Kalbime dokununca yokluğun
Postbeton bir şehirde açtı gözlerini yüreğim
Sensiz çöllere dönerdi kalbim, parmaklarımdan kayardı kumlar
Oysa senin o dudaklarında bir hayat var dokundukça
Ve vahalara dönerdi yüreğim inceden
Gözlerin birer yıldızdı, yolumu bulurdum
Yokluğun öyle bir şey ki; hiçbir dilde ifade edemem
Kendimi kaybettim kalabalıkların arasında
Yolumu kaybettim, düştüm, takvimlerde sıkıştım
Zaman neydi biliyor musun, neye göre akardı
Bana sorarsan zamanın kendisi sendin
Mesela pazartesi değil de Sinope
Mesela salı değil de nakış nakış saçların
Çarşamba hiç değil "kahve"-"yeşil"i gözlerin
Perşembe cuma da değil sevgilim
Şiir ellerin, cennet dudakların
Günler senden ibaret
Aylar senden ibaret
Ve yıllar dediğimiz
dünyanın güneş etrafındaki turu
Dudaklarımızın saliselik huzur süresi
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mısralarımdan akan yaşlar
PoésieZaman ilk oluşumuna döndü İlk doğum serüvenine Her şey ilkine dönme koşusundaydı En arkalarından yüreğim vardı Çünkü yine sana koşacaktım ......................... ......................... Akdeniz bir akşam göğe yükseldi Böylece oluştu...
