seventeen : pt.1

4.3K 309 81
                                        

İfadem solmuş, koşmamdan dolayı atan kalbim durmuştu. "Jung-"
Birinin değerini sonradan anlamak, bu olsa gerek.
Ben seni sevmiyordum ama bana kendini sevdirdin, sonra da basıp gittin. JungKook, sen benim duygularımla oynadın.
JunRi senden uzaklaşıp sana gülümsediğinde sen onun dudaklarına bakıyordun. Etrafta yürüyen insanların bazıları aşkımıza imrendiğini söylerken bazıları iğrenerek bakıyordu.
Aralarında ise tek hayal kırıklığı ile bakan bendim.

O an, gerçekten bana ne diyeceklerini, ne laf atacaklarını umursamadan, sana koştum. Bileğini kavradım ve seni çektim. Seni ondan uzak bir yere götürecek ve seninle adam gibi konuşacaktım.

Ben JungKook'u arkamdan sürüklerken onu asansörlerden birine atmış, en üst kata, teras kata basmıştım.
Bir alışveriş merkezi ne kadar boş olurdu bilinmez, ancak onunla gerçekten adam akıllı konuşacak bir yere ihtiyaç duyuyordum.
"Ne yapıyorsun ?" Asansör kapısı kapanır kapanmaz konuştuğunda sertçe ona döndüm. "Bilmem haberin var mı JungKook-sshi? Malum duygularımla oynadın!" Cümlenin sonunda bağırmamla asansör ikinci katta durmuştu. Kapı yavaşça açıldı ve içeriye bir kaç adam doluştu. Çok da büyük olmayan asansörde köşeye sıkışmıştım. Yanımda da JungKook vardı ve önümdeki adam neredeyse ağzıma girmişti.
Böylesine dar ve kalabalık bir ortamda, pis hissetmeye başlamıştım. Kapı kapanırken bir kaç kişi farklı tuşlara bastı.
Birinin elinin belime gittiğini hissettim. Ürperdim, bu kimin eliydi. Yavaşça kafamı belime indirdim. Elin sahibinin JungKook olduğunu görmemle içime su serpilmişti.
Beni ilk öptüğünde belimde okşadığı yere elini nazikçe koydu. Bana daha çok yaklaştı. Kalabalığın arasında diğer insanlar bana yaklaşınca berbat hissediyordum. Ama o bana yaklaşınca rahatlıyor, hatta daha çok dibine girmek istiyordum.
Asansör 1. katta durdu.Kalan herkes indi. Cidden biz sadece ikiden beşe çıkacaktık! Asansör neden aşağı inmişti ki?!
Asansörün kapı kapatma tuşuna ve beşinci kata yeniden bastım. Aşırı hızlı bir şekilde konuştum.
"Asansörde kalmaktan korkar mısın?"
Aklım sadece onunla sakin konuşmaya odaklandığı için pek de mantıklı davranmıyordum.
"Hayır."  Cevabımı aldığım gibi iki, üç kez sertçe zıpladım ve beklediğim oldu.
Asansör durdu, ışık tekledi ve biz asansörde kaldık.
Durumdan memnundum. İstediğim olmuştu sonuç olarak.

İyice psikopata sardın ha.

"Neden böyle yaptın ?"
Sırıttım. "Seninle ciddi bir konuşma yapmalıyız, JungKook-shi."
Yere çömeldim ve aklımdan geçen soruyu sordum. "O kızı cidden seviyor musun?"

"Sevmesem onunla çıkmazdım. Onu öpmezdim de-"

"O zaman ne diye benim duygularımla oynuyorsun?!"

JungKook'dan :

"O zaman ne diye benim duygularımla oynuyorsun?!"

Saçlarımı geriye ittirdim.
Ne demek ben onun duygularıyla oynadım, ben asla onun duygularıyla oynamam.
Ona yalan söylesem de, onu deli gibi sevsem de ona bunu söyleyemememin bir nedeni var. O beni sevmemeli, ben onu sevmemeliyim...

"Ben senin duygularınla oynamadım." Dedim sert bir ses tonuyla, ancak yüzünün ciddi hali beni geriyordu, sesim sonlara doğru kısılıyordu.

"Tek bir soruya cevap ver. Seni sonra rahat bırakacağım." Sırtımı metal duvara yasladım ve başımı salladım. Kollarımı önümde birleştirdim.

"Beni hala seviyor musun?"

Senin için ölüyorum.

"Hayır."

(...)

Fmv güzel dimi toruncuklar
Bencede öyle *-*
Sizi sarang eder ben kaçar
♥♥

saver || jeon jungkookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin