Aynadan göz yaşları içinde kendime bakıyordum. Bu giydiğim gelinlik değil kefendi. Avazım çıktığı kadar bağırmak, haykırmak istedim. Ama biliyordum ki kimse beni duymayacak, duyanlar da kulaklarını tıkayacaktı. Dışarıdan korna sesleri gelince pencereye gidip perdeyi hafif araladım. Bedenim titrerken ayaklarım beni zar zor ayakta tutuyordu. Gözlerimden akan yaş değil kandı.
Boran ağa gelin arabasından çıktı ve bahçe kapısından içeriye girdi. Üzerinde siyah bir takım elbise vardı. Gözlerim yanmaya başlamıştı. Parmaklarımın ucuyla göz yaşımı sildim.
Arkamdaki kapı açıldığında arkamı döndüm. Abim elindeki kırmızı kurdeleyle kapının orada duruyordu. Burnumu çekip başka yere baktım. Abim yavaş adımlarla yanıma geldi. "Beni affet, böyle olmasını istemezdim." dedi. Hiç bir şey demedim ve ağzımı sımsıkı kapattım. Onunda gözlerinden yaş aktığını gördüm. Kimin için ağlıyordu? Benim başımı yaktığı için mi? Yoksa böyle olmasını istemediği için mi? Kırmızı kurdele belime dolanırken sanki o kurdeleyi belime değil boynuma doluyordu.
Zılgıt sesleri odamın duvarlarına çarpıyordu. Ben ve annem hariç odadaki herkes mutluydu. Anneme sarıldım. Sımsıkı sarılıp kokusunu içime çektim. Kim bilir onu ne zaman görecektim. "Anne ben gidiyorum. Rojinin gidiyor. Kuşun yuvadan uçuyor." dedim. Annem göz yaşları içinde "Rojinim kınalı kuzum. İnşallah gittiğin yerde sana değer verirler." dedi ve kollarını sımsıkı bana sardı. İkimizde hıçkıra hıçkıra ağlıyorduk. Orada bulunanlar bizi ayırmıştı.
Babam gelip elini öpmem için bana uzattı. Önce eline sonra başımı kaldırıp ona baktım. Elini tutup istemeye istemeye öpmek zorunda kaldım. Sırf oradaki insanlara rezil olmasın diye elini öptüm. Abim koluma girdi ve beni evden çıkardı. Ardından beni Boran ağaya teslim etti. Celladına giden bir kurban gibiydim. Boran ağanın yüzüne baktığımda yüzündeki tebessümle bana baktığını gördüm. Boran ağa bana kolunu uzatınca uzattığı koluna girdim ve bahçe kapısından çıktım.
Arkamı son bir kez dönüp baktım. Annem kapı eşiğinde durmuş ağlıyordu. Gözümden bir kaç gözyaşı düştü. İçimden 'Annem ağlama dayanamam. Zaten bu durum benim için çok zor. Bir de senin için üzülmeyeyim.' dedim. Başıma kırmızı bir örtü örtmüşlerdi. Gelin arabasına binmiş ve yola çıkmıştık. Benim için gelin arabası değil cenaze arabasıydı. Benim şimdi bu arabada Boran ağa yerine Azad'la olmam lazımdı. Elimin üstünde elini hissettim. Parmakları elimi sarıp hafiften sıktı. Kırmızı örtünün arkasından ona baktım. Bana değil önündeki yola bakıyordu.
Elimi, elinin arasından hışımla çektim. Onunla asla mutlu olmayacağıma kendi kendime söz verdim. Ona asla bu kalbimi açmayacaktım. Arkasına yaslandı ve nefesini sesli bir şekilde verdi. Onun varlığı beni şuan çok rahatsız ediyordu. Düğün evine gelince Boran ağa arabadan indi ve elini bana uzattı. Uzattığı elini tutmadan arabadan indim. Kolumu tutup biraz sıkmıştı. "Böyle yapmaya devam edersen hiç iyi şeyler olmaz." dedi.
"Zaten iyi olan bir şey yok." dedim ve elinin arasındaki kolumu ondan kurtardım. Göz yaşlarım hiç durmadan akıyordu. Bizim için dışarıya masa ve sandalye koymuşlardı. Abimler gelip Rojda'yı alıp götürmüştü. Onlara bir kez olsun dönüp bakmadım. Onlar gülerken ben ise ağlıyordum. Annemin o kapının eşiğinde ki görüntüsü gözlerimin önüne geldi. Herkesin yüzü gülerken benim içim kan ağlıyordu. Ben Boran ağanın varlığına tahammül edemezken onunla nasıl aynı yatağı paylaşacaktım. Berfe hanım yanımıza gelmişti. "Hadi Boran, gelin kızımızı içeri odaya götür." dedi.
Boran ayağa kalkınca istemeyek bende ayağa kalktım. Boran ağa önde ben arkada eve girdik. Ev çok büyüktü ve iki katlıydı. Alt katta mutfak, iki oturma odası ve bir çalışma odası vardı. Yukarıda yatak odaları vardı. Merdivenlerden yukarıya çıkmaya başladık. Gözlerimi Boran ağanın ensesine diktim. Damat traşı olduğu belli oluyordu. Acaba beni sevecek miydi? Şuan kendi isteğiyle mi yoksa ailesinin zoruyla mı benimle evlenmişti? Odanın kapısına gelince bacaklarım titremeye başladı. Kalbim göğüs kafesinin içinde adeta çırpınıyordu. Nefesimi verdim ve açtığı kapıdan içeri girdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BERDEL
Romance(KİTABI DÜZENLEMEYE ALDIM) {Önemli bir duyuru paylaşmak istiyorum. Kitabım yetişkinler içindir. 18 yaşın altındakilere önermiyoruz..} Sevgili dostlar.. BERDEL Hikayesi herkesin yazdığı gibi bir hikaye değil. Yarısı gerçek hayattan uyarlandı. [Yoru...
