Ey sessizliğin altından kabaran öfke
Ey çaresizliğin göğsünde yükselen suskunluk
Ey şah damarımı çatlatan kalbimin tufanı
Bir enkaza çevirirsin göğsümü
Başlatırsın bir göğün ölümünü
Bir bulut süngeri gibi
Sıktığın taşlardan başlatırsın öfke selini
Kalkan yumrukların öfkesinden yırtarsın göğü
Belki bir gün ağıtlı bir annenin göğsüne düşer başın
Gözlerden akan yaşlarla beslenir devrim
Durma ey ölümü başlatan ey haklı dava
Durma ey özgürlüğe bağışlanan ömür
Göğsün yırtılırcasına bağır zalime
Jin jiyan azadi ve'l iman
Göğsün parsel parsel paralansa da kükre
Jin jiyan azadi ve'l iman
Ey elleri ayakları prangayanlar
Ey kalemimizi kıranlar şiirlerimizi yasaklayanlar
Ey insan suretli yaratık bozuntuları
Sümüklü böcekler, çiyanlar
Ellerimiz ayaklarımız göğe bağlı
Kalemimiz, şiirlerimiz yüreğimize bağlı
Ne göğe prangaları vurabilirsiniz
Ne yüreğimizdekileri darağaçlarıyla yok edebilirsiniz
Ey kalbim durma köpürebildiğin kadar köpür
Şüphesiz bir enkazdan sonra inşaa başlar
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mısralarımdan akan yaşlar
PoesiaZaman ilk oluşumuna döndü İlk doğum serüvenine Her şey ilkine dönme koşusundaydı En arkalarından yüreğim vardı Çünkü yine sana koşacaktım ......................... ......................... Akdeniz bir akşam göğe yükseldi Böylece oluştu...
