Akan suyun sesine, kuş sesleri de karışmıştı. Etrafımda rengarenk çiçekler vardı. Çiçeklerin kokusunu içime çekmek için derin bir nefes aldım. Çimenlerin üstüne uzanmış, beni öpen Boran'ın saçlarını okşuyordum. Kalbim anın büyüsü ve heyecanıyla küt küt atıyordu. Kapalı gözlerimi açtığımda tepemde Berfe hanımı ve Berfin'i görmeyi beklemiyordum. Berfe hanım Boran'ın omzundan tutup onu benden uzaklaştırdı. Yattığım yerden doğrulup "Boran!" diye avazım çıktığı kadar bağırdım. Ama Boran beni duymamış ve Berfin'in elini tutup gitmişti.
Nefes nefese uyanmıştım. Ağzım kurumuştu. Yan tarafıma baktığımda boş olduğunu gördüm. Dışarıdan gelen seslere kulak kesildim. Ama sesler net değildi. Üzerimdeki örtüyü kenara atıp yataktan kalktım. Dolaptan elime ne geçerse aldım ve giydim. Bir hışımla odadan dışarı çıktım. Merdivenlerin başına geldiğimde Boran ve annesinin merdivenlerin sonunda durup konuştuğunu gördüm. "Anne böyle bir şey olmayacak!" diye sitem etti. "Oğlum ben seni düşünüyorum." Boran annesinin sözünü kesip "Neyi mi düşünüyorsun?" diye sordu. "Seninde bir çocuğun olsun istiyorum." dedi.
Daha fazla onların konuşmasına kulak misafiri olmadan aşağıya inmeye karar verdim. Boğazımı temizleyip onlara geldiğimi belli ettim. Boran'ın çatık kaşları beni görünce inmişti. Berfe hanım asık suratıyla bir şey demeden orayı terk etti. "Günaydın." dedim ve gülümsedim. "Günaydın, seninle bir şey konuşmamız gerekiyor." dedi. Beraber oturma odasına girmiştik. Berfe hanım her zaman oturduğu yerde oturuyordu. Boran boğazını temizleyip bana baktı. "Rojin ben çocuğum olsun istiyorum." dedi. Duyduğum şeyle kaşlarımı çatıp "Nasıl olacak?" diye sordum. "Tedavi olacağız." dedi. Bunu duyan annesi ben daha bir şey söyleyemeden araya girdi.
"Ne demek tedavi olacaksınız? Sen iste Berfin sana on tane çocuk yapar." dedi. Boran başını annesine çevirip "Ben on tane çocuk falan istemiyorum." dedi. Berfe hanım ayağa kalkıp bizim yanımıza geldi. "Oğlum sen beni dinle. Berfin'i al. Bir bebeğiniz olsun. Bebeğe de Rojin baksın." dedi. Boran sesli şekilde nefesini verip "Böyle bir şey olmayacak." dedi. "Sana analık hakkımı helal etmiyorum." diyen Berfe hanıma bakmıştım. "Anne böyle yapma! Böyle söyleme!" diye sitem eden Boran burnundan soluyordu. "Ben diyeceğimi dedim." diyen Berfe hanım odadan çıktı.
Beynim uyuşmuş gibi hareket edemiyordum. Gözlerim yeniden dolmaya başlamıştı. Boran'ın öfke dolu suratına baktım. "Boran şimdi ne yapacağız?" diye sordum. Boran nefesini verip yutkundu. "Bilmiyorum. Artık ne yapacağımı? Ne diyeceğimi bilmiyorum?" dedi ve çıkıp gitti. Aslında onun içinde zor bir durumdu. Biri bacaklarımdan tutup çekmiş gibi olduğum yere çöküp kaldım. Göz yaşlarım yanaklarımdan dökülmeye başlamıştı. Yanağımda ıslak izler bırakıp giden göz yaşım elbisemin kumaşını ıslatıyordu.
***
"Gel geç otur kızım." diyen Berfe hanımı ve yanındaki Berfin'i bir kaşık suda boğmak isterdim. Berfin yüzündeki sırıtışla, onun gösterdiği yere resmen kurulmuştu. "Beni istemeye ne zaman geleceksiniz?" diye sordu. O an başımdan aşağı biri bir kova soğuk su dökmüş gibi bedenim titredi. Hiç vakit kaybetmeden Berfe hanım Berfin'i yine eve getirmişti. Berfin'de utanmadan yüzü bile kızarmadan gelmiş ve karşımda oturmuştu. Serhat ağa boğazını temizleyip "İşlerimizi halledelim sonra bakalım." dedi. Boran oturduğu yerden ayağa kalktı. "Baba ben Berfin'i istemiyorum." dedi. Berfin'in yüzü bu sözlerle düşmüştü. "Ne demek istemiyorum? Berfin kızım bana erkek torun verecek." diyen Berfe hanım Serhat ağanın konuşmasına bile fırsat vermemişti.
"Boran gel seninle konuşalım." diyen ve ayağa kalkıp odadan çıkan Serhat ağanın arkasından giden Boran'a baktım. Ardından bakışlarımı varlığına bile tahammül edemediğim Berfin'e çevirdim. Kumral saç tutamını parmağına dolayıp oynuyordu. O saçlarını yolmak o kadar çok isterdim ki.. "Acaba ne konuşacaklar?" diye sorup arkasına yaslandı. "Senin buradan defolup gitmeni konuşacaklar." dedim. Berfin çatık kaşlarla suratıma bakıp tam ağzını açıp konuşacağı sırada Berfe hanım araya girdi. "Rojin misafirle böyle konuşma!" diyerek hafiften sitem etti. Oturduğum yerden ayağa kalktım. "O misafir falan değil. Hem hangi misafir evli adama göz koyar!" diye sitem bende sitem ettim.
"Ben göz koymadım. Ben zaten Boran'ı seviyordum." dedi. İçimdeki volkan bir bomba gibi patlamıştı. Bir hışımla ayağa kalkıp, Berfin'in saçına yapıştım. "Defol git, pis sürtük!" diye bağırdım ve saçını yolmaya başladım. "Rojin ne yapıyorsun?" diyen Berfe hanımı bile duymuyordum. "Ne yapıyorsun ya delirdin mi!" diye feryat eden ve ellerimin arasındaki saçlarını kurtarmaya çalışan Berfin sonunda çığlık atmaya başlamıştı. "Rojin ne oluyor burada?" diye soran ve kollarımdan tutup beni uzaklaştıran Boran'ın göğsü sırtıma değmişti. "Senin bu karın delirmiş." diyen ve göz makyajı akan Berfin'e bakıp "Evet onun bir karısı var. İkincisine gerek yok." dedim.
Serhat ağa odaya girip hepimize tek tek bakıp sonunda Berfin'e döndü. "Berfin kızım haftaya gelip seni isteyeceğiz." dedi. Serhat ağanın sesi beynimde resmen yankı yapmıştı. Şok olmuş bir şekilde ona baktım. "Berfe sende hazırlıklara başla." dedi ve odadan çıktı. Kollarımdaki Boran'ın elleri gevşemişti. Berfe hanım ve Berfin yüzlerindeki mutlulukla odadan çıkmışlardı. Gözlerimdeki öfkeyle Boran'a döndüm. "Baban ne diyor?" diye sordum. Boran hüzünlü gözlerle bana bakıyordu. "Üzgünüm." diye bilmişti. "Seni ikna ettiler. El birliğiyle seni Berfin'le evlendirecekler." dedim ve hıçkırdım. Gözlerim yine dolmuştu. Odadan çıktım ve merdivenlerden yukarı çıkıp odama girdim.
Boran, anne ve babasına karşı gelmemişti. Acaba babası ona ne demişti de Berfin'le evlenmeye ikna olmuştu. Yüz üstü kendimi yatağa atıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Odanın kapısı açılıp kapanmıştı. "Gülüm yapma böyle." diyen Boran yatağa oturmuştu. Başımı kaldırıp ona baktım. "Ne yapmayayım! Kocam başkasını istemeye gidecek!" diye haykırdım ve başımı tekrar yastığa gömdüm. Boran'ın elleri saçlarımın üstünde dolaşıyordu. "Özür dilerim." diye fısıldamıştı. Burnumu çekip kafamı kaldırdım. "Boran ben seni başka bir kadınla paylaşamam." dedim.
Boran yutkununca adem elması hareket etmişti. Göz yaşlarımı silip yatakta oturdum. Boran elini çeneme koyup gözlerimin içine baktı. "Sana söz veriyorum. Onu hiç bir zaman sevmeyeceğim." dedi. Ardından dudaklarıyla dudaklarımı kapattı. Onu kendimden uzaklaştırıp inanmayan gözlerle ona baktım. Biliyordum ki Berfin bir yılan gibi ona sokulacaktı. "Yalnız kalmak istiyorum." dedim ve kendimi tekrar yastığıma gömdüm. Boran yataktan kalkıp biraz beklemişti. Gözlerindeki ifadeyi anlamak zordu. Daha sonra nefesini verip odadan çıktı. Ben yine hıçkırıklarla ağlamaya devam ettim. Ben ne zaman tam anlamıyla mutlu olacaktım işte onu hiç bilmiyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BERDEL
Romance(KİTABI DÜZENLEMEYE ALDIM) {Önemli bir duyuru paylaşmak istiyorum. Kitabım yetişkinler içindir. 18 yaşın altındakilere önermiyoruz..} Sevgili dostlar.. BERDEL Hikayesi herkesin yazdığı gibi bir hikaye değil. Yarısı gerçek hayattan uyarlandı. [Yoru...
