just a friend to you

707 40 10
                                        

-Gözlerinin önünde ünlü oluyor-
--Senin için sadece bir arkadaş--
---Iwaizumi Hajime---

Iwaizumi Hajime... Ona ne kadar dargın olsan bile hala kelimeler, onu ne kadar fazla sevdiğin konusunda yetersiz.

Onunla çok yakın arkadaşlardınız. Bazen Oikawa'yı tek başına bırakır ve yanına gelirdi. Beraber bir çok kez evden habersiz kaçtınız ve hiçbir zaman da pişman olmadınız. Her ne kadar hepsinde ceza alsanız da...

Aileniz ikinizin beraber olmasından çok memnundular. Hatta bazen söz üstünde sizinle dalga geçerlerdi. Birbirinizde kalırdınız, derslerinizi yapar ve voleybol oynardınız. Hicbir zaman en iyisi olmak istemediniz çünkü ikiniz de her gece birbirinize en iyisi olduğunuzu fısıldıyordunuz.

Sizinki zamanla en iyi arkadaşlık olmaktan çıktı. Daha ötesiydiniz ama hala, senin istediğinin aksine, sevgili değildiniz. Onunla konuşmak istiyordun ama uzun zamandır süren ilişkinizi kötü etkilemek istemiyordun.

Ondan bunu saklamaya karar verdin.

O, voleybolda ilerlemeye devam ediyordu. Liseden mezun olduktan sonra bir kolejin takımına girdi ama mutluluğunuz, bunu kutlamaya gittiğiniz günkü gibi daim kalmadı.

Zaman geçtikçe ve işler ciddileştikçe antrenmanlarının saati artmaya başladı. Bazen sadece bir saat onun yüzünü görüyor veya hiç göremiyordun.

Aranıza mesefaler girdi. Sadece soyut olarak değil, somut olarak da. Başka bir takımdan teklif aldığı zaman, hayallerinin peşinden, Kaliforniya'ya gitti. Onunla her gün konuşmaya çalışıyordunuz ama bir muhabbet başlatmakta eskisi kadar iyi değildiniz ikiniz de.

Japonya'ya geri geldiğinde bile durmadan antrenmanları oluyordu. "Hey 'Jime!" Gülümseyerek ona yaklaştın. Sana yüzünde büyük bir gülümseme ile sarıldı. "Görüşmeyeli uzun zaman oldu, ha?"

"Kesinlikle! Bazen eskiden geçirdiğimiz günler aklıma geliyor ve seni ne kadar fazla özlediğimi bir kez daha hatırlıyorum." Onun bu sözleri seni umutlandırmıştı. Üzerinden iki yıl geçmiş olsa bile senin ona karşı olan sevgin, bir nebze dahi azalmamıştı.

"O zaman bugünü beraber geçirelim mi?" Onun cevabını beklerken umutla bakan gözlerinden kaçındı. Elini ensesine attı. "Üzgünüm Y/N ama biliyorsun, antrenmanlara devam etmem gerek."

"Oh," başını iki yana salladın ve yüzüne zoraki bir gülümseme oturttun. "Anlıyorum..." Derin bir nefes verdin ve diğer seçeneği sorgulamak istedin. "Peki ya haftasonu-"

"Oh, üzgünüm. Gitmem gerek. En kısa zamanda tekrar buluşmamız gerek!" Sana el sallayarak uzaklaştı. Onun gittiği yere baktığında marketten çıkan üç kişi gördün. Onların anlattığı şeylere gülerek sana bakmadan oradan uzaklaştı.

Onunla buluşmak için günler saydın ama sana boş olduğuna dair hiçbir mesaj atmıyordu. Hatta seni antrenmanlarını izlemeye bile çağırmıyordu. Doğrusu onunla konuşmak adına olan umudun da uçup gitmişti.

Artık onun üstesinden gelmeye karar verdin. Ne zamana kadar onun sana yazmasını bekleyebilirdin? O, hayallerinin peşinden gidiyordu ve sen de onu bekleyerek kendilerininkini çürütemezdin.

Bir gece çakır keyif bir şekilde en yakın arkadaşın Destin'in (evet, yine ben) evine gittin. Uykusundan kalktığı belli olan kız, kapıyı sinirle açtı ama seni gördüğü anda bakışları yumuşadı. "Amanın amanın kim gelmiş! Haber verseydin güzel olurdu ama kabusumdan beni bu kadar güzel bir sürprizle uyandırdığın için teşekkür ederim! Hadi gel."

Kapının önünde yarım saat konuştuktan sonra en sonunda seni eve alabilmeyi akıl etmişti. Hafifçe kıkırdadın ve içeriye geçtin. "Bil bakalım kim bana hala yazmıyor?"

Destin, mutfağa ilerleyip ayılman için kahve yaparken konuştun. "Tahmin etmesi pek de zor değil..." Kendisini hüzünlü ve pek de ağlatıcı bir konuşma için hazırladı. Kahveyi üst rafa koyacakken sarf ettiğin cümleleri duyunca kahve elinden kayarak tezgaha döküldü.

"Sizin takıma gelmek istiyorum."

"YA BEN BU HALIYI DAHA YENI SILDIM-"

"Destin sana ne dediğimi duydun mu?"

"YA BU BEYAZDI!"

"DESTIN!"

"SUS! HER ŞEY SENIN YÜZÜNDEN! PIS KADIN! NE ISTEDIN BEYAZ HALIMDAN!"

"YA BEN KIME ANLATIYORSAM!"

imagine haikyuuBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin