Candan Erçetin - Bahar
"Kırılsın ellerim neye yarıyor, gençliğim gidiyor tutamıyorum." diyen Hüseyinle gözlerimi devirip kafamı Hilal'in omzuna adeta bastırarak uyandırıldığım eski uykumu arıyordum. Hilal, gözüme giren güneş sebebiyle elini gözlerime kapatıp perdeyi çektikten sonra elini kaldırdı, soğuk teni tenime o kadar iyi gelmişti ki elini gözlerime geri koymamak için kendimle direnmiştim. Resmen hayallerimin erkeğiydi.
"Benimle evlensene kız Hilal?" dediğimde eline uzanırken Hilal'in tedirgin bakışları üzerimde dolanmıştı. Çocukluktan beri arkadaştık, hala daha yakın temaslarımda geriliyordu.
"Deme öyle deme; bunların ağzı sıkı değil akşama haber Melek, Hilal'e halka açık alanda evlenme teklifi etti diye gider." diyerek kafasını koltuğuna yasladı ve benim kafamı da koltuğa doğru eliyle bastırdı.
Uzun süreli kahkahalar atarken kendi kahkahalarımı bastırmaya çalışıyordum. Mahalle teyzeleri klasikti işte, homofobiklik oranı fazlaydı.
"Hüseyin kapat abim şu şarkıyı sabah sabah içimiz çıktı anasını satayım. Kim şunun playlistine Gülden Karaböcek soktu?" diyen Efe'yi kafamla desteklerken Hüseyin alınmış gibi dudaklarını büzüp telefonuna bağladığı kabloyu çarptırarak yere attı.
"Muazzez Ersoy daha iyi söylüyor, onu çalsaydın herkesin sesini keserdim Hüseyin." dedi Emre. Tekrardan kafa sallamıştım.
"Abla ne kafa sallıyorsun, sen ekledin ya playliste bunu geçen gün." dediğinde salladığım kafam boşlukta kalmıştı, herkesin sinirli bakışları bana dönerken yerime iyice sinip Hilal'in arkasına saklandım. Efe'nin kınayan bakışları hala üstümde dolaşıyordu, ona nah çekerek önümdeki koltuğun arkasını süzdüm.
"Ayrıca sen aç o zaman Efe abi." diyerek önüme hayvanvari bir şekilde oturunca koltuğuna tekme attım. Sabahtan beri uykumun ağzına tükürüyordu, ayılıp bayılmak hakkımdı bence. Biraz homurdansa da arkasını dönüp bir şey söylememişti, tam kafamı koymuş tekrardan uyumaya niyet edecek olmuştum ki Nergis, bir anda ayağa fırlayarak "Ben açayım mı şarkıyı?" dediğinde tüm otobüs ayağa kalktığı için giden otobüsün abartılı bir şekilde sallandığına şahit olmuştum.
"Aman aman Nergis, Japonca şarkı dinlemektense Gülden Karaböcek dinlerim." dedi Gürkan iki elini de havada Nergis'e dur yapar halde tutmuşken. Sanki özel güçleriyle Nergis'i durdurabilecekti, herkes de bugün ayrı ruh hastasıydı.
Yarı açık gözlerimle yanımdaki Hilal'in bile ayağa fırladığı olaya bakıp sonra tekrardan gözlerimi kapattım.
"Yargılamayın şu çocuğun playlistini artık." dedi Emirhan. Emirhan'ın sesini duyunca yüzümde anlamsız bir gülümseme oluşmuştu ama artık en azından bir yarım saat uyumak istiyordum.
Enes, ön koltuklardan gelen sesiyle "Şarkı açmayın da biraz uyuyalım." dediğinde gözlerimi açıp güneş yüzünden turunculaşmış perdeye baktım. O, öyle söyleyince bir anda uykum kaçmıştı.
Nergis oturunca Hilal telefonunu alıp yanımdan kalktı ve ön tarafa şoförün yanına müzik için telefonunu bağlamaya gitti. Sanki on saatlik yola gidiyorduk, müziksiz yapamamıştı kimse. Nergis, mızıldanarak yerine geçerken Emirhan; "Üzülme abim sen bunların tavırlarına." dediğinde ayağa kalkmış, Nergis'in koltuğuna doğru döndürmüştü bedenini. İçimde yükselen kıskançlık duygusuyla gözlerimi kısıp Emirhan'ın tüm ilgisini Nergis'e veren tavrına baktım. Emirhan, genel olarak iyi kalpliydi ama iyiyse bana iyilik yapsındı.
Gözlerimi büyültüp içimin söylediği şeyi görmezden gelmeye çalışırken Emirhan'ın rastgele çevirdiği bakışları bende durunca hemen kafamı tersi yöne çevirdim. Kafamı öyle kasmıştım ki mal gibi gözüküyordum şu anda dışarıdan yüksek olasılıkla.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mahallem Buluttan
RomanceAma ben, ilk pişimi ona yapmıştım; ilk onun yüzünden kolumu yakmıştım fakat o, hıçkıra hıçkıra ağladığım mutfakta sadece pişilere dikkat kesilip tüm tepsiyi odasında yemişti. İlk ona akrostiş şiir yazmıştım da o, şiiri hiç okumamış sadece N harfini...
