Eski okuluma çok da uzak olmayan bir okula transfer olmuştum. Otobüsle gidip gelebilirdim rahatça. Taşınmamız olası değildi, annemin yoğun iş programı buna nedendi. Sınıftakilerle sıkı fıkı değildim henüz, hemen de olamazdım büyük ihtimalle. Çoğu ya egoist ya da ezikti. Benim seviyemde, benimle rahat rahat anlaşacak biri yoktu. Okulda serseri ya da psikopatta yoktu. Varsa da, kendilerini hiç belli etmiyorlardı, burası fazlaca huzurlu bir okuldu. Gereğinden fazla huzurlu bir okul...
İstesem de alışamam!
"HyeRim, değil mi?" Yanıma gelen siyah saçlı, yakışıklı çocuk konuştuğunda ona dönerek yanıtladım. "Evet?" Çocuğun arkadaşları da yanına geldiğinde konuşmaya başladı. "Akşam barda parti vereceğiz, gelmek ister misin? Hem sınıfa alışman için iyi olur." Şüpheli bakışlar atmama karşılık bana konuyu daha da açtı. "Bizim şube ve yanımızdaki sınıf birleşiyor ve iki ayda bir sınav haftasından önce buluşup bara gidiyoruz. Eğlenceli oluyor, sınavdan önce kafa dağıtmak için."
Yani şöyle dıştan bakılınca pek de zararlı gelmedi gözüme. Sakin bir okulun, sakin görünümlü yakışıklı bir öğrencisi iki şube halinde bara gidip parti yapacağımızı söylüyor. Ben bir tehdit sezemedim açıkçası. "Saat kaçta, neredeki barda?" diye sordum. "Akşam 11'de , iki sokak ötedeki bar, ismi de Mix and Malt."
"Pekala, gelmeyi düşüneceğim."
"Bekliyor olacağız." diyip gittiklerinde sıramdan kalkıp koridora çıktım. Bu bar işi çok da riskli olmayacaktı sanırım. Kulağa eğlenceli geliyordu, keyifli olacaktı. Yarım saat kalıp çıksa bile bana yeterdi. Asıl sorun abimden nasıl izin alacağımdı.
Gerçi bana izin vermeliydi. Benim de kafamı dağıtmaya ihtiyacım vardı. İçkiyi kafama dikip sarhoş olacağım demek istemiyorum, sadece biraz eğlenmek, ne bileyim çılgınlar gibi dans etmek ya da o gürültünün arasında hiç bir şey düşünmemek istiyorum. Abim bana izin verirdi büyük ihtimalle, JungKook'un üstümde yarattığı baskıdan da, tramvadan da haberdardı çünkü. Bu sefer anlayışlı bir abi olup izin vermeliydi.
Zilin sesiyle beraber adımlarım biraz neşeli bir şekilde sınıfa doğru ilerlerken düzenli bir şekilde nefes almaya başladım. At kuyruğu yaptığım saçım arkamda sallanırken hafifçe gülümsedim. Evet, bunların hepsi kendimi mutlu etme çabası.
Sırama yerleştim ve arkama yaslanarak sınıfa göz attım. Fazla sakin, dedikodu yapanı bile yok neredeyse. Bu okulda vardı iki üç tane öyle dedikodu yapan kız, ama benim sınıfıma hiç düşmemişti. Acaba abim özellikle mi istemişti beni en normal sınıfa atamalarını? Yani...olabilir.
"Merhaba çocuklar..." Aşırı ciddi bakışlara sahip olan, kalın ses tonu ile tüyleri ürperten öğretmen içeriye girdiğinde hepimiz ayaklanmıştık. Bu öğretmeni okulda ilk kez görüyordum. Bütün hepsini ilk kez görüyorum ama her neyse...
"Oturabilirsiniz." Herkes gibi tam yerime oturacakken öğretmen beni işaret etti. "Sen ayakta kal." O anki heyecanla bacaklarım azıcık titredi ancak çaktırmadım, dik bir pozisyonda ayakta durmaya devam ettim. "HyeRim'sin değil mi? Sang öğretmen bahsetmişti." Başımla onayladım. "Evet benim."
"İngilizcen nasıl?"
"Notlarım seksenin altına düşmezdi." Başıyla onayladı. "Pekala, sende otur." Dediğini yaparak yerime oturdum ve sırtımı arkama yasladım. "Pekala hepiniz defterlerinizi çıkarın." Masanın yanında asılı olan çantamdan boş bir defter çıkarıp ortalarından rastgele bir yer açtım. "Hayatınızda dönüm noktası olan, ya da sizi çok etkileyen iyi ya da kötü bir olayı yazmanızı istiyorum. Buna benzer bir soru sınavınızda çıkacak. Yazmayanlar eksi alacak, notlarınızdan düşerim. Yirmi dakikanız var, başlayın."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
saver || jeon jungkook
FanficKorumak isterken yalanlara boğan da sendin, Jeon JungKook. ©hhyesria
