Ay

2.5K 72 41
                                        




Dedublüman - Çözemezsin

"Ben de kayboldun sandığım için seni arıyorum." diyen Emirhan'la yaslandığım yerden doğruldum. Kapıyı tamamen açan Enes'in arkasından sıyrılıp Emirhan'a doğru yaklaştım. Kahverengi gözleri, öfke torbasını patlatmış Ceren'e bakarken bir anda bana doğru kaydırınca kırgınlıklara parçalanmaya başladı.

"Ben de diyorum ki Enes abi yine Melek'i üzdüyse onu hemen bulmam lazım, gözünden bir damla yaş düşmeden önce. Ama Melek, Enes abiyle-" dedikten sonra dudaklarını birbirine bastırıp adem elmasını yavaş hareket ettirecek şekilde sertçe yutkundu. 

"Konuşuyorduk sadece Emirhan, yemin ederim." dediğimde dudağının seğirdiğine şahit olmuştum. Gözleri bana inanmıyormuş gibi kısılmıştı, aşağılayıcı bir ifade vardı gözlerinde. Lisede nasıl bakıyorsa öyle bakıyordu bana tam şu anda, yıllar olmuştu bu bakışıyla karşılaşmayalı.

"Erkek soyunma odası, pardon duşu konuşmak için ideal bir yer değil mi? İkinizin de üstü sırılsıklamken." deyince ağzımı açıp edecek tek bir kelime bulamamıştım. Gayet de haklıydı; sonunda Emirhan'a yakalanacağımızı tahmin etmemiştim, ikimiz de etmemiştik.

"Açıklama beklemiyorsan burada ne bekliyorsun Emirhan?" diyen Enes'le tekrardan öfkeyi gözlerine set olarak çekmişti. Kendisini kaybederek Ceren'e doğru yaklaşmaya başladığında önüne geçip karnına ellerimi koyunca ileri gitmeye programlanmış adımlarını durdurdu. Ne yaptığını yeni fark etmişçesine bana baktıktan sonra durdurduğum yerde kalmaya devam ederken elini göğsünün üzerindeki elime kapattı.

"Melek'ten uzak dur artık, rahat bırak onu." dediğinde Ceren gülerek gözlerini devirdi ve kafasını başka tarafa çevirdi.

"Sana soracaktım bunu da." dediğinde Emirhan'ın aldığı nefesler derinleşmişti, elimin altından inip kalkan göğsünü de hissedebiliyordum.

"Önemli olan Melek'in ne söylediği, git derse gitmek zorunda kalacaksın eninde sonunda." diye söylediğinde kafamı Emirhan'ın suratına doğru kaldırdım. Kitaplardaki başrol karakter gibiydi, bir kitap yazsam Emirhan'ı başrol yapardım. Karnındaki ellerimden birini tutup yüzümü Ceren'den tarafa döndürerek yanına doğru çekti. 'Uf ne kadar erkek testini' geçmeye çalışıyordu sanırım bugün ikisi de.

"Ne söylediğini unutma Emirhan." diyen Enes'le bakışları bana düşmüştü yine Emirhan'ın. Parmaklarını yırtan pürüzlüğe karşı yine de tenini duvara değdirmekten çekinmiyor gibi, bakışları sürekli beni buluyordu. Bugün bitebilecek miydi acaba, gerçekten merak ediyordum.

"Konuşuyorduk sonra çocuklar gelince duşa saklanmak zorunda kaldık." diyerek Emirhan'ın elimin üzerindeki elini uyarıcı bir hareket yaptım. Tepki vermeden sadece gözlerini tenimde dinlendiriyor gibi yüzümü süzüyordu, uzun süre gözlerimi gözleriyle yedi. Bakışlarından çaresizlik akarken altına tabak koymamı falan bekliyordu sanırım.

Boşta kalan elimi gözlerinin üzerine kapattığımda sesini çıkarmadan bana izin vermişti. Bir bana değişik geliyordu sanırım ikisinin tavırları, yüzüme senden nefret ediyorum diye bağırdığı o gün yine tenine dokunmuştum çünkü. 

"Bakma öyle." dediğimde göz kapaklarını kapatırken kirpikleri tenime değince içimi gıdıklamıştı, gözlerini kapatıp elime daha çok bastırdı göz kapaklarını. Enes'e dönmüştü bakışlarım, bana sorduğu Emirhan'ı seviyor musun sorusu gözlerimin önünde belirmişti hemen. Enes'ten başkasına aşık olmak istiyordum, keşke tam şu anda tüm duygularımı Emirhan'ı sevmeye ayarlayabilseydim.

"Sevmiyorsun ha." dedi Enes, gözlerini kısıp Emirhan'ın gözlerini kapatan elime bakarken. Ağzımı açmadım, "Sevmiyorsun." diye tekrardan mırıldanarak yanımdan tenime ok gibi saplanacak bir rüzgara sebebiyet vererek geçip gittiğinde omzunu omzuma değdirmemişti hiç. Elim kendiliğinden Emirhan'ın gözlerinin üzerinden düşerken Emirhan o elimi de gözlerini açtığı ilk anda düşmeden havada kapmıştı. İlk başta dolabın kapağı çarptırılmıştı, daha sonrasında da kapının çarpışıyla Enes'in buradan gittiğini anlamıştım.

Mahallem BuluttanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin