53

2.1K 143 49
                                        

Ali'nin öfkeden ateş saçan gözlerini gördükten sonra itiraz bile etmeden arabaya bindim. Arabaya girdikten sonra kimse fark etmesin diye koltuğa iyice gömüldüm.

"Yine dengesizliğin tuttu sanırım."

Başımı kaldırıp yolcu koltuğuna baktığımda Ali'nin kardeşi Aras'ı gördüm.

"Nerelerdeydin?" diye mırıldandım. "Seni özlemişim," dedim, ama sesimde tek bir gram özlem yoktu. Ne diye şimdi karşıma çıkmıştı, hiçbir fikrim yoktu.

"Peki beni özledin mi?"

Sürücü koltuğundaki bedeni gördüğüm anda donup kaldım.

"Hay-" diye yerimden kalkmaya yeltendim ama bunun bir hayal olduğunu fark edince eski halime döndüm.

"Ne istiyorsun, Baran?"

Güldü. "Demek Asaf'ı seviyorsun. Şaşırdım doğrusu."

"Neden şaşırdın?" dedi Aras. "Zaten onu sevmesi gerekiyor."

"Elbette Asaf'ı sevmesi gerekiyor," diye devam etti Baran, sesi alay doluydu. "Ama Ali'yle sevişirken şimdi de Asaf demesi... epey şaşırtıcı. Üstelik Ali'ye onu şikayet etmemesini söyledi."

"Adam buradan kaçmak için önüne gelen herkesi öldürebilecek biriydi. Sıraç'ın bunu yapması tam bir aptallık," dedi Aras sert bir sesle.

"O zaman en başından istediği yerde durmalıydı."

"Hey!" diyerek el salladım, dikkatlerini üzerime çekmek için. "Ben buradayım, biliyorsunuz değil mi?"

"Evet, seni aptal. Seni görüyoruz." İkisi aynı anda konuşmuştu.

Evet, stres olmuştum ve bu iki salağı karşımda görüyordum. Ölüler benden ne istiyor, gerçekten anlayamıyordum.

"Asaf kaçmalıydı, tamam mı? Onu sevdiğim ya da ona acıdığım için yapmadım. Sadece yaptım," dedim hiddetle. "İçten içe çıkmasını istemediğimi biliyorum ama buna ben engel olmak istemedim. Benden nefret edecek."

"Senden zaten nefret edecek!" dedi Baran öfkeyle. "Ali onu vurdu ve sen, ne konuştuğunuzu söyledikten sonra onu resmen görmezden geldin."

"Üstelik onun seni öpmesine izin verdin, böylece umutlandı," diye ekledi Aras.

"Senin kardeşinin tarafında olman gerekmiyor mu?" diye sordum sinirle.

"Ben haklının yanındayım," dedi Aras, umursamaz bir tavırla omzunu silkerek. "Bence Asaf biraz keçileri kaçırdı ama fark ettiysen, bu sen onu mahvettikten sonra oldu. Belki de bu yüzden suçluluk duyuyorsun?"

"Olabilir mi?" diye kendi kendime mırıldanırken Baran aniden başıma vurdu.

"Tabii ki öyle!" diye tersledi. "Çocuğu hem sen hem Ali mahvettiniz. Hatırla, ilk ne zaman stres olmaya başladı?"

Şaşırtıcı bir şekilde sesi yumuşaktı. Belki de sadece benim kafamda olduğu için kontrol tamamen bende hissediyordum.

"Cesur, Ali'yle sevgili olduğumuz imasında bulunduğunda gerildi. Sonra aksaklıklar oldu ve giderek kötüleşti..."

Arabada bir hareketlilik olunca dikkatimi sürücü koltuğuna çevirdim. Ali kapıyı hızla açarak içeri bindiğinde panikle, "Baran'ın orada!" Diyerek bağırdım. Ali, beni duyduğunda anlık olarak irkildi sonra dişlerini sıkarak direksiyona dokundu. "Baran'ı da görüyorsun demek." Dedi sonradan anlayarak.

Bir an donakaldım. Gözlerim irileşti ama hemen ardından içimde bir rahatlama hissettim. Görmüyordum. Gerçekte yoktu.

"Şimdi görmeye başladım." diye açıkladım, başımı cama yaslayarak. "Kaçış işi hepimizin semptomlarını artırdı resmen." Alnımı ovdum, hala içimdeki gerginliği atamamıştım.

HASTA~ GAYBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin