Bölüm 21

11.3K 815 139
                                        



Yorumlara cevap vermeyi çok özledim. Lütfen bol bol yorum bırakın. (:

"Ben aslında bir şey istiyorum."

  Burcu, Mert'e " Ne?" dercesine baktı. Mert ise uzun zamandır söylemek istediği bir şeyin söylemek için artık zamanının geldiğini düşünüyordu.

"Ben şu hanım ve bey muhabbetinin gerçekten çok saçma olduğunu düşünüyorum Burcu." dedi tüm samimiyetiyle. "Benimle mesafeli olmak istemeni anlayabiliyorum ama bu kadarı biraz fazla değil mi sence de?" dediğinde Burcu bakışlarını ondan kaçırdı.

Evet, bu kadarı gerçekten de biraz fazlaydı.

"Haklısın." dedi genç kadın aynı samimiyetle. "Bunu artık kaldırabiliriz." dediğinde Mert başını olumlu anlamda salladı. Sonunda diye geçirdi içinden. Ona karşı kullanmak zorunda kaldığı o mesafeli sıfatlar canını sıkmaya başlamıştı artık çünkü.

"İyi geceler." diyen Burcu kapının kulpunu indirdi. Aynı cevabı almasıyla odadan çıktı ve Mert'in kokusundan yoksun hava ciğerlerine doldu taştı.

Kendini çok güçsüz kendini çok bitap düşmüş hissediyordu.

Sanki evren onlara büyük ve kibirli bir oyun oynamıştı ve bu oyuna karşın her ikisi de mağlup olmuştu.

Odasına geçtiğinde hiçbir şey yapmadan, üzerini değiştirme zahmetine dahi girmeden kendini yatağına bir ceset gibi bıraktı. Eklemleri, kemikleri, tüm eti ağrıyordu. Sanki tüm gece sırtında kilolarca yük taşımıştı.

Uyku tüm bedenini ele geçirmeye başladığında, bu hakimiyete memnuniyetle teslim oldu.

*****

Ertesi sabah yeni bir gün başladığında genç kadın çalan alarm sesiyle araladı gözlerini. Akşam kendini öylece yatağa attığından telefonunun nerede olduğunu hatırlamıyordu, en son nerede bıraktıysa telefonu, oradan tüm odayı yüksek bir alarm sesi dolduruyordu.

Burcu istemsizce çıktı yataktan. Şu hayatta en berbat en kötü iki tane şey vardı. Biri elbette Mert Karan 'sız bir hayat, bir diğeri ise alarm sesleriyle uyanarak geçen bir hayattı.

Genç kadın telefonunu bulmasıyla çalan alarmı kapattı ve Mert' in son durumunu merak ettiği için koşarak onun odasına dalmak istedi. Ancak aynada gördüğü saçı makyajı birbirine karışmış çirkin kadınla bu isteğinden derhal  vazgeçti. Eğer adam uyanır uyanmaz böyle berbat bir suratla karşılaşırsa herhalde onun için pek iyi olmazdı. Burcu hemen duşa girdi ve ılık, kısa bir duş aldı.

Odasına geri döndüğünde, dolabını açtı ve ne giyeceğini düşünmeye başladı. Nornalde buna uyumadan önce karar verir ve bu sayede işine asla geç kalmazdı. Ancak dün gece bunu yapmaya dahi gram enerjisi kalmamıştı.

Genç kadın eline geçen düz, siyah bir tulumu çıkarttı. Bu gün elbise ya da etek giymek istemiyordu. Askılı tulumu üzerine hızla geçirdi ve saçlarını kurutup tepeden bir at kuyruğu yaptı. Ayakkabılarını da ayağına geçirmesiyle hazırlanma işlemi sona ermişti. Çantasını alır almaz hızla Mert 'in odasına koştu. Kapıya vurdu ancak ses gelmedi. Tekrar tekrar vurduğunda yine ses seda yoktu. Bu onun endişelenmesine neden oldu. Saat henüz sabahın çok erken saatleriydi, Mert şu an muhakkak hazırlanmış yaklaşık beş on dakika sonra aşağıya inecek olmalıydı. Genç kadın nasıl olduğunu sormak için aşağıya inmeden onu yakalamak istemişti. Ancak içeriden hiç ses gelmiyordu.

Burcu kapıya daha güçlü bir biçimde vurdu ancak yine hiç ses gelmedi. Genç kadın dayanamayarak odadan içeriye daldı. Ve tam o anda Mert Karan da banyo kapısını araladı. Burcu, karşısında  ıslak ve üzerinde sadece küçük siyah bir havlu bulunan adamı görmesiyle ağzından küçük bir çığlık kaçtı. Ve başka bir tepki vermeden odadan kendini dışarıya atıp kapıyı kapattı. Utanç saç tellerinden ayak parmağı uçlarına kadar sardı onu. Hem rezil olmuş hem çok utanmıştı. İzinsiz neden girmişti ki odaya? Allah 'tan tamamen çıplak değildi. Genç kadın aklından geçen teselli cümlesiyle kendine acır bir biçimde tebessüm etti ve utancından kendini camdan atmak istese de kapının önünde beklemeye başldı.

Karan kaçan kadınla birlikte neşeli bir kahkaha bıraktı. Ona göre görüntüsünden bir anormallik yoktu. Duş almıştı ve üzerinde de havlusu vardı. Bu ona göre utanılacak bir şey aslında değildi fakat Burcu 'ya göre...

Genç adam hızla üzerini giydi. Bu sabah uyuya kalmıştı, toplantıya yetişebilmek için gerçekten acele etmesi gerekiyordu. Parfümünü de sıkan Mert, hemen çıkmak için kapıyı araladı ancak tam kapının önünde dikilmiş bekleyen kadın ile afalladı.

Yaklaşık yirmi dakikadır burada böyle dikilmiş bekliyor muydu cidden?

"Burcu ne yapıyorsun burada?" diye sordu şaşkınlıkla.

"Seni bekliyordum." dedi Burcu. "Nasıl olduğunu çok merak ettim ve bu arada az önce kapıya defalarca vurdum ama ses gelmeyince bir sorun olduğunu düşünüp daldım birden. Kusura bakma." dedi ve yutkundu. Mert son cümleye gülmek istedi ancak bunu yapıp Burcu 'yu daha fazla utandırmak istemediğinden engel oldu kendine.

" Sorun değil. " demekle yetinen Mert baştan aşağıya Burcu' yu belli etmemeye çalışarak süzdü. Siyah en çok bu kadına yakışıyordu kesinlikle. Ve saçını toplamasını seviyordu. Okyanus gözleri daha çok ortaya çıkıyordu bu sayede .

"Yanık nasıl peki?" diye sordu genç kadın. Keşke az önce odaya daldığında göz ucuyla bir baksam diye düşündü. Mert ona çok kötü olsa bile bunu söylemezdi. Keşke açıp bakmak gibi bir cesareti olabilseydi.

"Ufak bir yanık, bir sorun yok." dediğinde Burcu'nun gözlerini kısmasıyla kendisine inanmadığını ima ettiğini anladı Karan. Evet, yalandı. Ufak bir yanık falan değildi. Tam tersi gerçekten görüntü olarak kötüydü ve buna ek sancı gibi oldukça kuvvetli bir ağrı hissediyordu. Hatta şu anda tenine değen gömlek dahi onu çok zor duruma sokuyordu. "Gerçekten bir şey yok. Biraz kötü oldu sadece ama cidden büyük bir şey değil, geçer birkaç güne." dediğinde genç kadın başını olumlu anlamda salladı. Keşke ona bu şekilde zarar verceğine kendisinin tüm bedeni yansaydı, Mert  bu şekilde bir ağrı hissedeceğine bin katını kendi yaşasaydı da ona bir şey olmasaydı ama bir sakarlık yapmıştı işte.

" Özür dilerim." dedi genç kadın tekrardan. Mert'in bundan hoşlanmadığını biliyordu fakat elinden başka bir şey de gelmiyordu.

*****

Aradan geçen günlerde Mert ve Hakan ortaklığı kesinleşmiş ve bu ortaklık herkese duyurulmuştu. Mert'in işleri yürütmesi için şirkette özel bir alan açılmıştı ona. Bir kendi holdinginde kalıyor bir de şirkette kalarak ilerletiyordu işleri. Burcu ile Mert şimdi hem evde hem de şirkette çoğunlukla birliktelerdi artık .

"Öz geçmişiniz çok iyi İnci Hanım." dedi Burcu, elinde ki mavi dosyayı incelerken.

"Teşekkür ederim."

"Fazla bir şey söylemeye gerke yok, hayırlı olsun o halde." dedi Burcu. Kaşşısında ki ellili yaşlarda ki kadın mutlulukla gülümsedi. Kadın bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemişti.

"Ben Mert Bey ile aynı departmanda çalışacağım değil mi?" diye sormasıyla kadının, Burcu bakışlarını dosyadan çekip kadına odakladı. "Mert Bey?" dedi anlamaz gözlerle. Hangi Mert'ten bahsediyor olabilirdi ki kadın?

"Mert Karan 'dan bahsediyorum." dedi İnci ve gülümsedi. Burcu ise bunu şaşkınlıkla karşıladı. Üst düzey çalışacak olan bu kadının bir an Mert Karan sorusu da nereden gelmişti. Hayır, bu Sıla' nın durumuyla eş değer tutabilecek bir şey de asla değildi, kadın en az elli yaşındaydı!

" Daha önce, yani çok uzun zaman önce Karan holdingte çalışmıştım. İşte muazzam bir disiplin ve tizilikleri var. Başvurumu yapmadan hemen önce de Hakan Bey ve Mert Bey 'in ortaklık haberini görmüştüm bir siteden. Şimdi kabul edilince de aklıma geldi , o yüzden sordum. " demesiyle kadının Burcu başını olumlu anlamda salladı. Özgeçmişinde gördüğü hem yurt içi hem de yurt dışı onlarca önemli kurum ve konumda çalışmıştı. Özellikle Karan Holding ' e dikkat çekmesi ise onu şaşırmıştı. Ancak çok ters bir şeyin olduğunu sanmıyordu, böyle bir dünyada bu şekilde tanışıklıklar olabilirdi.

"Evet." dedi Burcu ve kadının kocaman gülümsemesine karşılık kendisi de içtenlikle gülümsedi. "Takrardan hayırlı olsun."

"Teşekkür ederim." dedi kadın ve çıkmak için ayaklandı.

Artık Mert Karan 'ın çok yakındaydı.

Yorumlara cevap vermeyi çok özledim. Lütfen bol bol yorum bırakın. (:

İnstagram  > bb_batur

Aşk Affeder mi? Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin