61. Çift çizgi

44 16 0
                                        

Kendimi seviyor muydum?

Beni seven insanlar olduğu aşinaydı, çünkü bunu kalbimin en derininden hissedebiliyordum.

Fakat kendimi sevdiğimi, kalbimin en derininden bile değil...neredeyse hiç hissedemiyordum.

Dış görünüş değil mesele, ben kendimi sevmiyordum.

Kendimi kontrol edemiyordum.

Siz kendinizi seviyor musunuz?

Veya kendinizi kontrol edebiliyor musunuz?

Ya da kendinize saygı duyuyor musunuz?

Aynanın karşısına geçip, "Geçmişimde yaşadıklarım ve gelecekte yaşayacaklarım önemli değil. Ben "an" da kalıyorum. Anı seviyorum. Anı yaşıyorum."
Diyor musunuz?

Peki siz "an"'ı önemsiyor musunuz?

~
(Bir süre sonra)

Yağmurlu bir eylül akşamındaydık.

Saatler gece 1'i gösteriyordu.

Ulaş dizimde uyuya kalmıştı ve diğerleri de uyumuş olmalıydı.

Salıncağı sallamayı durdurmuştum çünkü uyanmasını istemiyordum.

Çok güzel uyuyordu.

Gerçi her hali kusursuz...güzel...ve muhteşemdi.

Saçlarını yavaş yavaş okşuyordum.

Ara sıra da küçük küçük öpücükler bırakıyordum.

O yorgundu, belki de hepimizden çok yorgundu.

Her şeyin sebebi olmak yükünü bazen kaldıramıyordu.

Gerçi bana kalsa her şeyin sebebi o değildi.

Düşüncelerimi bölen Ulaş'ın mırıldanmaları oldu.

Ne dediği anlaşılmıyordu fakat kaşları bir an çatılmıştı.

Ufak ufak terlemeye başladığında titriyordu.

Rüya görüyordu.

"Ulaş." Yüzüne dokundum.

"Sadece rüya görüyorsun, uyan hadi."

Kaşlarını daha fazla çattığında ani bir refleks ile sıçrayarak uyandı.

Yattığı yerde dik bir pozisyona geldi.

"Rüyaydı." Dedim omzunu ovalarken.

"Mavi."
"Buradayım."
Gözleri kan çanağına dönmüştü.

Oturduğu yerden ayağa kalkıp içeri geçti.

Muhtemelen yüzünü yıkayacaktı.

Bende artık yavaş yavaş uykum geldiği için kalkıp odama doğru ilerledim.

Tam odama girecekken yan odadan bağırış sesleri duydum.

Yağmurun odasından geliyordu.

Yanında Serhat olmalıydı.

Ve kavga ediyorlardı.

Beni ilgilendirmediğini düşünüp kapımı açtığımda Yağmur odadan hızla çıktı, ağlıyordu.

Serhat peşinden gidiyordu, o sırada da merdivenden çıkan Ulaş ile karşılaştılar.

"Ulaş!" Dedi Yağmur ağlayan sesi ile.

Yavaşça yanlarına ilerledim.

Yağmur, Ulaş'a sarılmıştı ve Serhat da onları izliyordu.

"Ne oldu?" Dedi Ulaş,Yağmurun saçını okşarken.

Ölü Gibi Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin