/Tövbeler olsun tövbeler olsun
Bir daha aşk şiirleri yazmaya
-Tövbesini yine bozdu-/
Sen aklıma gelince Tuğba
Güneş gözlerinden yine demlendi
Gün aydın oldu, bozguna uğradı karanlıklar
Karanlıklar vuruldu ayın ışığında
Ve bulutlarda birikti özlem yaşları
Sevgilim yaşlarda boğulan çiçeklerin gamzelerine gömün yitirdiğim aşkı
Ve karanfillerden bir kefenle örtün üstünü
Fatıhalar Yasinler yerine şiirler okuyun başında
Ve çarmıha gerilen serçenin yanına
Yanına bırakın üstüme toprak atan hercai menekşelerin hatırına
Bir kahvenin kırk yıl hatırı var
Ben yüreğimi kırka böldüm
Hiç mi hiç, yok bir hatırı
Sen aklıma gelince Tuğba
Saçlarını örten şalını ne çok kıskanmıştım
O görmediğim sırma saçlarına
Ne çok farazi çiçekler takmıştım
Ve yüzüne dokunan güneşe
Ne çok imrenmiştim
Bir gün
Bir gün eğer Tanrı'yı görürsem
Beni neden sevgilinin
Saçlarını tarayan mor bir şal
Yüzüne dokunan bir güneş
Olarak yaratmadın
Sen aklıma gelince Tuğba
Adını anmaktan korkarım
Korkarım harfleri yanlış okumaktan
Adını hecelemekten korkarım
Korkarım heyecandan dilimi yutmaktan
Alımlı bir sayfaya yazsam diyorum
Yüreğim bir kütüphane
Sayısız romanlar şiirler hikayeler
Kayıtlarda hep adları aynı
"İnsanlar vuslattan da ölür Tuğba"
Heyecandan olsa gerek
Heyecandan, can canana varınca
Son dileği kabul etmiştir Tanrı
Gam değil yüreğimin asmini
Nikotinle beslenmiş ciğerlerim
solukların terk edişine
Sevgilim hiç ama hiç dargın değilim
Gam değil gözyaşlarımın yakamozları
Eğer ölüm mutlak ayrılık olsaydı
Muhammed'in gidişiyle aşk biterdi
Sevgilim insan bedeni çürür
Aşk ruhla baki kalan bir nur
Gam değil sevgilim
Ve ben kör kütük aşığım sana
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mısralarımdan akan yaşlar
ŞiirZaman ilk oluşumuna döndü İlk doğum serüvenine Her şey ilkine dönme koşusundaydı En arkalarından yüreğim vardı Çünkü yine sana koşacaktım ......................... ......................... Akdeniz bir akşam göğe yükseldi Böylece oluştu...
