b ... [10]

4.2K 211 52
                                        

Selamun aleykum,

Nasıl gidiyor ?

İyi okumalar.

[10.Bölüm)

"Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! İşte orası,kaderinin değişeceği noktadır."

Mevlana

Akşam  kızlarla çalışmak için kalmadım.Eve döndüm.Babaannem gün içinde sıkıldığı için komşularla tanışmıştı.Karşı komşumuzla beraber birinci katta oturan yaşlı çifti akşam yemeğine davet etmiş.

Eve gider gitmez pratik bir tatlı yaptım.Onların gelmesine yakın üzerimi değiştim.Yüzüme bir gülümseme yerleştirip onları karşıladım. Onlarla tanışmıyordum.Sadece apartmana giriş çıkışlarımda karşılaştığımızdan ötürü yüz aşinalığımız vardı.

Yenen akşam yemeğinden sonra tatlılara geçildi.Herkes çok beğenmişti.Onlar kendi arsında sohbet ederken ben de kızlarla mesajlaşıyordum.Birinci katta oturan teyzenin çay bardağı boşalınca telefonu oturduğum yere bıraktım ve babaannemin yanından kalktım. Mutfağa ulaştığımda telefonumun sesi ulaştı kulaklarıma.Hemen çayı doldurup döndüm.

Babaannem telefonu kulağına tutmuş biriyle konuşuyordu."Kimmiş ?" diye sorarken hafifçe eğilip bardağı teyzenin önündeki sehpaya bıraktım.

"Yavuz tamam, veriyorum telefonu. Allah'a emanet ol yavrum." dedi ve telefonu bana uzattı.Telefonu alıp odama geçtim.

"Alo!" dediğimde kapandı telefon.Şarjım bitmişti.Telefonu şarja taktım.

...

Yatsı namazımı kılıp günlüğümü elime aldım.

Kahvaltı için onu dışarı çıkardım.Evimden yürüyerek beş dakika bile sürmeyecek kadar uzaklıkta olan mekana götürdüm onu. Etrafı inceleyerek ilerlediğimiz için biraz uzun sürmüştü yürüme işi.

Yusuf abi ve eşini gördüğümde onlara el salladım. Yavuz abi girişteki köpeği görünce şaşkın duruyordu.Gerçekten büyük bir köpekti.Başı bile yeterince büyüktü ondan korkmam için ama buraya gele gide Yusuf abi ona alıştırmıştı beni.Köpek şuan uyanık olsaydı yanıma gelip bana eşlik edeceğine emindim.

Yavuz abiye açıklamam gerektiğini hissettim.

" Kendileri Sivaslı olur. Anne bir Kangal o.Yakın zamanda yavruları oldu.Yavrulardan birini alabilmek için Yusuf abiye ısrar ediyorum.Belki bir tanesi benim olur." dedim. Başını salladı.

"Günaydın Yusuf abi. Günaydın Şule abla." dedim. Yusuf abi ,Yavuz abimle tokalaştılar."Kendisi kuzenim olur." dedim.

Şule abla yanımızdan ayrılmıştı ki kucağında bir yavruyla döndü.Heyecanlandığımı hissederken istediğim olmuştu.Bizi bir masaya yerleştirdiler.Yusuf abi masayı donatmak için içeri gitmişti.Şule abla ise bana köpekle ilgili şeyleri anlatıyordu.

" Sana kız olanı düştü.Aslında aralarındaki en güzeli de buydu.Ne kadar büyür bilmiyorum.Belki annesi kadar olur.Emin ol daha büyükleri de var ama annesini geçeceğinden de şüpheliyim .Bu biraz daha zayıftı diğer kardeşlerine göre ama sağlık durumu iyi."

Başımı salladım ve polara sarılı yavruyu kucağıma aldım.Şule abla yanımızdan ayrıldı.Onu boyun girintime yasladım ve başını okşadım. Beni yaladığında fark ettim uyandığını ,o sırada Yavuz abiyle buranın güzelliğini konuşuyorduk. Evimin sağ tarafından akan suyu izlemişti.Aslında buraya baya uzak olan ama güzel görünen ormanlık alanı izledi bir müddet.

"Orada piknik alanı da var .Gelecek sefere gideriz belki.Ailelerimizi de çağırırım."

" Söyleyeceksin yani." dedi dalga geçerek. Ona takılmadım.Aramız daha önce çok da iyi olmamıştı. Doğrucunun tekiydi.Yaşı gereği bir şey demedim. Ela gözlerini köpeğe dikti.

"Köpekleri bu kadar sevdiğini bilmiyordum.Büyüdüğünde bakmak çok zor olacak. Emin misin onu yavru edinmekten ?"

Başımı iki yana salladım.Uyanan köpek güzel gözleriyle beni tanımaya çalışırken bunun tersini düşünmeyecektim.Onu istiyordum.

Masaya gelecek yiyecekler son bulduğunda saçlarımı toplamak için Yavuz abiye vermek istedim ama o almadı.

"Kuduz aşısı olayından sonra hala köpeklere alışabilmiş değilim." Koca adamın dediklerine de bakın ! Köpek kucağımda durmuyor ve üstüme tırmanmaya çalışıyordu . Bilmeyerek de olsa kollarımı çiziyordu.

"Saçımı sen halleder misin ?" diye sordum. "Nasıl halledeceğim ?" derken uzaylı görmüş gibi bakıyordu."Sıfıra vurmayacağız her halde .Önüme geliyor .Toplar mısın ?" derken toka olan bileğimi de ona doğru uzattım.

Yüzündeki ifadeyi toparladı."Öyle desene sen de ." dedi.Tokayı çıkardı bileğimden."O ellerle mi yiyeceksin yemeğini ?"Omzumu silktim.

Beceriksiz ellerle saçlarımı toparlamaya çalıştı. Sarı dümdüz saçlarıma geçirdi ellerini."Saçını sıfıra vurmak daha kolay olurdu." dedi. Karşıma oturduğunda başımın üstünde durmayı başaran ağırlığa aldırmadım.Tuhaf hissettiriyordu.Sağ elime çatalımı alıp yemeye koyuldum.

Yavuz abinin işinden konuştuk biraz.Kahvaltıdan sonra iki bardak çay daha içmiş ve sonunda kalkmıştık oradan.Hemen eve geçmedik.Oturduğum yeri gezmek istedi.Yolda birçok teyzeyle selamlaşmıştım. Köy gibi bir yerdeydi evim.Tatil köyüne doğru evrimleşmişti gerçi. Bu selamlaştığım teyzelerin çoğu sebze meyve aldığım kişilerdi.Organik de besleniyordum.Hayvan bakan pek yoktu.Sütümü ev sahibim veriyordu.Yumurtayı da marketten alıyordum.Marketti adı ama küçük bir bakkaldı işte.Uzun bir yürüyüşten sonra eve yaklaştığımızda gitmek istediğinden bahsetti."İşin yoksa biraz daha kal.Hafta sonu zaten." dedim. "Bakarız ya ." dedi.

Yavuz abi arabasının kapısını açıp arka tarafta bir şeyler aldı.Tam o sırada gözetleme penceresinden başını uzattı Pembe teyze. Oğlunu bana pek yakıştırırdı.Mühendis olduğunu söyler ve çokça övünürdü.Taktığım çakma yüzük bile onun için bir şey ifade etmemişti.Dediğim hiçbir şeye de inanmamıştı.En son Buğra'yı getirecektim buraya ama şansa ki onunla da ayrılmıştık.Kullanamadan ayrılmıştı kendileri.Aman ne yazık (!) Başımı iki yana salladım.Kaçmak için apartman kapısı açmıştım aceleyle ama olmadı.

Duymamış gibi yapabilirdim ama arabasındaki işini bitirmiş olan kuzenim bana seslendi " Sana sesleniyor." dedi.İsmimle bağırmıştı resmen Pembe teyze de.

"Efendim Pembe teyze ?"

"Sabah sabah nereye gittiniz öyle ?"diye sordu.Yavuz abi ' ne oluyor' gibisinden göz kırptığında bir şey demedim.

Kuzenimi de baştan aşağı süzen Pembe teyze zehrini kustu."Akraban mı bu adam?Kimin nesi ?"

Onu ve oğlunu başımdan def etmek için gösteriş yapabilirdim ama yapmadım. Yeni bir yalana daha gerek yoktu.Buraya geldikten sonra bu teyzeler yüzünden huyum suyum değişmişti yeterince zaten.

"Misafirim olur kendisi.Kahvaltı için Yusuf abinin oraya gittik." dedim."Sonra görüşürüz ." deyip Yavuz abiyi kolundan yakalayıp içeri çektim. Kapıyı kapattığımda bir diğeri açıldı.

O zaman yalan söylememiştim ama bunun cezasını yine ben çekmiştim.Sonradan bu kadına onun söylediği yalan gerçekleşmişti.

Yalan söylemekten ve beni o duruma düşürenlerden de nefret ediyorum.

Ondan da nefret ediyorum.

Yeterli olacak kadar şarj olan telefonumu açtım.Ve ona mesaj attım.Okuduklarımın da etkisiyle sinirle yazdım.

"Şarjım bittiği için arama kesildi.Şuan konuşmak da istemiyorum."

Buna karşılık "Peki,nasıl istersen..." yazmıştı.

Çıkış kapısının açılma sesini duyduğumda odamdan çıktım.Misafirleri yolculadım ve geri döndüm odama.Üzerimi değişip yatağa girdim.

Bizim MesafelerimizBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin