Git ardından kuşları öksüz bırakarak
Hercai menekşeleri boynu bükük bırakarak
Bu diyar senden sonra viran olacak
Git vuslatın ardına firkat dökerek
Yüreğimi kor alevlerine teslim ederek
Harlayarak bu yangını git düşlerimden
Git görmeyeyim bir daha seni buralarda
Durduğun kabahat git yaban diyarlara
Yarım kalmış vuslat düşleri aldırma
Şiirlerin cenazeleri kalsın sayfalarda
Boşver gönül rüzgarların yaktığı ağıtlara
Yüreğimi hasret koğuşunda
Bırakarak git gönül hücremden
Git takvimlere sıkıştırarak beni
Hüzne boğarak bahar mevsimini
Çaresizliğin ortasında bırakarak yüreğimi
Her defasında boğazımda düğümlendi
Sana gitme diye yalvaran sözlerimi
Sağır takliti yaparak git mısralarımdan
Kabuk bağlamaz yaraların ortasında
Matemli bir hayatın kıyısında
Beklemenin ummanında, umudun kapısında
Aşk filizinin boynundan kırma rahatlığıyla
Hiçbir şeyi umursamadan git yüreğimden
Git gözüm görmesin seni
İpek saçlarını aldır yanına
Götür taze bahar tenini
Gök mavisi gözlerini götür yanında
Göğsümü izmaritle doldurarak git göğsümden
Bu canı dimağsız bırakıp sarhoş ederek
Gözünü kırpmadan ruhumu bedenimden yüzerek
Bir tebessüme muhtaç bırakıp yüreğimi köle ederek
Gülşenlerin efendisi; cennetten gamzelerini esirgeyerek
Mecnunların hasret çölüne sürerek git yürek vahamdan
Yüreğime hayret ederek şaşkın şaşkın bakma
Uçsuz bucaksız sevemez seni benden başka
Şaşkın çocuklar gibi durma yolun ortasında
Gönlüme zemzem katresi kadar düşünce sevda
Zemzemsiz yanarım zemzemsiz kanarım
Sinope yazdıklarımı sitem diye okuma
Mecnunla desenli hırkayı giydirdiler bana
Gözüm görmesin seni hadi git süveydamdan
Çaresizim çaremsin
Gitme sinope gitme
Hülyalarımdan çıkmazsan
Çare değil gitsen de
Hülyalarımdan gittiğinde
O vakit ölürüm gittiğin yerde
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mısralarımdan akan yaşlar
PoetryZaman ilk oluşumuna döndü İlk doğum serüvenine Her şey ilkine dönme koşusundaydı En arkalarından yüreğim vardı Çünkü yine sana koşacaktım ......................... ......................... Akdeniz bir akşam göğe yükseldi Böylece oluştu...
