Özel Bölüm | Part 2 |

10.8K 778 38
                                        



"O halde seni buradan götürmek istiyorum." dedi. Kahverengi gözlerinde yanan ışığı görebiliyordum. "Buradan daha iyi bir planım var."

Beni elimden tutup ayağa kaldırdığında, arkama döndüm ve bizimle birlikte oturan ama gece boyunca sohbetlerine pek katılamadığımız arkadaşlara gittiğimizi belirten bir işaret yaptım. Elim onun elinin içinde neredeyse kaybolmuştu, beni kampüsün A çıkış kapısına doğru çekiştiriyordu. Her yer çok kalabalıktı, tüm öğrenciler deli gibi dans ediyor ve şarkılara eşlik ediyorlardı bu yüzden ilerlerken sürekli birilerine çarpıyorduk ama ne onlar ne de Mert bu durumu takmıyordu.

Kampüs çıkışına geldiğimizde Mert bana döndü ve "Beni burada bekle." dedi. Başımla söylediğine onay verdim. Otopark bu tarafta ki çıkışa daha yakındı, adımlarını otopark yönüne doğru atmaya başladığında arabasını almaya gittiğini anladım.

Mert'in gitmesiyle birlikte yüzüme yayılmış olan şaşkınlık ifadesi yerini koca bir gülümsemeye bıraktı. Beni nereye götüreceğini deli gibi merak ediyordum. Ama hissediyordum ki Mert benim mutlu olmamı sağlayacak bir şeyler planlamıştı. Aniden aklında oluşan bir şeyler miydi yoksa öncesi var mıydı, bunu bilmiyordum. Şortumun cebinden telefonu çıkarttım ve saate baktım. Yeni yıla girmemize iki saatten biraz fazla bir zaman vardı. Geç kalmıştı biraz fakat en azından on ikiye hâlâ vakit vardı.

Mert'in arabası tam önümde durduğunda , birkaç adım attım ve kapıyı açarak arabaya bindim. Kapattığım kapı, özellikle bacaklarımı uyuşturan soğuk rüzgarla bağlantımı keserken, hissettiğim ılık hava ile gevşedim. Mert vakit kaybetmeden gaza yüklendiğinde ona döndüm ve "Nereye gidiyoruz?" diye sordum.

Bakışları bana döndü. Yarım yamalak bir gülümseyiş dudaklarından geçti. "Buradan çok daha güzel bir yere." dedi ve bana göz kırptı. Buna karşılık başımı iki yana salladım ve oturduğum koltuğa yayıldım. Bakışlarımın odağında hâlâ o vardı. Biçimli elleri direksiyonu kavramış, pür dikkat hızla aktığı yola odaklanmıştı. Arada bir aynadan bana bakıyordu fakat bu uzun sürmüyordu. Onu bu şekilde izlemek dahi güzeldi. Sanki dünyanın en güzel filmini izlemek kadar güzel...

Az sonra, otel olduğunu anladığım bir yere gelmiştik. Mert arabayı tam kapının önünde durdurdu ve arabadan indip, anahtarı hızla yaklaşan adama teslim etti. Kapıyı açıp, tek bacağımı dışarı attığımda Mert gelmişti bile benim tarafıma. İnmeme yardım etti ve beni kollarının arasına alıp ilerlemeye başladı.

Geldiğimiz yeri baştan aşağıya süzdüğümde oldukça lüks bir yer olduğunu anlamam hiç zamanımı almamıştı. Oldukça lüks bir otele gelmiştik ancak burada nasıl bir kutlamaya dahil olacaksak, her ikimizin de kıyafeti pek müsait değildi. Bu spor kıyafetlerle burada çok komik duracaktık.

"Mert, bu halde burada ne işimiz var?" diye sordum. Ama beni takmadı. Kapıdan içeriye girdiğimizde birkaç kişi bizi karşıladı. Dizaynı bir otelden çok farklıydı buranın aslında.

Orta yaşlı bir kadın gülümseyerek bize yaklaştığında, Mert beni bıraktı. Alnıma hafifçe dudaklarını bastırdı ve" Her şeyi çok kafana takıyorsun, çok soru soruyorsun güzelim. " dedi. Nefesini dudaklarımda hissetmemle bir an içim titredi ama kendimi hemen toparladım." Sorun olabilecek şeyleri ben senin yerine de düşünürüm. Sen sadece mutlu ol ve asla somurtma. " dediğinde, söylediği şeye pek anlam veremesem de gülümsedim.

Mert orta yaşlı kadına döndü ve "Size emanet." dedi beni kastederek. "Çabuk olun ama lütfen, saat on ikiye pek zaman kalmadı." dediğinde, orta yaşlı kadın başını olumlu anlamda salladı.

"Siz hiç merak etmeyin, hanımefendi ile bizzat ilgileneceğim."

"Teşekkür ederim Asu Hanım." diyen Mert yanımızdan ayrıldı. Tek başıma orada kaldığımda ne olduğunu anlayabilmiş değildim hâlâ .

Aşk Affeder mi? Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin