20. Bölüm: Son Çırpınışlar
Taylor Swift - I Knew You Were Trouble
"Bela olduğunu biliyordum hayatıma ilk girdiğinde
Bu yüzden utanıyorum kendimden
Beni daha önce hiç bulunmadığım yerlere uçurdun...
Şimdiyse soğuk, sert zeminde yatıyorum."
Måneskin - Beggin'
"Sana yalvarırken dizlerimin üzerindeyim çünkü seni kaybetmek istemiyorum."
İyi okumalar 💚💜
Berke'den;
Dila'yla son defa iletişime geçmemizin üzerinden bir hafta kadar bir süre geçmişti ve ben yavaş yavaş eski halime dönüyordum. Zaten bir aydır da evimden çok uğradığım yer bardı. Zaman geçtikçe kendi benliğime geri dönüyordum.
Dila'yla olan ben, ben değildim. Asıl Berke şu an olan Berke'ydi.
Cebimden cüzdanımı çıkartıp karşımdaki barmene rastgele birkaç yüzlük verdikten sonra yalpalayarak ayağa kalktım. Burası artık sıkmıştı, temiz havaya ihtiyacım vardı.
Onunla son konuşmamızın üzerinden geçen sürede bensiz daha iyi olduğu kanısına varmıştım ama bu kanıya vardığım andan beri içimde adlandıramadığım garip bir his vardı. Bensiz daha iyi olması kendisi için iyi bir şeydi ama bensiz iyi olmasını istemeyecek kadar bencildim. Ben bu haldeyken onun gülüp Çin malıma benzeyen Kaya'yla buluşup durması boğazımdaki damarın belirmesine neden oluyordu.
Okuldaki dedikoduları sikeyim ama herkesin dediği şey, o ikisinin arasında bir şey olduğuydu. Bizimkiler bilmediklerini söyleseler de artık emin gibi bir şeydim, Dila mevzusu bir hafta kadar önce tamamen kapanmıştı.
Barın dışına çıkıp soğuk rüzgara aldırmadan ellerimi deri ceketimin cebine yerleştirerek yürümeye başladım. Motorumu nereye bıraktığımı bilmiyordum. Hem epey içmiştim, kaza yapma ihtimalim artıyordu.
"Aptal herif neredesin yine sen?" Kulağıma dolan tanıdık sesle gözlerimi karanlık sokağın üzerinde bana doğru ilerleyen Alkın'a çevirdim. Sokak lambası yüzünü aydınlattığında kaşlarının çatık olduğunu ve epey sinirli baktığını görebiliyordum ama umursamadım. Alkın'ın siniri benim gözümde hiçti.
"Ne var?"
"Ne mi var? Ölü gibisin lan! Yeter artık içmeyeceksin." Tam yanımda durup mavi gözlerini gözlerime diktiğinde sırıttım. Aniden bana olan sevgisi falan kabarmıştı herhalde sarı civcivin.
"Alkın, sal beni kardeşim. Hep böyleydim ulan ben, şimdi mi dokundu bu size? İyiyim ben."
Alkın kolumu tutarken kaşlarımı kaldırıp kolumdaki eline bir bakış attım. "Hadi lan oradan, hep böyleymiş. Aşktan geberiyorum demiyor da iyiyim diyor. Yetti bu kadar artık. Seviyorsan kendi kendini süründürmeyi bırakıp kıza söyleyeceksin. Böyle olmaz."
Kolumu elinden kurtarıp sokakta ilerlemeye başladım. Her yerden biri aşk tavsiyesi veriyordu amına koyayım. "Sana batan ne lan? Belki ben sürünmek istiyorum? Herkes hayatına döndü, bir bok söylemem."
Adımlarıma ayak uydurup yanımda yürürken güldü. "Kim hayatına döndü? Dila'yı görmüyor musun sen? Kız özür dilemeni bekliyor çünkü bu sefer özrü hak etti ama sen aptal bir gurur yaptın ve her şeyi bok ettin. Bir aydır çektiklerinizin bütün suçlusu sensin, farkında değil misin?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yeşilli
RomanceRüzgar saçlarında dans ederken gözlerimi onun gözlerinden alamıyordum. Çok garipti, sanki daha az önce ondan nefret ediyormuş gibi hissediyordum ama şu an yeşil gözlerine bakarken nefreti hissetmiyordum. "Neden bana öyle bakıyorsun?" Dudakları arası...
