[35.Bölüm)
"Bekle...Belki bir adım ötede beklediğin/Olma ümitsiz tükense de sabrın/Bitmese de yanağından süzülen yaşlar/Bilmez misin güzellikler ansızın başlar "
Fatih Kılınçarslan
Babam geceyi çok soruşturmadı .Annem onunla konuşmuştu sanırım. Yavuz'un iyi olduğunu söyledim.Onun neden gelmediğini sorduğunda tek gelmek istediğimi söyledim.
Herkes gibi hazırlanmak için odama geçtim.Dedemin aldığı elbisemi giydim.Üzerine takacağım şalımı ütülemek için ütüyü çalıştırdım.Işıl etrafımda dört dönüyordu.Onu kucağıma alıp doyasıya öptüm. Ütü ısınınca onu yere indirdim.Hızlıca şalımı ütüledim.Annem başörtüsünü getirince onunkini de ütüledim.
Onlar diğer odaya geçmişlerdi.Yine de sesleri geliyordu.
"Hayır anne,bugün saçımı ablam yapsın.Abla sen yapar mısın ?"
Şalımı bir kenara bıraktım kırışmayacak şekilde."Gel buraya!" diye seslendim.
Annem elindeki tarak ve tokalarla geldi.Işıl da ardındaydı.Annemin yaptığı yerleri bozuyordu.
"Elbisen de çok güzelmiş Dilruba.Çok zarif duruyorsun kızım." Gülümseyip elimi elbisemde gezdirdim.
"Dedemin hediyesi..."
"Hadi bakalım kardeşinin saçını yap da çıkalım evden." Başımı aşağı yukarı sallayarak onu onayladım.
"Tamam anne,ablama zorluk çıkarmadan saçımı örmesine izin vereceğim. " dedi Işıl.Saçı taranırken bazen sıkıntı çıkarıyordu canı acıdığı için.
Işıl'ın saçları kısa olduğu için işim çok uzun sürmedi.Saçına aynadan baktı.
"Çok tatlı olmuşum değil mi ?"diye sordu.Küçük gözleri ışıl ışıldı ismi gibi.Gözleri babamın ki gibi açık kahverengiydi.Saçlarını benim gibi annemden almıştı ama daha çok babama benziyordu.Büyüdükçe değişmişti sanki. Kendini seviyordu.Üzerine giydiği pembe ,üzerinde çiçek ve yaprak süslemeleri olan elbiseyle dediği gibi tatlı olmuştu.
"Çok tatlı oldun prensesim.Gel bi' öpeyim seni."
Kollarını bana sardığında kollarından ısırdım.Odadan kaçtı onu ısırınca. Bağıra bağıra babamın yanına gitti.
Yüzüme nemlendirici sürdüm.Saçlarımı bağlayıp bonemi taktım. Şalımı güzel görünecek şekilde bağladım.İki ucu sırtıma geliyordu.
Teyzem bu bayram hediye olarak çok güzel bir kolye göndermişti. Işıl için de aynı kolyeden almıştı. Benim çınar yaprağımın etrafı siyah taşlarla süslenmişken Işıl'ın o küçük taşları kırmızı renkteydi. Teyzemi arayıp teşekkür etmeliydim aynı zamanda bayramlaşırdık da.
Odamdaki aynadan kendime son kez baktım.Babam içeriden seslendi.Telefonumu alıp çıktım. Babam ile girişte karşılaştık.
Babam alnımdan öpüp sarıldı,ardından ilgi bekleyen kardeşime döndü.Annem hazır şekilde odasından çıktı.Beni görünce dua etti ve üfledi bana doğru.Aynı şeyi Işıl'a da yaptı.Sonra yanımızdan ayrıldı.
Mutfaktan koca bir borcam ile döndü."Kahvaltı için bir şeyler hazırladım."diye açıkladı.
...
Babaanneme gidecektik.Arabayla ilerlediğimiz yol ise amcamın evine gidiyordu.
"Neden bu yola saptın ?Babaanneme gitmiyor muyuz ?"
"Misafirler erkenden gelmiş.Bizden önce orada olurlarsa büyük şaşırım." dedi babam.
"Herkes orada toplanacak bu bayram.Babaanneni ve dedeni amcan almış çoktan." diye babamın konuşmasını devam ettirdi annem.
Ben hazırlanırken amcam ile konuşmuş olmamalılar ya da yengemle...
Amcamın evine varmamız kısa sürdü.Işıl arabadan inip koşarak apartman girişine ilerledi.Zile basmak yerine şifreyi girip kapının açılmasını sağladı.Bizim gelmemizi bekledi.İki metre kadar sonraki kapıyı da açtı.Kapıyı tutmasında yardım ettim.Annem ve ardından babam geçti.Annemin elindeki borcamı babam almıştı.
Bizim ardımızdan giriş kapı şifrenin doğru girilmesiyle çıkan sesle beraber tekrardan açıldı.Babam arkasını döndü.Amcamın sesini duyunca biz de döndük .
Nil ,anneannesinin koluna girmiş yürümesine yardım ediyordu.Onların hemen arkasında da Yavuz geliyordu. Üzerinde siyah bir t-shirt ve gri eşofman altı vardı.Nil de dünkü kıyafetleriyle gelmişti.
Yavuz yerdeki bakışlarını kaldırdı.Gözleri beni buldu ve kısaca süzdü.Bir şey demesini bekledim.İyi duruyorsun,hoş olmuşsun...Hiçbir şey demedi tabi o ortamda.Zaten ne umuyorsam ? Sabah her şeyi mahvetmiştim.İstemsizce başım iki yana sallandı.
"Annemle çocukları alıp geldim.Hadi asansöre binelim." dedi amcam.
Annem Neriman neneyle konuştu.Bayramlaştılar hemen.Amcamın kapısını açtığı asansöre bindik.Büyük bir asansördü. Hepimizi alır mı diye emin olamadım ama sığdık.
"Sabah gitmişsin,görüşemedik. Bi' sorun yok değil mi ?" diye sessizce sordu Nil.
Yüzümdeki düz ifadeyi koruyarak ona cevap verdim."Hayır,sorun yok." Onun gibi fısıldamıştım.Ona kırgındım ve hemen yumuşamayacaktım.Dün özür dilemiş olsa bile ...
"Nasıl oldun Yavuz ?Daha iyi misin ?"
Yavuz anneme karşı sessiz kaldı önce.
"Niye,nesi varmış da Yavuz'un ?" diye araya girdi amcam.
Bilmiyordu demek olanları.Annem pot kırmıştı ki o sormasa ben soracak ve pot kıran ben olacaktım.
Açığa çıkınca anneanne olanları anlattı. 10. kata gelince duran asansörden indik.
"Bari anneme söylemeyin.Bayram günü tadı kaçmasın.Misafirler de gelecek.Aklı bende kalsın istemiyorum." diye son noktayı koydu Yavuz.
"Tamam,öyle olsun.Hiç değilse kardeşinle Dilruba yanındaymış.İyi duruyorsun şimdi .Buradaki kıyafetlerinden de giy bir şeyler.Dolaşma ortada böyle."
"Tamam baba." dedi Yavuz .Sesinde bıkkınlık vardı.
Nil zile bastı.Işıl çoktan ayakkabısını çıkarmıştı.Açılan kapıdan içeri daldı.
"Mutlu bayramlar." diye bağırdı incecik sesiyle.İçeriden babaannemin sesi geldi.
"Kurban olurum ben sana kuzum ..." diye devam ediyordu sevgi seli.
Diğerleri içeri girdikten sonra ben de ayakkabımı çıkardım. Nil üzerini giyineceğini belirterek ivedelikle yanımızdan ayrıldı.
"Küs müsün bana ?" diye sordum.
Başını iki yana sallayıp içeri girdi.
"Küsmemi gerektirecek bir şey mi oldu? Bu kadar çok anlam yükleme ."
Resmen bana laf çarpmıştı.Ona dediğim her şeyi misliyle bana söylüyordu.
Kapıyı kapatıp onun taklidini yaparak ardından ilerledim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bizim Mesafelerimiz
Historia Corta"Bilseydim sana güller yerine karanfiller getirirdim.Tuttuğumuz yas biraz güzelleşirdi."
