Asi üzerine yeşil keten bir pantolon ve ip askılı krem bir bluz geçirmiş, saçlarını da yarım at kuyruğu yapmıştı. Ardından banyodaki aynanın karşısında nemlendiricisini sürdü ve eyelinerini çekmek için konsantre oldu. Asi'nin bu konsantre hali Alaz'ın yüzündeki sırıtış ile birlikte banyoya girip tam yanında durmasıyla beraber son bulmuştu. Zira sevgilisi uyandığından beri 32 diş sırıtıyordu ve bu hali Asi'nin kahkahalarla gülmekle, adamın yanaklarını mıncırmak arasında gidip gelmesine neden oluyordu.
"Gidiyor musun?" diye sordu Asi, Alaz sırıtarak saçlarına şekil verirken. Saat 9'a geliyordu ve genç kıza göre Alaz'ın işlerinin başına çoktan geçmesi gerekiyordu.
"Gidiyorum güzelim." diye bildirdi Alaz kafasını sallayarak kocaman sırıtmaya devam ettiğinde. Asi aynadan onun yansımasıyla göz göze gelmiş ve ardından kendisini tutamayıp gülmüştü.
"Ağzın yorulmadı mı?" diye sordu adama doğru dönerek. Alaz ise mümkünmüş gibi daha da fazla sırıtmıştı bu sorudan sonra. "Uyandığından beri diş macunu reklamlarından fırlamış gibisin aşkım."
"Çok mutluyum çünkü." dedi Alaz omuzlarını silkerek kızı yanıtladığında. Ela gözleri parıl parıl parıldarken, ona doğru bir adım atarak kollarını sevgiyle Asi'nin beline dolamıştı. "Yine beni dünyanın en mutlu adamı yaptın."
"Aynı zamanda en şapşal olanısın sevgilim." dedi Asi kıkırdayarak kollarını adamın boynuna dolarken. Bu hareketiyle birlikte birbirleriyle burun buruna gelmişlerdi. "Sanki ilk kez fotoğraf çekildik seninle."
"Ama daha önce böyle bir fotoğraf yüklememiştik hiç sosyal medyaya."
"Evet çünkü nazar değmesin istiyorum." dedi Asi alaycı bir tavırla sırıtarak adamın gözlerine bakarken. "Sonra kavga falan ederiz."
"Etmeyiz etmeyiz." dedi Alaz anında itiraz ederek. "Benim için sen ne dersen o. Bu yüzden de sen her gün paylaş fotoğraflarımızı. Korkma hiç."
"Gerçekten çok şapşalsın." dedi Asi gülerek, Alaz'ın dudaklarını öpmeden önce. Ardından geri çekilmiş ve 32 dişini göstermeye bir hayli meraklı olan sevgilisine gülümsemişti. "Hadi geç kalma daha fazla. İşinin başına dön."
"Tamam." dedi Alaz kafa sallayarak. "Birkaç saate görüşürüz o zaman."
"Görüşürüz."
Alaz şebek gibi sırıtarak Asi'ye el sallayıp banyodan çıktığında Asi onun bu hallerine kendisini tutamayıp gülmüş ve ardından rimelini sürmeye koyulmuştu. Bu sırada odaya geri dönen Alaz ise Hamuş'u bir anda kucağına alarak kedinin şaşkın gözlerle kendisine bakmasına neden oldu ve ardından kafasını mıncırdı.
"Gri Kafa, baban sosyal medyada çok havalı." dedi sırıtarak kedinin yeşil gözlerine bakarken. "Dün geceden beri herkes, her şeyi net bir şekilde gördü. Bu işi de en lehime olacak şekilde atlattık yani, senin anlayacağın."
Miyav miyav.
"Samet'in fanları arasında da çabucak yayılmıştır bu haber kesin. Fan grupları dedikoduları ışık hızından bile hızlı oluyor." dedi Alaz sırıtarak kediyi öptükten hemen sonra onu koltuğa bırakırken. "Ucuz yırttık neyse ki. Yoksa annenden habersiz magazincileri çağırıp, bizi yakalamışlar gibi haber yaptırmak zorunda kalacaktım mecburen."
Miyav miyav.
"Şş.." dedi Alaz panikle banyo tarafını hızlıca kontrol ederek. Ardından kediye doğru eğilmiş ve gözlerini belertmişti. "Bu son söylediğim aramızda kalsın bak. Sakın annene söyleme."
