[31.Bölüm)
" Leyla'nın güzelliğine ancak Mecnun'un gözüyle bakmalısın ki onu seyretmenin sırrı sana da görünsün." Sadi
Üstümü değişip yatağa uzandığımda telefonumun zil sesini duydum.Bir şeyin altında kalmıştı.Sonunda buldum.
Mahşer Midillisi arıyordu.
Bu saatte ne diyecekti ki ?
"Alo?"
"Dilruba uyumuyordun değil mi ?"
"Uyuyacaktım ama hayırdır ?Sen iyi misin ?" Sesi iyi gelmiyordu.Sesi değişmişti.
"Nil geldi yanıma.Aslına bakarsan anneannemin evine bir girdim oturmuş beni bekliyor."
Demek eve gitmemişti.Çok şaşırmadım yine de. Yavuz'un sesi oldukça sert geliyordu.Yine ne olmuştu acaba ?
"Ben sana demedim mi onları görmeye gelmediğimi ?Anneannem için geldim demedim mi ? Neden sana dediğim her şeyi aktarmadın onlara ?"
Arkadan Nil'in ağlama sesi geliyordu. Nil ile tartışmıştı sanırım.
"O dediklerini söylemeyeceğimi biliyordun Yavuz."
"Ben Nil'in olmuş bitmiş şeyler için gelip burada ahkam kesmesini dinlemeye gelmedim."
"Ben ne yapabilirim şuan ?" Haksız yere bana kızıyordu.Onlara onca dediği şeyi söyleyemezdim.
Cevap vermedi."Bu saatte bağırmak için mi aradın ?" Kendimizi kötü hissettim.
"Hayır, babaannemden çıkıp buraya geldiler.Babam orada olanlardan bahsetti biraz.Şimdi Nil senden özür dileyecek.Bizi suçlamayan bir o kalmıştı ."
Bu adamın beni şaşırtmadığı an yok gibiydi.Dediği yaptığı her şey beni daha da düşünmeye sevk ediyordu.
"Buna gerek yok.Bazı şeyleri böyle çözemeyiz ."
"Özür dileyecek." diye diretti.
Telefon el değiştirdi.Nil'in ağlama sesi daha da yakından geliyordu artık.
"Özre gerek yok Nil.Ağlama." dedim ama bunu dinlediğini hiç sanmıyordum.Yani benim dediklerimi pek umursuyor gibi değildi.
Ağlamasını engelledi.Boğazını temizledi.
"Abimin gözünde çok değerlisin Dilruba.Seni başka bir adamın sevemeyeceği kadar çok seviyor."
İşte bunu demesini hiç beklemiyordum.
" Nil bunları değil özrünü beyan edeceksin." Yavuz'un bağırması konuşmasını kesti.
"Özür dilemek zorundaysam istediğimi söylemeye hakkım var abi." Nil de sesini sonuna kadar zorlamıştı galiba.Bu telefonu kulağımdan uzaklaştırmama sebep oldu.
"Orada mısın Dilruba ?"
"Sizi dinliyorum ama buna gerek yok.Yüz yüzeyken konuşuruz." dediğimde beni tersledi.
"Abimi bu kadar üzmene hakkın yok.O senin için birçok şeye katlanıyorsa sen de bir fedakarlık yapıp onu sevmeye çalışabilirsin.Bu zor olmasa gerek."
Konuşmama fırsat vermeden nefretini kustu.
"Hem daha ne istiyorsun ?Abim gördüğüm en ilgili ve anlayışlı erkek .Üstelik çok da yakışıklı.Ne demeye çalıştığımı anlıyorsun değil mi ? Senden daha iyilerine layık olduğuna eminim."
Yavuz bir kez daha bağırdı .
"Asıl konuya gel Nil !"
Nil benim için hiç de iyi şeyler düşünmüyormuş aslında. Bu dedikleri sinirle mi çıkıyordu ağzından yoksa gerçek duyguları mıydı kestiremiyordum artık.Babaannemin alttan almamı istediği durum buydu sanırım.Ne anne ,babam ne de amcam ve yengem böyle bir davranışta bulunmuştu şimdiye kadar.Demek ki sorun çıkartacak kişinin Nil olacağını biliyormuş.
"Anlıyorum." dedim Nil'in dediği onca şeye karşılık.
"Eğer şimdi özür diliyorsam bil ki abimi kaybetmemek için."
Yavuz'un itiraz dolu sesi geldi kulağıma.
"Özür dilerim yengeciğim." Sesini o kadar gıcık bir tona bürümüştü ki...
Telefonu Yavuz aldı.Onun sesini duyduğumda telefonu yüzüne kapattım.
Ne demişti Nil öyle ?
Seni başka bir adamın sevemeyeceği kadar çok seviyor.
Gece boyunca aklımda dolaşan tek şeydi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bizim Mesafelerimiz
Short Story"Bilseydim sana güller yerine karanfiller getirirdim.Tuttuğumuz yas biraz güzelleşirdi."
