HAYAL KIRIKLIĞI

2.9K 100 48
                                        


''Sizi tanımamak benim suçumsa kendinizi tanıtmamak sizin ayıbınızdır..
Bu gece bekliyorum.. NO 263
-RENGİN''

yazan notu okuyunca şok olmuştum.
''Yok artık ya! Yok artık! Yanında ben vardım ben! Yüzsüz!'' Kendi kendime bağırıp sinirlenmiştim. Hızlıca kutuyu toplayıp notla birlikte içine tıkıştırıp eski yerine koydum. Kimden almıştı bu cesareti bu kadın!
Valizimden geceliğimi ve duştan sonra giyeceğim iç çamaşırı takımımı çıkarıp banyoya koydum. O sırada Onur gelmişti. Arkasından elindeki tepside iki Türk kahvesi olan kız görününce uzanıp kahveleri aldım. Onur terasa geçmişti. Elimdeki kahvelerle yanına ilerledim. Geldiğimi görünce kahvesini alıp ortadaki küçük sehpanın üzerine koyduktan sonra kalkıp içeri geçince ona baktım. Koltuğun üzerindeki ceketini alınca üşüdüğünü düşündüm. Yanıma gelip ceketi omuzlarıma bırakınca gülümsedim. Sinirim birkaç saniyeliğine de olsa geçmişti. Ama yani gerçekten terbiyesizliğin bir üst boyutuydu bu ya! Aklıma gelen şeyle Onur'a döndüm.
''Onur, açsana paketini ben merak ettim'' dediğimde kahvesinden bir yudum alan Onur fincanı geri koyup ayağa kalkıp hiç dokunmamış gibi bıraktığım paketi alıp karşımdaki yerine oturmuştu.
''Neden açmadın ben yokken sakladığım bir şey yok'' derken bana bakıyordu.
''Açmadım işte, senin sonuçta. Açsana'' dedim tekrardan. Cevap vermeden paketi kendine döndürüp içine elini attı bir yandan da bakıyordu. Birkaç saniye gözlerini kısıp paketin içine bakınca gözümü ayırmadan onu izledim. Büyük ihtimalle notu görmüştü. En sonunda çikolata paketini çıkarıp havaya kaldırıp gülümsedi.
''Bunu seveceksin'' dediğinde yaşadığım şaşkınlıkla zorla gülümsedim.
''Ee başka bir şey yok mu?'' dedim son bir umutla.. Notu okumuştu ama bana söylememişti..
''Hayır Ece anlamadım ki ne bekliyorsun?'' derken gülüyordu. Hayal kırıklığına uğramıştım.
Elindeki çikolata paketini açıp bir tanesini ağzına atınca suratımdaki iğrenme ifadesiyle ona baktım.
''Imm lezzetli, tadına bakmak ister misin?'' deyip bana uzatınca başımı olumsuz anlamda salladım.
''Hayır, midem bulandı. Duşa gireceğim'' deyip hızlıca kalkıp arkama bile bakmadan banyoya ilerledim. Buraya hiç gelmemeliydim..

Duştan çıktığımda üzerime kırmızı kareli şortlu pjama takımımı giyip saçlarımı da kurutup banyodan çıktım. Onur hala terasta oturuyordu. Suratına bile bakmadan telefonumu alıp yatağa geçtim. Terastan çıkmış odaya girmişti gülerek.
''Gülersin tabi..'' dedim sinirle içime içime.
''Bir şey mi dedin güzelim?''
''Güzelin batsın'' dediğinde ona dönmeden telefonuma bakmaya devam ettim. Birine sinirlendiğimde ona karşı olan tüm sevgim nefrete dönüşüyordu.
''Anlamadım?'' derken gömleğini çıkarmaya başlamıştı. Duşa girecekti büyük ihtimalle.
''Bir şey demedim'' dedim umursamazca.
''Ece neyin var?''
''Uykum'' dedim elimdeki telefonu yatağın kenarındaki rafa koyarken. Onur hala şaşkın şaşkın bana bakıyordu.
''İyi uykular..'' deyip yatıp gözlerimi kapattım. Sinirden uyuyabilecek miydim ki? Asla. Onur duşa girince tekrar aldım telefonu elime. Saate baktım 01.54
Neredeyse gece yarısı olacaktı. Onur yarın bu Rengin denen kadınla iletişime geçecek miydi? Gerçi numarası da yoktu ama Onur'un bulması birkaç dakikasını alırdı. Annemlerin uçaktan indiğini haber veren mesajı yanıtlayıp duşta suyun kesildiğini duyunca hızlıca telefonu geri koyup uyku moduna geçtim.
Onur birkaç dakika sonra duştan çıkmıştı. Odanın içinde bir şeyler yapıyordu ama gözlerim kapalı olduğu için göremiyordum. Onur'un bana doğru yaklaştığını hissetim. Sanırım o da uyuyacaktı. Uzanıp alnıma bir öpücük koyduğunda saçlarından şampuanının, boynundan kendine ait o erkeksi kokusunu alabilmiştim. Derin bir nefes almamak için kendimi tuttum.
Birkaç saniye sonra Onur geri çekildi ve adımlarından anladığım kadarıyla benden uzaklaşmasıyla odanın kapısı açılıp ardından kapanması bir oldu. Panikle gözlerimi açtım. Gitmişti.
Birkaç dakika orada öylece kaldım. Belkide geri gelmesini bekliyordum ama gelmeyecekti biliyordum. O kadar sakin bir şekilde kalktım ki yataktan, yavaşça ilerleyip terasta Onur'un oturduğu koltuğun üzerinde duran pakete doğru ilerledim. Elime alıp içine baktım. Çikolatalar içindeydi ama not yoktu.. Çikolata paketini sehpaya fırlatıp dış poşetini salladım belki içindedir de görememişdir diye ama yoktu..
Sadece hayal kırıklığı hissediyordum. Öfkem, sinirim, akşamdan beri olan mutluluğum her şey gitmişti. Her şey bu kadar mükemmel olamazdı zaten..
Elimdeki paketi yere bırakıp odaya döndüm. Daha fazla burada durmayacaktım. Valizimden siyah kazağımı ve siyah pantolonumu çıkarıp üzerimi değiştirdim. Çıkardıklarımla birlikte etrafta olan tüm eşyalarımı toplayıp valize tıkıştırdım. Ne hevesle hazırlamıştım şu valizi diye düşünürken ağlamadan edemedim. Hevesim, kalbim en önemlisi inancım kırılmıştı. Üzerime valizden çıkardığım gri kabanımı alıp odaya son bir kez bakıp çıktım. 

O GÜNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin