45. Bölüm

335 25 1K
                                        

45. Bölüm: Duruşma (Part: 1)

Medya: Dila ve Berke 🥵🤤

İyi okumalar Bücürlerr 💜💚

***

12. Sınıfın ilk günü bana hem hayalimdeki şeyin gerçekleşeceğini hem de bir çocuğa körkütük aşık olup onunla sevgili olacağımı söyleselerdi, müdür odasına giderene kadar kahkahalarla gülerdim çünkü bunlar benim için imkansıza yakın isteklerdi. Kitabımı bastırmak ve yazılarımı elimde tutabilmek, küçüklüğümden gelen bir arzuydu ama hiçbir zaman kendimi o kadar yetenekli görememiştim. Berke benim yerime kitabımı yayınevlerine göndermemiş olsaydı muhtemelen ben göndermezdim. Bu da gerçekleştiremeyeceğim bir hayal olarak kalırdı ama şimdi kitabımın kapağı için fikir yürütüyordum. Evet, çok şaşırtıcı...

Berke konusundaysa... aşk, benim için uzanamayacağım bir daldaki meyvenin ta kendisiydi. Oradaydı, görebiliyordum ve onu almak istiyordum ama ağaca tırmanıp ona ulaşmaya cesaretim yoktu çünkü düşmekten korkuyordum. Aşk, düşmekten korkarak olacak bir şey değildi. O ağaca tırmanman ve o meyveyi dalından koparıp alman gerekiyordu. Bunu yapana kadar birkaç kere düşecek, yaralanacak ve neredeyse vazgeçecektin ama tekrar tekrar denemezsen o meyvenin ne kadar güzel bir tadı olduğunu hiçbir zaman bilemezdin.

Ben o ağaca tırmanmaya cesaret ettiğimde çok fena düşmüştüm. Berke, ağaca çıkarsam daha çok yaralanacağımı düşünüyormuş gibi daha ilk dalga beni yere serivermişti ama bu, beni daha da yaralamıştı. Bunu anladığında ağaca çıkmadan meyveyi ellerime düşürmüştü ve işte buradaydık. Hayal ettiklerim ve hayal edemeyeceklerimin gerçekleştiği o günlerde...

Okul hayatımın son sınavlarına girmeye başlamıştım. Bugün Din sınavı olduğundan herkes sınıftaydı, Berke bile. Dersleri dinlemediği için ona kısa bir özet geçmiş, sınavda çıkabilecek şeyleri göstermiştim. Dinle pek alakası olmadığı için geçecek kadar bir şeylere bakmıştı. Aklının burada, sınavda olduğunu sanmıyordum çünkü öğleden sonra duruşma vardı. Sınavı olduğu gibi okuldan gidecekti.

"İyi misin?" diye sordum bakışlarımı onun yan profiline çevirirken. Önünde, daha önce hiç açmadığı belli olan Din kitabını inceliyordu. Yeşil gözlerini bana çevirdiğinde omuz silkti. "İyiyim, neden?"

"Seni tanıyorum da ondan. Şu an aklın duruşmada, değil mi?" Kitabın üzerinde olan elini çekip bacağıma yerleştirdi ve hafifçe sıkıp tebessüm etti. Artık onun gerçekten mi yoksa zorla mı güldüğünü anlayabilecek kadar onu tanıyordum. Mesela şu anki tebessümü gözlerine işleyememişti bu yüzden zorla gülümsediğini anlayabiliyordum. Ki böyle olması çok normaldi. Davanın sonucunda ne olacaktı, onlardan kurtulabilecek miydi yoksa kurtulamayacak ve başına daha çok bela mı alacaktı tamamen belirsizdi. Belirsizlik, insanı gerçekten de öldürebilirdi.

"Ben iyiyim. Sen beni merak etme." Bacağımdaki elini yanağıma çıkardı ve yanağımdan makas alıp dudaklarını ıslatarak bakışlarını tekrardan okuduğunu düşünmediğim ders kitabına çevirdi. "Hadi biraz sonra sınava gireceğiz ve ben hâlâ çok bir şey bilmiyorum."

Ona doğru kaydım ve kitabı ikimizin de görebileceği şekilde ortalayıp derin nefes aldım. Sınava girene kadar kafasını biraz olsun dağıtabilirdim belki. Tabii dersle ne kadar dağılırsa...

Ona son konuları anlatırken o beni dikkatle dinledi. Zaten ne desem dinliyordu ve unutmamak için aklına kazıyormuş gibi duruyordu. Şahsen ben de onun dediklerini unutmamak için dikkatimi ona veriyordum çünkü benim hafızam gerçekten de iyi değildi. Detaycı bir insan da sayılmazdım, her şeyi hemen unutabilirdim ama konu Berke olunca hiçbir şeyi unutmuyordum çünkü aklıma değil kalbime kazıyordum onunla alakalı her şeyi. İşte bu yüzden hafızamdan silinip gitmiyordu.

YeşilliBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin