Ertesi gün Milano'nun havası iyiden iyiye soğumuş, beyaz benekler krem rengi şehrin üzerini örtmeye başlamıştı. Cehennemden açılan geçitlere yetişemeyen Milano birimlerine destek için farklı ülkelerden gönderilen birimlerin sayısı da oldukça artmış, şehir bir anda iblis avcılarıyla dolup taşmıştı.
Ezio'nun davetiyle Duomo di Milano'ya gelen Ekklesia Omres birimi, sıcak karşılamanın ardından katedralde kendilerine verilen misafir yatakhanesine yerleşmiş, bir saniye dahi vakit kaybetmeden kaçak geçitlere yönelmişlerdi.
Birimin alternatif tıp uzamanı ve Ezio'nun yakın arkadaşı Avril ise, Yura'yı incelemek için sabırsızlanmaktaydı. Sonunda Ezio oda kapısında belirince dakikalar önce hazırladığı not kağıtlarını ve kullanmayı planladığı karışımlarla dolu şişe taşıma kılıfını koluna asıp Ezio'nun peşinden yola koyuldu. Karanlık koridorları birer birer arkalarında bırakıp, Ekklesia Ankáthi'nin kadın üyeleri için ayrılmış yatakhaneye ulaştılar.
Elini kapıya uzatan Ezio, bir saniyelik duraksamanın ardından Avril'a döndü. "Yura, biraz çekingen ve fazlaca saygılı bir tip. Riley ise her zamanki Riley'den biraz farklı. Sana soracağı soruların geneli Yura merkezli olacaktır ve ona karşı aşırı korumacı." Alt dudağı kaygıyla seğirdi. "Onu idare etmeni rica etmem kabalık olur mu?"
Avril gülümsedi ve başını iki yana salladı. "Merak etme. Riley ile nasıl anlaşacağımı biliyorum."
Ezio başıyla onayladı ve önüne dönüp kapıyı iki kez tıklattı. Aralanan kapının ardında beliren ilk yüz Riley'ninkiydi.
"O lanet çeneni oynatırken kulaklarımın senin gibi duyduğunu unutma." Riley, Ezio'ya ters bir bakış atıp Avril'a döndü ve kapıyı biraz daha araladı. "Hoş geldin."
Avril'ın sırıtışı büyüdü ve aniden hareketlenip Riley'ye sarıldı. "Hiç değişmemişsin."
"Tabii ki değişmedi," dedi Ezio, hoşnutsuz bir ses tonuyla. "Bıraktığın günkü gibi gıcık ve gereksiz."
"Seni uyarıyorum," dedi Riley ve parmağını Ezio'ya doğrultup ekledi. "Bu yatakhaneye bir daha girmek istiyorsan kelimelerine dikkat et."
"Tamam, ikiniz de çok tatlısınız ama şu an hiç sırası değil." dedi Avril. Kollarını Riley'nin boynundan çözüp geri çekildi ve en uçtaki yatağın dibinde durmuş, bir yüzüne bir Riley'ye bakan Yura'yla göz göze geldi. Yüzündeki tuhaf ifadeyi çabucak toparlamadan önce kıskançlığın bariz izlerini yakalamıştı. Riley'nin yanından geçip Yura'ya yaklaştı ve elini uzattı. "Merhaba. Ekklesia Omres'den alternatif tıp uzmanı, Avril."
Yura, başını biraz eğip gülümsedi ve Avril'ın elini sıktı. "Yura."
"Şu sıralar pek ünlüsün, Yura. Bir uyuyanın avcıya dönüştürülmesi pek alışılmış bir şey değil."
Yura'nın kaşları bitişti ve Avril'a ne tepki vereceğini bilemedi. Gülümsemesini biraz daha vurgulamakla yetinmekten başka bir şey gelmedi aklına.
"Umarım tanışmamız güzel bir dostluğun başlangıcı olur." Avril, Yura'nın elini bıraktı ve oturması için yatağı işaret etti. Yura isteğini yerine getirirken, Riley ve Ezio'da yakınlarında durmuş, sessizce ikisini izliyordu. Koluna astığı kahverengi deri kılıfın ağzını açıp, içinden bir şişe çıkarttı ve Yura'ya uzattı. "Rica etsem-"
"İki gün üst üste mínithenin zararı olacağını düşünüyorum." diye Avril'ın sözünü kesti Riley. İç güdüsel bir adım atıp Yura ve Avril'ın dibinde bitivermişti.
Yura, Riley'nin ilgisinin farkındaydı ve tuhaf bir şekilde bundan rahatsız olmuyordu. Kendine itiraf etmeye niyeti olmasa da bu durumu içten içe sevdiğinin de bilincindeydi. Gözleri, Riley'ye temkinli bir bakış atan Avril'a döndü ve vereceği cevabı bekledi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
(KYS) Ekklesia Ankáthi (GxG)
Fantasy"Tanrı'nın kutsal ışığında parıldayanın yozlaşması an meselesidir. İblis, melek ya da insan; düşünen her varlığın en ilahi laneti, Tanrı'nın sunduğu üstün mevkiyi ve gücü, kendi iradesiyle dengede tutmaya çalışmaktır." Vatikan'a bağlı iblis melezi a...
