57. Bölüm: Yalnız Başına
Bölüm Şarkısı: Taylor Swift - I Can Do It With A Broken Heart
'I can hold my breath
I've been doin' it since he left
I keep finding his things in drawers
Crucial evidence I didn't imagine the whole thing
I'm sure I can pass this test
.
Cause I can do it with a broken heart'
'Nefesimi tutabilirim
Tıpkı o gittiğinden beri yaptığım gibi.
Çekmecemde onun eşyalarını bulup duruyorum,
Her şeyin kafamda olmadığına dair kanıt bu
Bu sınavı geçebileceğime eminim.
.
Çünkü bunu kırık bir kalple yapabilirim.'
İyi okumalar Bücürler 💜💚🥹
***
Dila Berin;
Berke Akar yine gitmişti. Beni öylece arkasında bırakıp önce kalbimden sonra da odadan çıkıp gitmişti.
Titreyen dizlerimde daha fazla güç bulamadığımda dizlerimin üzerine çöküp histerik bir şekilde, omuzlarım ve bütün bedenim sallanarak ağlamaya başladım. Bugün yaşanılan her şey beni koca bir duygu topunun içine çekmişti de Berke giderek son dokunuşunu yapmış, o duygu topunu patlatmıştı sanki. Daha önce ağlamadığım kadar fazla ağlayarak sarsılıyordum ama ağlamanın bir şeyleri değiştirmeyeceğinin de farkındaydım.
Bize söz vermişti! Bir daha gitmek yok demişti!
Zihnimdeki öfkeli ses canımı daha da acıtıyordu. Balık hafızalı olsam da Berke'nin dediği tüm şeyleri hatırlıyordum, hepsi zihnimin en değerli köşesinde kazılıydı. İşte bu yüzden her şey daha da acıtıyordu çünkü sözlerini bir çırpıda yok sayıp yine gitmişti.
Elime tutuşturduğu anahtarı parkenin üzerine bıraktım ve sırtımı koltuğa yaslayıp bacaklarımı kendime çekerek ağlamayı sürdürdüm.
Ne kadar süre geçti hiçbir fikrim yoktu, zaman benim için farklı bir kavrama dönüşmüştü. Şişmiş gözlerimi araladığımda Lara da odanın kapısına gelmişti. Benden izin istercesine baktığında gözlerimi kapatıp açarak girmesi için işaret verdim. Bir hayalet gibi sessizce yanıma süzüldü ve koltuğa oturmak yerine yanıma, soğuk parkenin üstüne oturup bacaklarını yere uzattı.
"Suçlu oyken beni bırakan da o oldu," diye mırıldandım iğrenç bir ses tonuyla. Her kelimem ayrı pürüzlüydü ama bunu önemseyecek halim yoktu.
"Belki de bir süre birbirinize zaman vermeniz sizin için daha iyi olur. Her şeyi sindirebilirsin böylelikle."
İçimdeki mantıklı yan Lara'yı haklı bulmak üzere olsa da Berke'ye aşık o tarafım gittiği için büyük bir öfke duyuyordu. Sadece gittiği için de değil, her şeyi bu denli yıktığı ve beni de ardında bırakmayı göze aldığı için bu kadar öfkeliydi.
"Onsuz da yapabileceğimi biliyorum," diye mırıldandım yüzüme yapışmış saçları ittirirken. "O yokken her şeyi sindirebilirim ama kaçıp gitmesindense yanımda kalmasını isterdim. Bir daha gelmeyecekmiş gibi konuştu."
"Berke Akar her zaman gelir," dedi o da ama ne dediğini duymamıştı ki. Bir daha adı benim adımın önünde olmayacaktı. Bu ne demek oluyordu anlayabiliyordum.
"Sadece bir süre kendine zaman ayırman daha iyi olur Dila. Berke'yi görme, yokmuş gibi davran. Hatta telefonunu ver, görebileceğin bütün fotoğrafları arşivleyelim. Şu an bu dediklerim sana zalimlik olarak geliyor olabilir ama biraz zaman geçtikten sonra onu görmediğin için daha iyi hissedeceksin, yemin ederim."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yeşilli
RomansaRüzgar saçlarında dans ederken gözlerimi onun gözlerinden alamıyordum. Çok garipti, sanki daha az önce ondan nefret ediyormuş gibi hissediyordum ama şu an yeşil gözlerine bakarken nefreti hissetmiyordum. "Neden bana öyle bakıyorsun?" Dudakları arası...
