(Yazar)
Jeongin, uzun zaman sonra okuldaydı. Çalışmayı, okulu seven ve hedefleri olan kendisi için bu ayrılık süreci onun için çok zorlayıcıydı. Çok fazla eksikleri vardı. Ders konusunda, sosyal iletişimlerde çok geri kalmıştı her şeyden. Ve bazı şeylerden de vazgeçmişti. Daha doğrusu istek dışı bir vazgeçişti bu.
Yüzmeyi tamamen bırakmaya karar vermişti. Her ne kadar çok sevse de, için de bir ukte olarak kalsa da artık kendisine zarar verecek şeyleri hayatından uzaklaştırma kararı almıştı. Doktorunun verdiği bilgiye göre yüzmeye devam ederse iyileşme sürecinde olan kolunu zorlayarak daha çok zedeleyecekti.
''Heyecan var mı?'' sesiyle daldığı yerden irkilerek ayılan Jeongin Seungmin'e döndü. İlk başta ne demek istediğini anlamasa da jetonu düştü. Okulun ilk gününe atıfta bulunuyordu.
''Heyecandan ziyade gerginim.'' Dedi o da gülerek.
''Sen yüce arkadaşın Seungmin'e güven. Ben varken hiçbir şey olmaz.'' Dedi oyunu bozmadan o da.
''Gördük güveni yüce arkadaşım Seungmin. Başından beri 'Nifrit idiyirim' diye gezen kişi neredeysen Changbin'le çocuk yapıyordu.''
''Sadece öpüşüyorduk Jeongin. Sizin gibi altlı üstlü değildik.''
''YA! Kaç ay öncenin olayı susun artık. Ben anlatmaya yoruldum siz dillendirmeye yorulmadınız.''
''Dil deyince Hyunjin dil-''
''Yongbok geldiiii!!''
''Günaydın. Ne bu neşe ve sen neden kıpkırmızısın?''
''Aşk ateşi yakar bu gönül adı aşk ya...''
''Boşver sen onu. Jisung nerede?''
''Minho ile yoldaydılar.'' Dediği anda el ele okula yaklaşan çift görüş açılarına girdi.
''Aşk kuşları da geliyor.''
Kısa bir günaydın faslından sonra okula girdiler. Herkes sınıflarına giderken Jeongin kantinden bir şeyler alırken birden omzuna atılan kolla irkilip gerildi.
''Dün akşam sana beni uyandır demiştim o kadar. Niye aramadın?'' Diyen sarışınla rahatlasa da kolunu tutup indirdi.
''Felix'i uyardım uyandırması için uyanmamışsın. Hem alarmlarını duymuyorsun benim aramamı mı duyacaksın?''
''Telefonum çaldığında senin aradığını bildiğim için uyanacaktım işte. Senin yüzünden neredeyse eğitim ve öğretimimden olacaktım. Kötü insansınız Yang Jeongin.''
''Kim bilir okula en son ne zaman geldin dediğin şeye bak.''
''Daha gelmezdim de işte.''
''Ben gidiyorum. Okula geldiysen derslere gir. Sınava çok az kaldı.''
''Sen beni merak etme. Kendi hedefine odaklan benim seçimimi de sana göre yapacağız zaten.''
''Ne?''
''Ne ne? Senin gittiğin üniversiteye gideceğim işte neyini anlamadın?''
''Şimdi derse gideceğim ama bunu sonra konuşacağız.'' Diyip ayrılmak üzereyken Hyunjin durdurdu.
''Gelirken sana almıştım. Dersinden önce iç.'' Derken elindeki portakal suyunu cebine koydu. Jeongin gülümseyecek gibi olsa da dudaklarını ısırarak engel oldu. Ardından başını sallayarak oradan ayrıldı.
~
''Hayır Changbin. Söylerim ki annesine.''
''Var ya seni kardeş dedik bağrımıza bastık kalleş çıktın. Birkaç gün sadece.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
You Will Be Okay | Hyunin
FanficAnnesinden küçük yaşta koparılmış ve çocukluğu elinden alınmış bastırılmış bir çocuk. Kendi adaletini sağlamaya çalışan ve kötülüklerin içinde büyüyen bir çocuk. İtirafları zor, aşkları büyük olacak. (Yan shipler Seungbin, Minsung, Chanlix)
