~ Aşk, masumiyetini kirleten kan lekesini affetmedi. ~
Her yer kapkaranlık olduğunda hesaplamayı beceremediğim bir süre boyunca karanlıkta tutsak kaldım. Zifiri bir karanlığın hapsinde belki günlerce ve hatta belki de haftalarca kaldım. Sağ mıydım...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
En uzun bölümlerden biri oldu. Umarım beğenirsiniz. Lütfen satır içi yorumlar bırakın. (:
150 yoruma ulaştığında yeni bölüm gelecektir.
"Mert."
Burcu kadını baştan aşağıya süzdüğünde geçen zamandan sonra çok daha fazla güzelleşmiş olduğunu fark etti. Sarı saçlarının rengini birkaç ton daha açmıştı, aldığı kilolar onun cılız bedeninin yerine hatları belli kadınsı bir vücut getirmişti.
"Duyar duymaz bulduğum ilk biletle Türkiye 'ye geldim. Mert, çok üzgünüm ." dedi Sıla ve Mert' e doğru gitmeye başladı. Genç adam kendisine doğru gelen kadını görmesiyle ayağa kalktı hemen ve onun kendine sarılmasıyla kollarını gevşekçe ona doladı. "Başımız sağ olsun. Dayım ve yengem için gerçekten çok üzüldüm. Babam da gelecekti ama biliyorsun hastalığını, gelemedi." dedi ve Mert'e daha çok sarıldı.
Burcu bir an öylece ikiliyi izledi ve hemen sonrasında bakışlarını ellerine çevirdi, ses çıkartmamaya özen göstererek eldivenlerini elinden çıkarttı. Kalkıp gitmek ya da sanki umrunda değilmiş gibi oturup birinin kendisini fark edinceye kadar beklemek arasında kararsız kaldı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Biliyorum Sıla. Ne zaman geldin? " Sıla, Mert'ten koptuğunda ona fazlasıyla yakın bir mesafede durdu. "Günler oldu. Seni çok merak ettim ama yalnızca haberlerden gördüğüm kadarıyla kaldım. Burada kimse nasıl, ne halde olduğunuzu bilmiyor. Sana da zaten ulaşamadım. Ama geldin işte, seni böyle görebildiğim için gerçekten çok sevindim. Aklımdan bin türlü şey geçti." dedi ve Mert'e yeniden sarıldı.
Burcu göz ucuyla ikiliye baktığında kadının tıpkı bir ahtapot gibi genç adamı sarıp sarmaladığını gördü. Onunla yalnızca birkaç defa yan yana bulunmuştu ve üzerinden de neredeyse dört yıl geçmişti. O yüksek ihtimal kendisini hatırlamıyordu fakat Burcu onun tavırlarını oldukça iyi ve net hatırlıyordu . Kadının sulu tavırlarını bir türlü sevememişti. Ayrıca onu sevmemesinin tek nedeni bu da değildi.
O kadın Mert'e aşıktı.
Sıla, Mert'ten ayrılıp genç adamı baştan aşağı süzdüğünde takım elbise giydiğinden yaralarını ve sargılarını göremedi fakat gözleri onun elinde takılı kaldı.