twenty : prologue

4.1K 296 19
                                        

(...)

"Ah...aa...ah..." Gereksiz kekelemem ortamdaki havayı daha da boğarken JunRi normal bir ses tonuyla konuştu ancak sesi son derece iğneleyici ve aşağılayıcıydı.

"Bir daha sizinle alakam olmayacak..? Bundan emin...olabilir miydim ki?" Cevap veremedim. JunRi'nin kızgın yüzünü incelerken JungKook yorgun sesiyle konuştu.

"Sadece özür dilemeye gelmiş. Uzatma JunRi-ah." Hem kaba hemde nazik? Hem uzatma, hem de JunRi-ah..?
Bu çocuk gerçekten deliriyor olmalı.

Belki de JunRi'ye olan aşkından deliriyordur, sence HyeRim?
Olabilir... İmkansız değil.

JunRi, JungKook'a derin bakışlar attı. Sonra da derin bir nefes atarak bana döndü. "Defol. Hemen."

Sana kaba konuşmasının altında ezildiğimi, JungKook'un gözünde zavallı gibi gözükmek üzere olduğumu hissettiğimde aklımda gerçekleşen şeyi yaptım.

JungKook'a döndüm. "Geçmiş olsun. Tekrardan abim ve kendi adıma özür dilerim."
Ardından odadan yumuşak adımlarla çıktım.

Yumuşak adımlar sert olmak istiyordu, titreyen gözlerim ağlamak ve ellerim JungKook'un ellerini tutmayı arzuluyordu. Ama nafile. Bana bahşedilen tek şey yavaş ve soğuk hastane asansörü ile karşılıksız bir aşktı. Zamanında reddettiğim karşılıksız aşkı şimdi benim yaşamam ne kadar da dramatik...

 Bugün bu asansörde, onunla aramızda olan büyük boşluğa giriş yaptım. Artık biz yoktuk. Beni seven o yoktu, ondan vazgeçmek için çabalayan ben vardım.

Üzgünüm duygularım... Bu sefer vazgeçmek zorunda olan biziz.


Hye'niz comeback yaptı~~ Artık yb'ler geliyor, sınavlarım bitti

yaz tatilinin sonuna kadar başıma bir şey gelmezse yb'ler sizinle olacak!

 Bu bölümü burada kesmenin mutluluğunu yaşıyorum ancak belirtmek isterim ki hye'niz bad ending sevmez

:))

saranghaeeee ediyorum <3 <3 loveu  <3

saver || jeon jungkookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin