Akşam BaekHyun'un dediğine uyarak parka gittim. Hava son derece soğuktu bu yüzden kapüşonumu kapatmış, ellerim ceplerimde yürüyordum.
Orada gelip beklediğim bir kaç dakikanın sonunda dağınık pembe saçları ve deri ceketiyle birlikte, tüm havasıyla içeri BaekHyun girmişti.
Oturduğum salıncağın yanındakine yerleştiğinde konuşmaya başladım.
"Senden intikamımı almaya başlayacağım genç kız..." dedi ve bana dönüp gülümsedi.
Onu bu sıralar yakın bir arkadaş olarak görüyordum. Sahip olduğum tek arkadaş olarak.
"Sen ne cürretle beni polise söylersin ?!" Sahteden bağırdığında kahkahalarımı tutamayarak gülmüştüm. O da güldü.
"Yarın haftasonu olduğuna göre, intikamıma başlayacağım. Yarın sabaha tertemiz, çok da serseri gibi giyin. Gezmeye gidelim." Başımı sağa sola salladım.
"Abim izin vermez."
"İntikamdan bahsediyorum, sence umrumda mı ?" Yüzümü buruşturdum. Ciddi olamazdı...
"İzin alma. Çıkıyorum de çık. Hem çok açık giyinme. Serseri gibi giyin."
"Ben niye serseri gibi giyineyim, sen benim gibi giyin." dedim ve hızımı arttırdım. "Cidden..." diye mırıldandı. "Şirin şirin pikniğe mi gidelim yani ?" Kıkırdadım. "Şirin şirin piknik olabilir, bir dağın tepesi olabilir, bisiklet sürebiliriz, oyun salonuna gidebiliriz..." Bana ağzı açık baktı.
"Biz sevgili değiliz Hye. Nereden çıktı bu kadar romantik şeyler..?"
Belki de yalnızca gitmek istemişimdir.
"Oyun salonu nasıl?" diye sordum. "Bence eğlenceli." Elini onaylarcasına salladı.
"Peki peki. Oyun salonuna gideriz." Ayağa kalktı ve esner gibi yaptı. Boynunu sağa sola eğerek çıtlattı.
"Şimdi gidiyorum. Gece başlıyor." Yüzümü buruşturdum.
"Ne demekti bu ?"
"Bara gidiyorum ve hep yaptıklarımı yapıyorum." dediğinde aklımdan o kadar iğrenç şeyler geçti ki...
"Korkunç bakıyorsun..." dedikten iki üç saniye sonra jetonu düşmüş bir şekilde konuşmaya başladı.
"Hayır! Öyle düşünme! Ben öyle değilim, sadece içmeyi ve kızların bana sırnaşmasını seviyorum."
"Bu da iğrenç."
"Sabaha hazır ol. Seni alırım." El salladı ve karışık pembe saçlarını karıştırırken uzaklaşmaya devam etti.
"Görüşürüz."
Daha fazla soğukta durmamaya özen göstererek iki sokak ötedeki evime yürümeye başladım. Karanlık sokaklardan geçerken öylesine ürküyordum ki.
İçimde bana sürekli koşmamı söyleyen, bu sokaktan gitmemi söyleyen boktan bir enerji vardı.
"Eiy, güzel kız~~ Buraya gel bakalım!" Arkamdan gelen sarhoş sesiyle ellerimi cebimden çıkarıp eve topuklamaya başlamıştım. Tam köşeden dümdüz gidecektim ki aradan bir el uzandı ve tek eli ağzımı kapattı, diğer eli de bedenimi sıkı sıkıya sardı.
Önce bana sarılı olan kollara baktım.
Tamam, bu kimse deri ceket giyiyor.
Kafamı yukarı kaldırdığımda gördüğüm BaekHyun ile içime öyle tarifsiz bir rahatlama yayılmıştı ki. Gülümsedim.
Minnettarım ya...
Sarhoş adam zombi edasıyla yanımızdan çekip gittiğinde, BaekHyun beni eve kadar bıraktı.
"İntikam alacağıma yardım ediyorum." dediğinde kıkırdadım.
Dost gibi davransam ne der acaba ?
Kasıntı bir şekilde koluna vurdum. "Teşekkür ederim." Bu halime kıkırdadı.
Ay, çok mu rezil oldum yoksa ?
"Önemli değil, şaka yapıyordum. Yarın sabah, unutma!"
(...)
BaekHyun'u arabayla gören abimle ben kısa bir konuşma yapmıştık. Zorluklarla da olsa onu ikna etmiştim , hatta oyun salonuna gideceğimizi bile söylemiştim..!
En sonunda arabaya binmeyi başarmıştım.
Bize yakın alışveriş merkezindeki güzel bir oyun salonuna gelmiştik.
"Bu bu!" Koşarak dans makinesine gittiğimdr kartı makineye okutmak için eğildi. Ayaklarımla müziği seçtim.
'Canon D'
BaekHyun benim yerime ayağıyla onay tuşuna bastı.
Müzik başladığınsa tepinmeye başlamıştım. BaekHyun kahkahalarıyla birlikte arada basamadığım yerlere basıyor, beni 'miss'ten kurtarıyordu.
Ayaklarım dolandığında düşecekken BaekHyun beni belimden tutarak kaldırdığında ekranda ardarda "miss" yazısı çıkmaya başlamıştı.
"F~!" Makine berbat sonucu söylediğinde kendime gelerek BaekHyun'dan uzağa ittirdim kendimi.
"Bu konuda berbatsın." dedi BaekHyun. "Bence basketbol oynamalıyız."
Onu dinleyerek baaketbol makinasına ilerledim. O kartı önce yandaki makinaya sonra da benim makinama okuttu.
Sesle birlikte oynamaya başladık.
"Beni geçemezsin!" BaekHyun'un skoruna baktığımda geçemeyeceğimi anlamıştım. Hiç bakmadan topu attım.
Saniyesinde alnımda bir el hissetmiştim. Ardından küçük bir sarsılma hissi. Attığım top kafama gelecekken biri elini alnıma koymuştu.
Kimdi bu kurtarıcı ?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
saver || jeon jungkook
FanfictionKorumak isterken yalanlara boğan da sendin, Jeon JungKook. ©hhyesria
