-2026 yılında güncellenmiştir.-
Başlamadan önce; bu hikâyeyi 2009 yılında, 14 yaşında bir kız çocuğuyken kaleme aldığımı bilmenizi isterim.
Hikâyemdeki karakterler insandır. Hata yapabilen, kusurları olan, yani mükemmel olmayan insanlar.. Ve ben; oluşturduğum karakterleri her şeyiyle çok seviyorum. Aşkın bağışlayıcılığını da, hayatın dengesizliklerini de..
Kalemimden Kitabım ailesine hoş geldiniz.
Keyifli okumalar dilerim.
Doktorluğumun ilk yıllarıydı. Kıbrıs'tan ayrılamamış, toparlanma işini ertelemek için elimden geleni yapıyordum. Çalıştığım özel hastaneden, çalışma şartlarının ağırlığı yüzünden ayrılmıştım.
Babam her gün arıyor ve ne zaman döneceğimi soruyordu. Anneminse tek derdi; burada aç kalacağımdan korkmasıydı. Bu yüzden yıllardır yaptığı gibi bana sürekli bir şeyler gönderiyor, her gün ne yediğimi soruyordu. Postanenin kargo dağıtımında çalışan Ali'yle olan dostluğumuz da onun sayesinde başlamıştı..
Kıbrıs'ta kalabilmek için bütün hastanelere özgeçmişimi bıraktığım için sık sık görüşmelere çağırılıyordum. Ve bir gün yine o görüşmelerden birindeyken, annem kargo gönderdiğini söylemek için defalarca aramış, açmayınca da mesajlar atıp durmuştu.
Neyse ki görüşmem, annemin attığı tüm o mesajların meydana getirdiği titreşime rağmen güzel geçmişti. Sonunda başhekimin 'Biz sizi arayacağız.' yerine 'Cuma günü yeniden görüşelim Masal Hanım.' demesiyle içimde kocaman bir umut oluşmuştu. Hastaneden ayrılırken hemen telefonu elime alıp heyecanımı paylaşmak adına babamı aradım.
"Kızım?" dedi sondaki m harfini sarılır gibi uzatarak.
"Baba! Cuma Günü yeniden görüşelim dediler!" dedim heyecanla.
"Çok sevindim canım kızım!" dedi babam. Belli etmemeye çalışsa da, memlekete dönmeyeceğim için üzüldüğünü biliyordum. Konuşmayı çok uzatmadan telefonu kapattıktan sonra bir taksiye atladım. Yeni bir titreşimle annemin mesajları ancak aklıma gelmişti.
Annem: Kızım sarma sardım sana.
Annem: Gelmiş, Ali geldi dedi.
Annem: Bir şeyler dedi Ali, anlamadım kızım. Ara arkadaşını.
Annem: Masal, babanı aramaya vaktin var ama annene bir cevap yazma zahmetine girmiyorsun. Aferin kızım, aferin.
Nihayet annemin mesajlarının sonu geldiğinde derin bir iç çekip gülümseyerek Ali'yi aradım.
"Masal, postaneye geç, ben de geliyorum hemen." dedi 'kapat' dercesine.
"Sana da günaydın Ali'ciğim." dedim sitemle.
"Dağıtımdayım, az bir işim kaldı. Senin sarmalar askeriyeye gitmiş ama çözeceğiz."
"Ne askeriyesi?"
"Kapatıyorum, postanede konuşuruz."
Oflayarak telefonu kapatıp postanenin yolunu tuttum. Nihayet vardığımda, içeri girmeden önce annemi arayıp hastaneyle yaptığım görüşmeyi anlattım. O da, babam gibi buruk bir sevinçle tebrik etti beni. Üstüne, mesajlarına cevap vermeyip babamı aradığım için de tonlarca azar işitmiştim.. Bu yüzden sarmaları alıp almadığımı sorduğunda, aldığım yalanını söylemek durumunda kaldım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DOĞU
Romance"Komik misin?" "Eksiğim." "Masal!" "Kerem?" "Oyun mu oynuyorsun sözlerimle?" "Tutamadıklarınla mı?" "Şunu keser misin?" "Neyi?" "Cümlelerimi ayrıştırıp laf sokmayı." "Üniforman üzerinde değil." "Yani?" "Yani emir komuta bende." ÖNEMLİ: Başlamadan ön...
