Bölüm 20 | Part 1 |

10.8K 971 147
                                        

Dün yayınladığım bölümde yorum ve beğeni sayısında çok aşağıda kaldık. Bölümü beğenen ve yeni bölümün gelmesini isteyen okurlarımdan boş yıldızı parlatmalarını rica ediyorum. :)

Ve bölümün yorum sınırı 100 yorum , bölümün yorum sayısı 100'ü geçtiğinde yeni bölüm gelecektir. (:

"İşte tek gerçek bu."

Genç kadının gözlerinden iri bir damla kayıp boşluğa düştüğünde bakışları ise kendi yüzünün kazınmış olduğu o alana takılıp kalmıştı. Boğazında ki o acı tadı yok etmek için sertçe yutkundu. "Mert." diye mırıldandı. Lakin onun gözlerinin içine bakabilecek cesareti kendinde göremiyordu. Burcu bilmese de şu an karşısında, sırf onun teni ve kokusu değdi diye kanlı bir fuları bile gardrobunda saklayan bir adam vardı.

Bir adam sevmeye kalkıştığında Mert Karan gibi sevmeliydi. Ona göre hiçbir şeyin ortası olmazdı. Birinden biraz nefret edemezdin, birini biraz özleyemezdin, birine biraz kin duyamazdın ve birine biraz aşık olamazdın. Tükenmiş aşklar ona göre aslında hiç var olamamış aşklardı, ortada tükenen zerre bir şey yoktu. Kendisi mesela, bir tek kadına aşık olmuştu tüm hayatında. Yanında olup olmamasının değiştirebileceği tek bir şey dahi yoktu. Sevdin mi tüm kalbini adaman gerekirdi, gerisi ötesi sadece bir yalandı.

"Kızım bir sorun mu var?" diye bir ses duyulduğunda, Burcu irkildi. Babasının mutfağa doğru geldiğini yaklaşan adım seslerinden anlayabiliyordu. Bakışlarını direkt Mert'in gözlerine çevirdi. Genç adam kendisine çaresizce bakan bir çift yeşil inci ile derin bir nefesi dudaklarının arasından dışarıya verdi. Buz torbalarını tezgaha bıraktı ve tişörtünü alarak hızlı adımlarla mutfak kapısından bahçeye çıktı. Kendi istediklerinin bir önemi yoktu, Burcu'yu üzebilecek bir şeyin yaşanmaması onun için yeterliydi.

Hakan Demir mutfağa girdiğinde onu, yüzü kireç gibi bembeyaz olmuş kızı karşıladı. Burcu , Mert'in gitmesiyle gözlerini kurulamıştı ancak kendine tam anlamıyla gelebilecek fırsatı yakalayamamıştı.

"Kızım ne oldu sana?" diye sordu Hakan telaşla. Burcu kendini zorlayarak tebessüm etti ancak bu sahte tebessümün babasını rahatlatmaya yetmeyeceği aşikardı. "Sorun yok babacım. Mira için süt almaya gelmiştim ama bardak kaydı elimden. Kaynar süt etrafa döküldü ." dediğinde, Hakan biricik kızını baştan aşağıya süzdü.

"Bir yerini mi yaktın kızım?" diye sordu.

"Hayır babacım, etrafa döküldü. Benim bir yerime gelmedi."

"O halde neden böyle bembeyazsın kızım?" Hakan'ın sesine telaş hakimdi ve onu telaşlandıran tek sebep kızının bu hali değildi. Kızında bir şeyler vardı. Hakan kızını tanıyordu. Uzun zamandır kızı hiç normal değildi. O, Burcu 'nun tek bir tel saçı için tüm evreni ateşe verebilecekken, kızının bu halinin sebebi olan şey de neydi?

"Panik yaptım herhalde babacım, bir de yorucu bir gündü bu gün . Yoksa bak, bir yerime bir şey olmadı." dedi Burcu Demir, sahte tebessümünü devam ettirerek.

Hakan kızını bir kez daha baştan aşağıya süzdü. "Pekala kızım, sen gidip uyuyup dinlen o halde." dediğinde elbette Burcu bunu memnuniyetle kabul etti. Şu an Mert'in durumunu deli gibi merak ediyordu. Resmen onun tüm göğsünü ve karnını kaynar sütle yakmıştı.

"İyi geceler babacım." diyen Burcu babasının yanağına aceleci bir öpücük bıraktı.

" İyi geceler meleğim."

Burcu odaların bulunduğu kata çıktığında koşarak Mira'nın odasına daldı. Mira neyse ki uyumuştu. Işığı kapattıktan hemen sonra odadan ayrılıp, adımlarını Mert'in odasına yönlendirdi. Bahçeden dolanıp arka kapıdan eve girmiş olmalıydı. Ve kapıya ulaştığında , vurup girme sabrını dahi gösteremeden odaya daldı.  Mert Karan yarı çıplak bir biçimde odada öylece duruyordu.

Genç kadın içeri girer girmez kapıyı kapattı. Mert'e yaklaştığında, sütün değidiği kısımların kızarmış olduğunu gördü. İlk yardım eğitimi alırken, yanıklarla alakalı bir şeyler öğrenmişti fakat şimdi sanki zihninin içi bomboştu. Lanet olası beyni durmuş gibiydi.

"Bir şey yaptın mı?" diye sordu. En azından acıdan kaynaklı bir soğuk suya tutmuş olması gerekirdi ama umursamaz adam onu bile yapmamıştı. Teni kıpkırmızı ve aynı zamanda kupkuruydu.

"Ben çok özür dilerim, gerçekten arkamda olduğunu fark bile etmedim." dedi ve elini yanığın üzerine değidirdi. Bir insanın yanlışlıkla parmağının ucu dahi yandığında nasıl acı çekiyordu, kendisi ise Mert'in tüm göğsünü yakmıştı neredeyse. "Bir hastaneye gidelim."

Mert öfkeyle karşısında ki kadına baktı. Evet öfkeliydi, bu kadar telaş yapmasına öfkelenmişti. Alt tarafı bir yanıktı, ölümcül bir şey olduğunu sanmıyordu.

"Bir şey yok, hastaneye de gerek yok." dediğinde Burcu'nun yeniden gözleri doldu. Keşke o süt kendi başından aşağıya dökülseydi ama ona bu şekilde zarar vermiş olmasaydı. Üstelik verdiği zarar bu adamın umrunda dahi değildi. Mert herhalde bir gün aşırı umursamazlıktan ölecekti.

" O zaman ben krem falan bir şeyler bulayım." deyip, odadan çıkmak için arkasına döndü ancak Mert'in onu kolundan tutup aniden çekmesiyle bir an afalladı ve tam da kendi yüzünün resmedildiği alanla burun buruna geldi. Kendini toparlayabildiğinde ise Mert 'in gözlerine baktı ve bir damla daha kayıp düştü. "Gerçekten bir şey yok. Sakinleş artık. Basit bir yanık sadece, bu sebepten ölmem merak etme." dediğinde, Burcu onun boğazına yapışıp boğmak istedi. Kendi canının cidden hiçbir önemi yok muydu? Eskiden nasıl kendi canını önemsemeyip türlü türlü ve saçma sapan maceralara atılıyorsa, zaman Mert Karan'ı değiştirmemişti. Bir elini parçalıyordu, bir bedeninde oluşan koca yanıktan sanki parmağına iğne batmış gibi bahsediyordu... Niyeti kendisini delirtmekse bu yolda hakikatten oldukça başarılı ilerliyordu.

"Cidden mi ya?" dedi alay ve acıyla . " Basit bir yanık mı? Resmen her yerini yaktım bir şey yok mu? Yanık bu, iz bile kalabilir. Bu umursamazlığın cidden artık sinirlerimi bozuyor." dediğinde, alaylı konuşma sırası Karan'a geçmişti.

"Bırakmayı başardığın onlarca izden sonra, küçük bir yanık izini mi dert ediyorsun?"

Evet, bir şeyi çok merak ediyorum.

Burcu ve Mert, ikisinin beslediği aşkından hangisini daha çok seviyor ve benimsiyorsunuz?

Görüşmek üzere...

Aşk Affeder mi? Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin