Didem iç geçirdi. Kendini dünya kadar ağırlığın altında ezilmiş hissederken iç hesaplaşması yüzünden uykusuz geçen gece kafasındaki netleştirmek yerine daha kördüğüm haline getirmişti.
Sedef'i özlemişti. Berna' yı da. Kafeye girerken eskiden olduğu gibi müşteriler gelmeden üçünün gülüp, dedikodu yaptıkları zamanların gelmesi için herşeyi feda edebileceğini düşündüğü duygusal hali duyduğu kahkahalarla sekteye uğradı.
Upuzun düzgün bronz bacaklarını sergileyen beyaz kot şort giyen güzel, yirmi yaşlarında bir sarışın ve onun kadar seksi mini etek ve siyah bustiyeri içinde dikkat çekici bir esmerle keyifli bir sohbete dalmış Berke'yi aynı masada oturmuş halde görünce gözlerini devirdi.
Kızlar Berke' nin telefonundaki resimlere bakarken anlattıklarını tüm dikkatlerini vererek dinliyordu. Didem beden dillerinden flört ettikleri belli olan kızlara mı yoksa üstündeki kot gömlek ve kargo şorta rağmen, son derece çekici görünen
Berke'ye mi daha çok gıcık olduğuna karar veremeden tezgahın arkasına geçmişti.Mümkün olduğunca o masaya bakmamaya çalışıp, kahve makinasının filtresini değiştirmeye koyulmuştu. Kızların kahkahası kulağına çalınınca dişlerini sıktı.
" Gerizekalı."
" Makinayla da mı kavgaya giriştin?"
Berna içeriden getirdiği mini kişlerin olduğu tepsiyi tezgaha bırakmıştı.
" Sen de beni iyice huysuz ve aksi bir kadın yerine koymaya başladın Berna."
" Değil misin ?"
" Üzgünüm."
Berna irkilmişti. Didem gözlerini kaçırıp, işine devam etmişti. Bir haftadır görmezden geldiği arkadaşının yüzüne ilk defa dikkatli bir şekilde bakan Berna onun zayıfladığını fark etti.
" Neyin var senin?"
Didem buruk bir şekilde gülümsemişti."Üzgünüm sadece. Olamaz mıyım ?"
" Olursun tabi."
Didem kahveyi hazırlamaya koyulmuştu. Berna göz hapsine aldığı kızın sessiz ve yorgun haline üzülüp,içinden kendini dürten konuşma isteğine kapılırken neşeli bir şekilde yanlarına gelen Berke, kayıtsız bir tavırla tezgahın arkasına geçmişti.Didem onun yanında durduğunu görünce irkildi.
" Ne oldu ? "
" Kahve alacaktım."
Didem herhangi bir sipariş hazırlar gibi üç fincan çıkartıp, filtre kahveleri servis yapmış, tezgaha bırakmış ve işine geri dönmüştü. Onu şaşkınlıkla izleyen Berna kadar tepkisiz haline irkilen Berke kıza bakakalmışlardı.
" Didem, iyi misin sen ?"
Berke sormadan edememişti. Didem soruyu anlamamış gibi ona bakmıştı.
" Evet, neden ?"
" Kahveyi servis ettin de."
" Başka birşey mi istemiştin?"
" Hayır da..."
" Iyi o halde. Afiyet olsun. Siparişleri alayım ben."
Didem bahçeye çıkmıştı. Berke kendisi gibi Didem'i izleyen Berna'ya baktı.
" Nesi var Didem'in? Laf sokmadı, ters davranmadı, üstüne kahve servisi yaptı bana."
" Bilmiyorum. Bir tuhaf bugün."
" Hasta filan mı oldu ? Keyifsiz gibi."
" Bilmiyorum."
" Aynı evde değil miydiniz siz?"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
CILEKLI PASTA #wattys2019
Romance" Bana öyle bakmaya devam edersen, şeytan bile tövbe edecek ,sevgilim " " Ya sen ? " " Ben tövbekar değil, günahkârım.Şeytanın bile yüzünü kızartacak günahlara çağırıyor bakışların ve tövbe mi bekliyorsun benden? " " O halde beraber yanalım "