Bölüm 59

1.8K 43 3
                                        

Hayatımda hiç sinemaya gitmemiş, kapısının önünden bile geçmemiştim. Babam abimin sinemaya gitmesine sesini çıkarmıyor ama benim gitmeme müsaade etmiyordu. Bir gün hazırlanıp arkadaşlarımla gideceğim zaman babam görmüş ve çok kızmıştı. Babamın benim sosyalleşmemi istemediği kesindi..

Boran'ın beğenip bana aldığı hardal sarısı elbiseyi giyip belime de siyah bir kemer taktım. Siyah bir şalı da başıma takmıştım. Siyah topuklu ayakkabılarımı giyip onlarla uyumlu aynı renk çantamı omuza astım ve odadan çıktım. Merdivenlerden inip hazırlanmış ve beni bekleyen Boran'ın yanına gittim. "Her zaman ki gibi çok güzelsin." diyen ve elimin üstüne öpücük kondurun Boran'a gülümsedim. "Buyurun bayanlar önden." demiş ve bana yol vermişti.

Arabaya binmiş ve yola çıkmıştık. İçimdeki heyecanı anlatmaya kelimeler yetmezdi. "Önce bir şeyler yiyelim." diyen Boran'a bakıp "Çok iyi fikir karnımda acıkmıştı." dedim. Yarım saat içinde bir cafeye gelmiştik. Arabadan inip cafeye girmiştik. Boş olan bir masaya geçip oturduk. "Ne yemek istersin?" sorusuyla başımı kaldırıp ona baktım. "Pizza yemek istiyorum." dedim. "Tamam." demiş ve gelen garsona "Bize iki tane orta boy pizza, içecek olarakta kola." demişti.

***

Buram buram kokan pizza karnımın daha çok acıkmasına sebep olmuştu. Pizza dilimini elime alıp büyük bir iştahla yemeye başlamıştım. Ağzımın içinde o enfes tadını hissetmek bile beni kendimden geçiriyordu. "Sana bakan tok bir insan bile acıkır." demişti. "Neden ki?" diye sordum. "Pizzayı büyük bir aşkla yiyorsun." dedi. "Ama ne yapayım çok güzel." dedim. "Sen böyle yemeye devam edersen yakında kapılardan geçemezsin." dediği zaman elimdeki dilimi tabağa koydum. Bu sözleri nedense ağrıma gitmişti.

Gözlerim dolu bir şekilde masadan kalkıp lavaboların olduğu tarafa gittim. "Rojin sadece şaka yapıyordum." diyen ve arkamdan gelen Boran'a dönüp bakmadım. Bir kaç göz yaşı yanağımdan akmıştı. Kolumdan tutmuş ve beni durdurmuştu. "Özür dilerim, kızacağını hiç tahmin etmemiştim." dedi. Gözlerimi silip ona baktım. "Beni artık beğenmiyorsun." dedim. "Gülüm sadece küçük bir şaka yaptım. Böyle bir tepki vermene gerek yoktu ki?" dediği zaman "Küçük bir şaka öyle mi! İnsanın onurunu kıracak şaka ne zamandan beri küçük bir şaka oldu!" diye sitem ettim.

Orada bulunan herkes dönüp bize bakmıştı. "Bazı şeyleri çok abartıyorsun." dediği zaman öfkeyle ona baktım. "Her şeye gülüp geçen birini bul o zaman!" diye sitem ettim ve cafeden çıktım.

Arabanın yanına gelince göz yaşlarım istemsizce akmaya başlamıştı. Gözlerimi karnıma çevirmiştim. Doğum kilolarım bana resmen şuan sırıtıyordu. Boran'da cafeden çıkmış, arabanın yanına gelmişti. "Eşeklik ettim özür dilerim." diyen ve bana sarılan Boran'ın kollarının arasından çıkmıştım. "Bir şaka yaptığın zaman ucu nereye dokunacak düşün." dedim.

Arabanın kapısını açınca hiç konuşmadan arabaya binmiştim. Boran'da arabaya binmiş ve arabayı çalıştırmıştı. "Beni eve götür." dediğim zaman "Sinemaya gitmeyecek miyiz?" diye sordu. "Sen insanda heves mi bıraktın." dedim. Boran eve dönmek yerine sinemanın yoluna sapmıştı. "Tek başına gider filmini izlersin." dedim. Hiç bir şey dememiş ve sürmeye devam etmişti.

Araba sinemanın önünde durunca "Hadi in." dedi. "Sen git ben gelmiyorum." dedim. "İyi sen bilirsin." demiş ve arabadan inmişti. Ben o gitti sanırken benim tarafımdaki kapı açılmıştı. "Bunu sen istedin." dediği zaman neden böyle dediğini anlamamıştım. Bir anda kendimi onun omzunda buldum. "Boran ne yapıyorsun?" dedim. Resmen şuan onun omzunda sallanıyordum. "Bırak beni ya ne yapıyorsun!" diye sitem ettim. Herkes bana bakınca açıkcası utanmıştım.

"Ya herkes bize bakıyor beni hemen indir." dedim. "Kim bakarsa baksın umurumda değil." demiş ve yürümeye devam etmişti. "Tamam beni yere bırak geleceğim." dediğim zaman beni yere indirmişti. Yüzümdeki öfkeyle onun sırıtan yüzüne bakıyordum.

Sinema salonuna girip gişenin önüne gelmiştik. Romantik komedi tarzında yabancı bir filme iki bilet aldık. "Patlamış mısır da alalım mı?" diye sormuştu. "Sen kendine al ben yersem belki kilo alırım." dedim. Boran orada bulunan standtan mısır ve kola almıştı. Sinema salonuna girdik ve koltuğumuzu bulup oturduk. Film başlayınca büyük bir heyecanla filmi izlemeye odaklanmıştım.

Filme kendimi o kadar çok kaptırmıştım ki Boran'ın bana yedirdiği mısırların farkında bile değildim. "Şuna bak sana adam ne yapıyor." deyip kahkaha atmıştım. "Asıl sen şu kadının yaptığına bak resmen adamla kafa buluyor." demiş ve kahkaha atmıştı.

***

Arabanın içinde, filmdeki komik sahneleri anlatıp kahkaha atmaya devam etmiştik. Aklıma beni kızdırdığı an gelince yeniden suratımı astım. "Halen daha bana kızgın mısın?" diye sordu. "Evet." dedim ve arkama yaslandım.

Araba evin önüne park edince arabadan indim. Boran elindeki anahtarla kapıyı açınca eve girmiştik. Elimdeki çantayı vestiyere koyup ayağımdaki topukluları çıkardım. Boran mutfağa gidince bende yukarı çıkmıştım. Can'ın odasına girip yavaş adımlarla beşiğinin yanına gittim. Elimi uzatıp mışıl mışıl uyuyan oğlumun yanağını sevmiştim. Boran'da yanıma gelip Can'ın yanağına öpücük kondurmuştu. "Hadi çıkalım rahat rahat uyusun." dedi ve elini koluma koydu. Beraber odadan çıkıp kendi odamıza girmiştik.

Belimdeki kemeri çıkarıp çekmeceye koydum. Ardından elbiseyi çıkarmak için fermuarına uzanmaya çalıştım ama bir türlü beceremedim. Boran arkama geçip önce başımdaki şalı çıkarmış sonra elbisenin fermuarını açmıştı. Elbiseyi çıkarıp yatağın köşesine koymuştum. Artık onun yanında iç çamaşırlarımla durmaya utanmıyordum. Hatta bazen birbirimizin yanında çıplak bile kalıyorduk. "Dün ki geceliği giysene sana çok yakışmıştı." diyen ve üzerindeki kıyafetleri çıkaran Boran'a baktım. "Ben uyuyacağım sana iyi geceler." dedim ve yatağa doğru gittim.

Yatağa girip onun tarafına arkamı dönmüştüm. Boran'da ışığı kapatmış ve yatağa girmişti. Nefesini boynumda hissediyordum. Ellerini belime sarıp beni kendine çekti. "Boran bırak beni uyuyacağım." dedim. "Ama benim uykum yok." demişti. "O senin sorunun." dedim. Dudakları çıplak olan omzumu öpünce irkilmiştim. "Benim çok uykum var." dedim. Kollarının arasından çıkıp yatağın köşesine gittim. Aslında uykum falan yoktu. Ona kızgınlığımda geçmişti ama onunla uğraşmak hoşuma gidiyordu.

"Yapma bunu bana seni çok özledim." demiş ve bana yaklaşmıştı. "Artık kaçacak yerin kalmadı." dedi. Dudakları omuzlarıma, kollarıma ve boynuma öpücükler bırakıyordu. Sırtım yatağa gelince gözlerimi kapatmıştım. Dudaklarımı öpmeye başlamıştı. Alt tarafım alev almış gibi yanıyordu. Ellerimi ensesine koyup saçlarını okşamaya başladım. Nefes almadan öpüşmeye başlamıştık. Elleri yüzümü ve saçlarımı okşuyordu.

Dudaklarımız ayrılınca ikimizde nefes nefese kalmıştık. Boran üstümüzdeki örtüyü kenara atmıştı. Ardından üzerimdeki iç çamaşırlarını çıkardı. Daha sonra boxerini çıkarıp yere benim iç çamaşırlarımın yanına atmıştı. Dudakları tekrar her yerimi öpmeye başladı. Öptüğü yerler alev almış gibi yanıyor, kavruluyordu. Bacaklarımı nazik bir şekilde açıp alev alev yanan bacak arama girmişti. "Çok sıcaksın, böyle olman çok hoşuma gidiyor." dedi. Odada ki tek ses zevkten dolayı inleme ve nefes seslerimizdi.

BERDELBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin