52. Bölüm

347 22 1.5K
                                        

52. Bölüm: Evine Hoş Geldin

Medya: Dila ve Berke 🥵🤤

Bu bölümde +18 Sahneler vardır. Okumak istemiyorsanız geçebilir, oruçluysanız da iftarı bekleyebilirsiniz. Baştaki sahneleri okuyabilirsiniz ama yine de kahvaltı ettikleri bir sahne var çok detaylı olmasa da. Yani sizin iradenize kalmış ama iftardan sonra okumanız daha mantıklı valla ona göre kdkcsöcöslfskcs.

İyi Okumalar bebekler 💜💚

***

Erken uyanmaktan nefret ederdim ama bu sabah kurduğum alarmın çalmasına daha iki saat varken uyanmış ve henüz şafak sökmemiş gökyüzünü dudaklarımda silmeye kıyamadığım bir gülümsemeyle izlemiştim. Normalde bu saatte uyansam aşırı gergin bir şekilde etrafa dehşet saçarak insanları rahatsız ederdim ama şu an kendimi pamuk gibi hissediyordum.

Kalbim kanatlanıp uçacaktı sanki.

Berke'nin henüz uyanmadığını bilsem de içim içime sığmadığından telefonumu şarjdan çıkartıp hemen elime aldım ve önce son görülmesine baktım. Bütün gece heyecandan kesik kesik uyumuştum ve Berke'nin son görülmesine baktığımda yalnız olmadığımı fark edip gülümsememi biraz daha genişlettim. Demek ki o da en az benim gibi heyecanlıydı.

O an uyuyup uyumadığını umursamadan numarasını bulmuş, hızla telefonu kulağıma dayayıp heyecanla aramamı açmasını beklemiştim.

Çok değil ikinci çalışta Berke'nin kalbimi biraz daha hızlandıran boğuk sesi kulağıma doldu. "Güzelim?"

Sesinin uykulu çıkması, onu uyurken yakaladığımı fark etmeme neden olsa da o beni daha önce uykumdan zorla uyandırmıştı. Bir intikamı daha aldığım için uykulu sesinin tadını çıkartıp başımı yatak başlığına yaslayarak konuştum.

"Uyuyor muydun?"

Hışırtı sesi kulağıma doldu. Doğrulduğunu hayal edip alt dudağımı dişledim. Muhtemelen üstünde tişörtü yoktu, uyuduğu için saçları normalden daha da birbirine girmiş, karışmıştı. Göz altlarının ve dudaklarının hafifçe şiştiğini düşünmek bile beni kalpten götürtecekti.

"Dalmışım. Gece pek uyuyamadım."

Tam da tahmin ettiğim gibi o da heyecandan uyuyamamıştı.

Şimdi ben bu çocuğu ısırmadan nasıl durabilirdim acaba? Duramazdım tabii.

"Evimize gidelim ben seni koynumda uyutacağım," dedim aşırı tatlı olduğunu düşündüğüm bir ses tonuyla. Berke'yi göremesem de dudaklarının iki yana kıvrıldığını zihnimde canlandırmış ve bunun doğru olduğuna da kendimi inandırmıştım.

"Hm," dedi boğuk ama telefonu açtığı ilk andan daha canlı bir şekilde. "Kızım sen böyle konuşursan atlar gelirim ama."

"Gel," dedim e harfini uzata uzata. Daha güneş yeni doğarken Berke'yi sınıyordum biliyordum ama bütün gece heyecandan doğru düzgün bir uyku bile çekememiştim. Onu çok özlemiştim. Dün gece biraz hasret gidermiş olsak da hiçbir zaman yeterli olmayacaktı. Saçlarını parmaklarımın arasında hissetmek istiyordum. Dudakları, dudaklarıma temas ederken çenemde, yanaklarımda hissettiğim sakallarının batışını tekrar hissetmek istiyordum. Uçlarında alevler varmışçasına dokunduğu yeri yakan parmaklarını hissetmek istiyordum.

Sabahın körü olabilirdi ama Berke'yi istiyordum.

Berke'nin titrek nefes alışını duyduğumda alt dudağımı dişleyip bacaklarımı kendime çektim ve tek kolumu bacaklarımın üzerine sardım.

YeşilliBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin