerek bile yoktu.O da kötü bir şey dememişti .
Tuna içimi yakan bir olaydan dem vurdu.
"Yalnız bu sıralamayla İstanbul'da bir tıp fakültesi gelme olasılığı sıfır gibi bir şey.Senin tıp istediğini sanıyordum .Yani yengemler hep öyle söylüyordu."
"Ama o diş okumak istiyor ,ben de diş tercih edeceğim."
Nil bunu biliyordu ve bir şey demedi ama Tunahan kendime gelmemi ister gibi beni sertçe sarstı .Bana avazı çıktığı kadar bağırdı.Bir salak olduğumu söyleyip duruyordu.
Annem ve yengem odama geldiğinde ona susması için yalvardım.Küfredip ayrıldı yanımdan. Annem ve yengem bir ağızdan "Yine siz ikiniz bizi çıldırtmak mı istiyorsunuz ?Kaç yaşına geldiniz şu hareketlerinize çeki düzen verin." dediler.Çocukluktan gelme anlaşamama halimizden olduğunu sandıkları için şanslıydım.
Yengem ona küfrettiği için fırça çekti.Hırsla kapıyı çarparak çıktı.Her şey çok hızlı gelişmişti.Bana çok sinirlenmişti ama sonuçta bu benim hayatımdı ve saygı göstermesi gerekiyordu bir yerden sonra.
Sessizliği amcam ve babamın sesi böldü. Tunahan'a nereye gittiğini soruyorlardı.Dış kapının çarpılma sesinden sonra yengem ne olduğunu öğrenmek için Nil'e baktı.
Beni kurtarmak için yalan söyledi.Nil simsiyah olan saçlarını parmağına doladı ki bu işaret strese girdiğinde yaptığı bir şeydi. "Her zamanki halleri anne işte.Küçücük bir sorun siz takılmayın ben onları barıştırırım." deyip kolunu omzuma sardı. Canım arkadaşım benim. Şimdilik açıklama yapmaktan kurtulmuştum.
Ortalık durulunca annemlerin oturduğu odaya geçtik. Nil'e ve kendime hazır kahve yapıp getirdim.İkimiz de çok konuşmadık,diğerlerini dinledik .Bir süre sonra amcamlar gitti.
Kardeşim biz odadayken uyumuştu. Işıl iki yaşındaydı.Benim tatlı miniğimdi. Onun odasına sessizce girdim.Mışıl mışıl uyuyor gibi duruyordu ama hayır kapı sesine uyandı ve ağlamaya başladı. Başıma iş açmıştım durduk yere.Anneme benim bakacağıma dair seslendim ve bana abla diye seslenen kardeşimi kucağıma aldım. Benimki gibi sarı olan saçlarına burnumu daldırdım.Mis gibi kokuyordu. Tombiş yanaklarını öptüm.
...
Sabah yüzüme yediğim darbeyle uyandım .Kardeşim küçücük eliyle suratıma vuruyordu.Gece ne yapsam da uyumamıştı.Sonra onu benim odama götürmüştüm.Bir süre video izledikten sonra benim yatağımda uyuya kalmıştı.Tekrar uyanır diye korktuğum için odasına götürmemiştim ve yanına kıvrılıp uyumuştum ben de.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bizim Mesafelerimiz
Truyện ngắn"Bilseydim sana güller yerine karanfiller getirirdim.Tuttuğumuz yas biraz güzelleşirdi."
