(IV)

102 21 17
                                        

Ekklesia Ankáthi'nin koruması altında, yer altında üç hafta geçiren öğrenciler arasında dışarıda yaşanan kargaşanın söylentileri dolaşmaktaydı. Ekklesia Ankáthi tüm gücüyle katedrali savunuyor, içeri isyancıların ya da başka Vatikan birimlerinin girişini önlüyordu. İlk haftanın sonunda Avril'ın ekibi Ekklesia Ombres ve başka birkaç iblis birimi de Aiden'ın ekibine destek için katedrale gelmişti.   

Ardına kadar açık kapıların iki metre uzağında, tam ortada duran Riley, yağmalanmış ve harabeye dönmüş Galleria Vittorio Emanuele II'nin içine yerleşmiş göstericilere dikkatle baktı. Geçen üç haftada sadece savunma yapmış, Katedralin çevresini ve bahçesini göstericilerden temizlemekle yetinmişlerdi. Aiden ve Yura'nın bu konuda kesin bir emri vardı; uyuyanlara hayati zarar vermek yasaktı. 

Avcı ceketinin cebinden çıkarttığı altın tabakadan sigara alan Riley, zippo tipi çakmağıyla ucunu tutuşturdu ve derin bir nefes aldı. Gözünü ara sıra katedrali ele geçirip kendi kaleleri yapmaya niyetlenen protestocu uyuyanlardan ayırmamakta kararlıydı. Aralarında konuştukları planları duymak ilk başlarda keyif vericiydi fakat artık bundan da sıkılmıştı. Sigarasından yeni bir nefes alıp yanaklarını şişirerek dumanı dışarı bıraktı. Pantolonunun cebinden telefonunu çıkartı ve kırık ekranın köşesine baktı. Nöbet değişim saatine sadece bir dakika kalmıştı. Gözleri kısıldı ve sayının değişeceği anı bekledi. 

Saat 20:00'ı gösterdiği an, Riley yerinden fırladı. Sigarasından hızlıca üç nefes alıp izmariti öne doğru fırlattı ve üzerine basıp geçti. Katedralin iç kısmına ulaştığı sıra, omuzuna attığı kuru kan kaplı çekiciyle gevşekçe yürüyen Vergil'ı gördü. 

Riley'i görünce şaşıran Vergil yavaşladı. "Sen buradaysan kapıda kim duruyor?"

Riley durdu ve kaşlarını bitiştirdi. Omuzunun üzerinden arkaya, hemen sonra da Vergıl'a baktı. "Senin durman gerekmiyor muydu?" 

Vergil ufak bir küfür mırıldanıp adımlarını hızlandırdı ve gözden kayboldu. 

Riley, omuzlarını esnetti ve istifini bozmadan zemin kata inen kapıya doğru ilerledi. Kapıyı açıp içeri girdi ve ufak bir geri tekmeyle kapattı. Merdivenleri ikişer üçer inip yatakhaneye ulaşan koridora döndü. Yatakhaneye girip içeriyi kontrol etti ama Yura, burada değildi. Avcı kıyafetlerini çıkartmaktan vazgeçip koridora geri döndü. Yura'yı özlemişti ve dört gündür neredeyse birbirlerini göremiyorlardı. Zihninde kısa bir bilgi yoklaması yaptı ve bugün Yura'nın öğrencilere ders vereceği günlerden olduğunu hatırladı. Topukları üzerinde yarım tur dönüp ardiyeye giden koridora yöneldi.

Öğrencilerin ders alabileceği bir alana dönüştürülen ardiyeye ulaştığında kapıyı açıp içeriye göz attı. Yura, burada da yoktu. Ona en yakında olan öğrenciye bakıp seslendi. "Hey, velet," küçük kız yüzüne şakınca bakınca ekledi: "Evet-evet sen." 

Yaklaşık onlu yaşlarında olan kız, Ekklesia birimleri hakkında anlatılan hikayeleri hatırlıyordu. Riley'nin yüzüne bakmasa da vücudunu ona çevirdi ve yere baktı. Avcı ona baktığını görürse bütün bedenini yerdi.

Riley, yüzünü buruşturdu. "Yura'yı gördün mü?" 

"Hamamda," dedi bir başka öğrenci. Yaş aralığı on beş ile yirmi arasında değişen gruptandı. "Savunma dersimiz bitince oraya gideceğini söylemişti." 

Riley, ardiyenin kapısını kapattı ve hamamın yolunu tuttu. 

 

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(KYS) Ekklesia Ankáthi (GxG)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin