Kalite kötü olsa da görsel 😧
İyi okumalarr 🍀🦊
(Seungmin)
''Jeongin nerede?''
''Sakin ol. İçeride gözetim altında. Rahat uyuması ve sakinleşmesi için ilaç ve serum veriyorlar.''
''Sen gördün mü onu? Nasıl durumu, iyi değil mi?'' Bir umut belki olumlu cevap alırım diye soruyordum.
''Bebeğim gel biraz oturalım. Sana her şeyi anlatacağım ama senin de sakin olman gerekiyor.''
''Kötü bir şey oldu. Kesin kötü bir şey oldu. Ne oldu Changbin? Lafı dolaştırmadan söyle.''
''Minnie~ Jeongin'i Hyunjin bulmuş. Biz verilen adrese gittiğimizde yer boştu. Yerde kan lekeleri vardı. Endişelendik tabii. Hyunjin'i aradığımızda hastane de olduklarını söyledi.''
''Bana Jeongin'in vurulduğunu söyleme.'' Sesim artık ağladı ağlayacak olduğundan çatallı ve kırık çıkıyordu.
''Hayır o vurulmadı. Sakin ol. Hyunjin, babasını vurmuş. O sırada Jeongin'de bir arabanın içindeymiş. Her şeyi görmüş kısaca. Arabanın içinde çığlık atmaya başlayınca yanında olan şerefsizler bayıltmışlar onu. Ardından araba hızla garajdan çıkınca Hyunjin takip ederek önlerini kesmiş. Onu bulduğunda baygınmış. Biz buraya geldiğimizde de ayılmıştı fakat bilinç olarak ayık değildi. Kriz geçiriyor gibiydi. Fakat şu anlık pek iyi olduğunu söyleyemeyeceğim.'' Tanrı aşkına neler oluyordu?
''Changbin sen neler dediğinin farkında mısın? Hyunjin nasıl birisini vurabilir? Hem de babasını. Hem de Jeongin'in gözleri önünde.''
''Jeongin'in orada olduğunu bilmiyormuş. Bilse böyle bir şey yapar mı sence?''
''Bilmiyorum! Ben ilk tanıdığım Hyunjin'e manyak diyordum ama artık iyice delirdi. Neler yapabileceğini bilemiyorum, kestiremiyorum artık. Ondan her şeyi beklerim. Kendi babasına bunu yapan bizlere ne yapar kim bilir? Hele ki Jeongin'e.''
''Seung saçmalıyorsun. Babası dediğin adam çocuğun hayatını boka çevirdi. Onu bu konu da savunmuyorum ama empati yapmadan körü körüne suçluyorsun.'' Al işte. Yeniden bu konu üzerinden birbirimize gireceğimiz çok belliydi. Hem de böyle bir zamanda.
''Bas baya savunuyorsun. Neyse şu an Jeongin dışında hiçbir şey önemli değil. Onu görmek istiyorum.''
''İçeri almıyorlar.'' Ne?
''Niye?''
''Jeongin'in durumu düşündüğümüzden daha ciddi şu an. Kimseyi istemiyor, kriz geçiriyor ve sürekli bir şeyleri tutup sıkmaya çalışıyor. Kendisine de zarar veriyor ki zaten kolu alçı da. Vücudunda belirli hasarlar var. Kötü olan durumunu kendisi daha da kötüye sürüklüyor.'' Uzun zamandır gözümde akmayı bekleyen yaşlar bağımsızlığını ilan etmeye başlamıştı.
''A-annesi ya da hyung biliyor mu?''
''Abisiyleydik sonradan ayrıldık. Şu an bulduğumuzdan haberi yok. Senin söylemen daha iyi olur diye düşündük.'' Dediğinde hıçkırıklarım daha sesli ve güçlü çıkmaya başladı. Bu halime dayanamamış olacak ki ensemden kavrayıp başımı boynuna gelecek şekilde kendine bastırdı. Onun kokusunu duymamla daha çok patladım. Kollarımı boynuna sarıp iç çekmeye devam ettim.
''Ben nasıl Jeongin'in en başa döndüğünü söyleyebilirim Changbin? Daha onu görmeden ne kadar kötü olduğunu tahmin edebiliyorum. Elleri ve bilekleri sıkmaktan morarmıştır. Dişlerini birbirine kenetlemiştir. Çığlık atar ama kendini sıktığından boğuk çıkar. Ben bu krizlerine birkaç kez şahit oldum. Ailesi onu düzeltene kadar hep bunları yaşadılar. Kardeşi abisini bulduğu için sevinemedi bile. Herkes Jeongin'i iyi yapmak için kendisinden o kadar ödün verdi ki onun için bir süreliğine kendi yaşamlarını durdular. Abisi ve annesi işi bırakacak duruma geldi Min Joon desen çocuk çoğu gece çığlık seslerine uyanıyordu. Onlara nasıl diyebilirim ki ben Jeongin başa döndü diye ki daha onu görmedim nasıl olduğunu bilmiyorum bile.'' Kollarının arasındayken daha beni kendisine çok bastırmasıyla gözyaşlarım hız kazandı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
You Will Be Okay | Hyunin
FanfictionAnnesinden küçük yaşta koparılmış ve çocukluğu elinden alınmış bastırılmış bir çocuk. Kendi adaletini sağlamaya çalışan ve kötülüklerin içinde büyüyen bir çocuk. İtirafları zor, aşkları büyük olacak. (Yan shipler Seungbin, Minsung, Chanlix)
