Toras, uzunca bir yolu koştuktan sonra kayık ile Belin Denizi'nin içindeki Kayıp Diyarlar'a atmıştı kendisini. Kayığı ise Ölü Topraklar'da ki bir yabancıdan almıştı. Bu hikayeye kısaca değinelim şimdi.
Toras'ın koca ejderhanın peşinden koştuğu günlerden birinde, karşısına aniden uçsuz bucaksız deniz çıkmıştı. Gözleriyle ufuğu seyrederken bir kayıkçının kıyıya yaklaştığını fark etti. İlk başta şaşırdı. Malyen'in bu kadar batı tarafında, ölümün kol gezdiği yerlerde sivil bir insanın ne işi olabilirdi? Usulca adama yaklaştı ve: "Hey arkadaş!" diye seslendi. Kayıkçı sesin ilk başta nereden geldiğini kavrayamadığından sağa sola bakınmaya başladı. Toras yanına iyice yaklaşınca adam karşılaştığı durumu garipsedi. "Sen de kimsin? Nereden çıktın böyle?" diye sordu. Toras sakin tavrıyla: "Düşman değilim korkmayasın. Çok ötelerden geliyorum. Fersahlarca uzak yolların ötesinden, uzun dağların ardından, güneşin doğduğu yerden geliyorum. Zor durumdayım. Yardımına ihtiyacım var." dedi. Kayıkçı aniden kahkaha attı: "Korkmayayım mı? Sence ejderhaların yuvasının dibinde, tek başına yaşayan birisi korku nedir bilir mi yabancı?" dedi. Adamın alaycı tonu Toras'ı rahatsız etmişti. Yine de soğukkanlı olmalıydı. Karşısında Otonas'a giden yolun anahtarı duruyordu. Bu anahtarı sinirlenerek heba edemezdi. "Elbette, elbette bilmez..." diyip hafifçe sırıttı önce. "Lafı uzatmayayım ben o vakit. Şu önümüzde duran amansız denizi çok acil geçmem gerekli. Ve bunun için bana yardımcı olabilir misin?" dedi Toras. "Yani bir kayık istiyorsun, yanlış anlamadım değil mi yabancı?" diye sordu adam. "Evet!" dedi ve ekledi Toras: "Elimde avucumda hiç param yok. Yolculuğum aylardır sürüyor. Sıfırı tüketmiş durumdayım. Ama sana yurak diyarından getirdiğim kıymetli silahlardan verebilirim." Adam homurdandı: "Yurak diyarından getirebileceğin hiçbir şey benim işime yaramaz yabancı. Yine de sana yardımcı olabilirim belki. Tabii bir şartla!" dedi. Toras sabırsızlanmaya başlamıştı. "Nedir şartın?" diye sordu Triyanonlu. Kayıkçı: "Benimle gülle atma oyunu oyna. Eğer üç atışım sonunda benim en uzağa attığım gülleyi geçebilirsen sana kayıklarımdan birini verebilirim. Ama ben kazanırsam elinde avucunda ne varsa alırım." dedi. Toras teklifi kabul etti. Karşısındaki adam onun neredeyse yarı boyundaydı. Ayrıca Toras sıradan biri değildi. Ama kayıkçının bunu bilmemesi Toras'ın işine gelmişti.
Kayıkçı gemisinden altı adet gülle getirdi. Toras'a gülleleri nereye doğru atacaklarını işaret etti. Sonra ayağıyla kum üzerinde bir çizgi çekip: "Buradan atış yapacağız. Çizgiyi geçmek yok!" dedi. Toras başını öne doğru sallayarak anladığını gösterdi. Kayıkçı eline ilk gülleyi aldı. Derince içine nefesi doldurup fırlattı. Gülle 60 metre kadar öteye gitti. Sonra ikinciyi alıp fırlattı. Ama bu sefer ki ilki kadar başarılı olmamıştı. Yalnızca 40 metre kadar uzaklaşabildi. Kayıkçı son olarak üçüncü gülleyi de eline alıp uzaklara doğru gönderdi. Gülle 70 metre kadar ilerledi. Yani attıkları içinde en başarılı olan buydu. Sıra Toras' daydı. 70 metreyi geçebilmesi için üç şansı vardı. Triyanonlu gülleyi yerden kaldırdı. Elinin avuç kısmıyla iyice kavrayıp ileri doğru yolladı. Gülle öyle hızlı gitti ki kayıkçı şaşırıp kaldı. Sonuç ise hiç de sürpriz değildi. Toras daha ilk atışta yüz metreyi geçmeyi başarmıştı. Adam şaşkınlıkla Toras'ın yüzünü inceledi. Sonra ise verdiği söz gereği kayıklarından birini Toras'a verdi.
Toras, Gatvoreon'u takip ettiği günler boyunca o kadar az dinlenmişti ki onun yerinde normal biri olsa herhalde yorgunluktan bitap düşüp yere yığılırdı. Onu ayakta tutan ise Malyen'in değişimine duyduğu inancıydı. Toras, Ekselon zulmünün bitmesi için elinden geleni vermeye hazırdı. O yüzdendir ki dur durak nedir bilmiyordu. Koca ejderhanın peşinde, sonunu bilmediği bir hikayenin ardından ilerliyordu artık.
Ormanın içinde hızlı adımlarla yürürken aniden duraksadı. Yüzünde hafif bir gülümseme oluştu. Aklına Triyanonlu eski insanların dilden dile söyledikleri şu şiir gelmişti:
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ON HANEDAN
FantasyON HANEDAN On Hanedan, bir Türk fantastik kurgu romanı. Yerli yazarlarımızın ısrarla uzak durduğu bu tür, aslında okuyucuyu daima diğerlerine göre daha çok cezbetmiş ve merak uyandırmıştır. Kitap uyarlaması fantastik filmlerin aldığı ilgi ve teveccü...
