39

3.1K 179 60
                                        

Arkadaşlar, bildirim geç düştüğü için fark etmemiş olabilirsiniz diye hatırlatmak istedim: Bu, yazdığım beşinci bölüm oluyor.

İyi okumalar dilerim!!
...

Molanın bittiğini haber veren doktorun sesiyle yerimize geçmiştik. Ali'den tarafa bakmıyordum. Şuan bedenim zangır zangır titrerken bakışlarımı yerden kaldırmamaya yemin etmiştim çünkü Ali'nin gözlerine baktığım anda altıma kaçıracak gibi hissediyordum. Bakışları üzerimdeydi, bunu hissedebiliyordum; hissetmemek imkansızdı. Öldürecekti beni. Asaf'ın öpücüğünden sonra onun dudaklarına baktığımı gördüyse gözlerimi oyacaktı. Ben bitmiştim. Asaf, sadece kendisinin öleceğini düşünerek beni öpmüştü ama Ali'nin bana saplantılı derecede kafayı taktığından habersizdi sanırım. Birkaç vur-kaçına denk gelmişti Ali'nin, ama sanırım onun benim odama da gelebildiğini unutmuştu. Ben ne yapacaktım? Hemen bu gece kaçmamız gerekiyordu! Yalnız kalmamam gerekiyordu. Oda arkadaşım vardı ama Ali buna aldırmazdı, onu da aramıza alıp öyle döverdi.

Dün konuşmayan birkaç kişinin konuşmasını, hikayesini anlatmasını beklerken stresten içim içimi yiyordu. Dayak yesem, hatta öldürülsem bile bu kadar korkmazdım ama Ali'nin ne yapacağını beklemek, ölüm gibiydi. Korkunçtu.

Sonunda istediğim olmuştu ve terapi bitmişti. Doktor, yarın aynı saatte tekrar buluşacağımızı söyledikten sonra her bir hastayı odasına götürmek için birkaç hemşire gelmişti. Ali, tahmin ettiğim gibi doğrudan yanıma gelerek kolumdan sımsıkı tutmuştu. Kolumu öyle bir sıkıyordu ki, yerimde kıpırdanmadan duramıyordum.

Ali'yi tanımayan biri şuanda ifadesiz bir şekilde durduğunu düşünürdü ama bana göre, şu zamana kadar en öfkeli yüz ifadesini takınmıştı. Yapma dediği her şeyi yapmakla kalmayıp üstüne daha kötülerini yapmıştım. Yol boyunca hiç konuşmayarak beni yürüttü. Ara sıra cebinden çıkardığı ilacı, dakika başı yutup duruyordu. Odama ulaşana kadar kaç tane hap aldı, saymamıştım bile.

Ali beni içeriye sokup kolumu bıraktığı anda koşarak banyoya yönelip kapıyı üzerime kilitledim. Bana göre mantıklı görünen bu karar, Ali'nin attığı kahkahası ile çok saçma gelmişti.

''Sevgilim, benden bu kadar korkman sence de çok saçma değil mi?'' dedi gayet sakin bir tonda. Ses tonunu duyan bir kişi, çok fazla tepki verdiğimi düşünebilirdi ancak karşımdaki kişi Ali'ydi.

''Yani, demek istediğim, madem benden bu kadar korkuyordun o zaman neden anlatma dediğim halde hikayeni anlattın? Aslında asıl sinirlenmem gereken şey, Asaf'la gözlerimin önünde konuşman. Hatta seni öpmesi.''

Kapıya yaklaştı. Gülümsediğini banyonun buğulu camından görebiliyordum. ''Sana bir şey sormak istiyorum, sevgilim. İyi miydi?''

Kapıdan uzaklaşıp girecek bir delik aradım telaşla. Bir yanım, bağırıp yardım istemek istiyordu ama bu ne kadar mantıklıydı? Belki bu durumda daha çok öfkelenir ve beni hemen öldürürdü.

''Bak, Ali, tamam. Dediklerine karşı gelmiş olabilirim,'' dedim ılımlı bir sesle. ''Ama ben senin eğitimli köpeğin değilim, sevgilim.'' diye ekledim yumuşaması için. ''Sana da tekrar anlatabilirim hikayemi. Belki kaçırdığım detaylar bile olmuştur, tekrar duyarsın. Asaf'la konuşmama gelirsek, o benim arkadaşım. Yani, ne zamandır göremedim onu. Beni öpmesi ise aniden gelişti, bilmiyordum. Beni o sırada izliyorsan, tepkilerimden anlamış olabilirsin.''

''Seni dinlememi istiyorsan, ben kırmadan iyi niyetini göstermek adına kapıyı aç.''
İkilemde kalmıştım.

''Kırabilirim, sonra saçından sürükleyerek odanın ortasına kadar getirip kafanı koparabilirim.''
İçim titredi bir anda.

HASTA~ GAYBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin