[33.Bölüm)
"Tek bir ilgili davranış sonsuz bir dalga oluşturur.Size geri dönecek bir dalga..."
Nil kapıyı açıp onu kontrol etti.
"Giyinmiş."dedi.Bakışlarım yerde girdim içeri.Nil havlunun birini çıplak sırtına koydu.Elini alnına bastırdı.
"Eskiye oranla iyi."dedi bana dönerek.
"Şimdi nasılsın abi ?"
"İyiyim Nil.Bu kadar telaşa gerek var mıydı ?" Bir yandan da Nil'in ellerinden kurtulmaya çalışıyordu.
"İyi senin dilin açılmış.Ben gidip anneanneme yardım edeceğim.Kadıncağız gece gece yoruldu."
"Tamam." dedi Yavuz da.Sesi kısılmış gibiydi aslında.
Nil abisinin ıslak kıyafetlerini ve bornozunu alarak odadan çıktı.
Nil odadan çıkınca ona yaklaştım.Yapacağım şeyden pişman olmayacaktım.Ona çekilmiştim zaten yeterince.
Dudaklarımı alnına bastırdım.Hala ateşi vardı.Ondan uzaklaşmama izin vermedi.Kollarını belime sardı.Elimi saçlarına koydum.Alnına düşen tutamı arkaya çektim. Gözlerindeki o ifade de neydi? Peki ya ben bu bakışlara karşı koyabilir miydim? Ona biraz daha yaklaştım.
"Varlığın için teşekkür ederim." dedi.Başını karnıma yasladı. Bu beni huylandırmıştı. Yine de onu itmedim. Ne yaptığının farkında olduğunu bile sanmıyordum. Oldukça uykulu görünüyordu. Önünde diz çöküp alnından ve ardından yanağından öptüm. Elimi çenesine koyup başını dikleştirdim.
"Ne yapıyorsun?" diye sorduğunda sadece omzumu silktim.
Sırtındaki havluyu havalandırdım ve başına çektim.Saçlarını kurutmak için ellerimi hareket ettirdim.Ellerim arasındaki başını en sonunda bana bakacak şekilde kaldırdım. Oturduğu halde uzun olduğu için yakındık birbirimize.
Ela gözleri parıldıyordu.
"Nasıl hissediyorsun ?"
Yarım ağız gülümsedi.
"Karnımdaki hareketliliğin sebebi sen değilsen midem bulanıyor ." dedi.
İstemsizce kıkırdadım."Umarım heyecanlısındır."deyip ondan uzaklaştım.Havluyu saçından çektim. Odaya gelen adımlar bunu yapmama sebep olmuştu.
"Ne zaman gerçekleşti bu ?" diye sordu.Eliyle başörtümü gösteriyordu.Hiç konuşmamıştık bu konuyu.
Ona cevap verecekken odaya birisi girdi. Girişiyle odaya mis gibi çorba kokusu da doldu.Nil elindeki tepsiyle yaklaştı yanımıza.
"Nil çok kötü kokuyor. Elindeki neyse götür."
Öğürme sesiyle ayaklandı ama odayı batırmıştı.Nil şaşkınca dikildi odada. Yavuz elini ağzına kapatarak çıktı odadan. Birden atılınca şaşırmıştım. Peşinden gittim.
Kusamıyordu artık ,daha çok öğürüyordu.Açık olan kapıdan girmiştim içeri.
"Hiçbir şey yemedin mi sen ? Boş bir midenin sesi gibi geliyor kulağıma öğürmelerin ."
"Çık tuvaletten ." dediğinde onu dinlemedim.
Elimi sırtına koyup ovdum.Sonunda öğürmeleri son bulduğunda tuvaleti temizledi .Yüzüme bakmadan lavabo kısmında elini yıkadı.Ağzını çalkaladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bizim Mesafelerimiz
Povídky"Bilseydim sana güller yerine karanfiller getirirdim.Tuttuğumuz yas biraz güzelleşirdi."
