Delirmiş gibiydim. Oradan oraya gidiyordum. Gördüğüm herkese Luna'yı soruyordum. Kimseden işime yarayacak bir cevap gelmiyordu. Kendi başına dışarı çıkmış olamazdı. Kızacağımı bilirdi. Odadan zorla alınmış olmalıydı. Peki nereye götürülmüştü??
Çocukluğumdan beri, heyecanlandığım ve korktuğum zaman zihnime doluşan bazı görüntüler var. Annem çok sert bir kadındı. Ufak bir hatamda dahi, canımı yakmaktan geri durmazdı. Genelde başımın arkasına vurarak yapardı bunu, şimdi bile başımın ellenmesinden hiç hoşlanmam. Kendi çocuğu değilmişim gibi davrandığı için uzun süre üvey miyim acaba diye düşünmüştüm. İşte şimdi yine, annemin o kızgınlık dolu bakışı ve vurmak için kaldırdığı eli gözümün önündeydi. Yine bir suçum yoktu. Olsa olsa, onun buraya gelmesini engelleyememekti ki, o da benim elimde değildi zaten... Luna, kafaya koymuş ve yapmıştı.
Luna... Neredesin... Ekip üyeleri de panik yapmıştı. Ellerinden gelenleri yapıyorlardı onu bulabilmek için. Kamo; yaşadıklarımıza, kaderimize, yöneticilere ve komutana küfürler yağdırıyordu. Komutan... Onun yanına bakmamıştım. Üçüncü kata çıktım. Hızla komutanın odasına doğru ilerledim. Kapısı açıktı. Tok sesi dışarıya kadar geliyordu. Biriyle konuşuyordu. Evet, Luna'ydı...
-"LUNA!" diye bağırdım.
Beni görünce mahçup bir ifadeyle oturduğu koltuktan ayağa kalktı. Sarılmak ister gibiydi ama tutuyordu kendini.
-"Eşinizi biraz misafir etmek istedim."
Senin sıfatını sikeyim göt herif!!!
-"Bir daha sakın bana bunu yaşatmayın! Eşimle konuşmak istediğiniz bir şey olursa, benim de haberim olsun. Üstelik onunla konuşmanız gereken bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Burada görev sebebiyle bulunuyoruz ve o, bu görevin bir üyesi değil!"
-"Kendinize ve sesinize hakim olun. Burası bir karargah ve siz şu an, bu karagahın en yetkili makamında bulunuyorsunuz."
KARARGAHININ DA... MAKAMININ DA...!
-"Gel Luna" dedim. "Konu her neyse, burada sonlandı. Merak ettiğiniz bir şey olursa bana sorarsınız."
Luna ayağa kalktı. Hiçbir şey demeden beni takip etti. Bir şey sormayacaktım. Bu sefer kendisinin anlatmasını bekleyecektim. Odaların olduğu kata indiğimizde küçük bir grup halinde bizi bekliyorlardı. Daha doğrusu beni... Luna'yı görünce çok sevindiler.
-"Aşıklar kavuştu!" diye bağırdı Kamo, büyük bir sevinçle... Sonra yüzümün halini görmüş olacak ki sustu ve ekiptekilere; 'Hadi herkes odalarına' anlamına gelen bir baş hareketi yaptı. Herkes odalarına çekildikten sonra, ben de bizim kapıyı kapattım. Konuşmasını bekliyordum.
-"Serbey..."
-"Evet..."
-"Komutan da bizim tarafta."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
5 ADA
FantasyZamanı ve mekanı belli olmayan bir hikayedesiniz. Ülkeler artık yaşanmaz halde, çözüm taşınılan adalar mı, yoksa durum orada da aynı mı? İnsan gittiği her yere aynı adaletsiz düzeni mi götürüyor? Peki ya bu şartlarda birbirini sevebilmek mümkün mü...
