Güneş

2.7K 69 10
                                        




Özgün - Sadece Arkadaşız

2017, Kış Dönemi

"Şişirilmiş bir balonsun, birisi iyi üflemiş de patlamamışsın dedi sonra bana işte." dediğimde kraker yiyen Hilal, elinde tuttuğu krakeri iki parmağı arasında sıkarak kırdı.

"Ne dedin, ne dedin?" dediğinde başkasının dedikodusunu yapar gibi bir rahatlıkla önümdeki krakere uzanıp bir tane kraker aldım.

"Kızım ne işte; yetenekli değilmişim, bu konuda kandırılmışım. Aynen böyle söyledi."

Ağzımı büzüp taklit eder sesimle "Ne yazmıştın Melek; Dünya yırtılsa en çok yalanlar yağar, toprak en çok yaşanmışlıkları kusar. Bak bak en can alıcı noktası burası; Kemikler zehirlenmez, bedenden çıkan ruhlar olanları görür korkar mı? Bu ne be, hangi şairden çalıntı bu?" diyerek hocanın hareketleriyle birlikte Hilal'e anlatırken Emirhan bile kafasını kaldırmadan kısa bir süreliğine dudağının kenarını yukarı kıvırmıştı.

"Yazabiliyorsan sen daha iyisini yaz deseydin, önüne gelen edebiyatçı oluyor anasını satayım." diyen Sedef'e kafamı çevirirken taklit yaptığım suratımla kalakalmıştım. Yanında oturan Emirhan da kalemini elinde hızlıca çevirirken çözdüğü soruya odakladığı gözlerini bana çevirmişti. Göz temasını sevmediğini biliyordum, Sedef'e bakarken gözüm gözüne değince hemen çekememiştim sadece.

"Onunla mı uğraşacağım ya? Sadece bu yarışmaya girmek hakkımdı, Yasemin'i daha çok beğenmiş." diyerek kalktığım yerime oturdum. Beden dersiydi; ben ve Hilal aynı anda regl olduğumuz için sınıfta oturmaya karar vermiştik, Emirhan ve Sedef de sınıfın en çalışkan çocukları imajını çizdirmeyerek soru çözmek için kalmışlardı.

"Bir hocanın bir öğrenciye mobing uygulaması ne kadar doğru ya? Bu adamlar maaş alıyor bir de, haram olsun." diyen Hilal'e elimi boş ver dercesine salladım. Daha sonra tükürmek üzere her zaman böyle şeyleri sindirirdim, sonra da tükürmeyi unuturdum zaten. Önemli değildi.

"Her sene kendine kurban seçiyormuş manyak herif, geçen sene de Melek'in abisine neredeyse tüm sınavlardan yüz alıyorsun diye kendini zeki mi sanıyorsun diyormuş. Deli bir gün Enes ve Efe deneme sınavında neredeyse aynı sayıda yanlış yapınca siz zaten beraber çözmüşsünüz, bu da başarı mı diye bütün okula yaymış bunu." diyen Sedef, yerinden kalkıp yanımıza geldi, ön masamıza oturup arkasını döndü. Tüm dersi unutup Hilal'le konuştuğum konunun içine balıklama atlayarak konuşmayı dedikoduya çevirmişti. Onaylamıyormuş gibi yapmama rağmen kaç tane kraker yediğimi fark etmeden ağzımı krakerle doldurmuştum, Efe'nin her gece yaşadığı sinir krizlerini hatırlıyordum. En son babamın yakın arkadaşından psikolojik destek almıştı.

"Ay bizden uzak Allah'a yakın olsun." dediğinde "Sınıf hocamız balım." deyince tükürür gibi yapıp elindeki krakeri yandan yırtılmış paketin içine doğru fırlattı Sedef. Hareketine kahkaha atarken Emirhan'ın sinirli homurdanmalarıyla dikkatimi tekrardan ona verip ayağa kalkarak yanına gittim. İlk senemizdi, daha yeni yeni kaynaşıyorduk; Emirhanlar mahalleye yeni taşınmışlardı. Daha tanışalı çok olmamış olmasına rağmen Enes gibi benden çok haz etmezdi, benden haz eden tek karşı cinsim babamdı sanırım.

Yandan yandan ona doğru yaklaşıp çözdüğü soruya baktım, matematik problemi çözerken bile sayıların yazımının çirkinliğinden yüzümü buruşturmak zorunda kalmıştım. Sümerler bile taşa daha düzgün yazmışlardı. El yazısı korkunçtu ama zekiydi, ayrıca sadece zeki de değildi aynı zamanda eşek gibi de çalışıyordu. Babam 'Zeka seni iyi yerlere getirir ama hem zeki hem de çalışıyorsan kendine başarılıyım diyebilirsin.' derdi, Emirhan'a bakınca aklıma bu geliyordu.

Mahallem BuluttanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin