Bölüm 6

18K 272 20
                                        

Arabanın camına yağmur damlaları vuruyor ardında izler bırakıyordu. Arabanın silecekleri yağmur damlalarını kovalıyor gibi camın üzerinden geçiyordu. İçeride hafif bir müzik sesi vardı. Bakışlarımı ona çevirdim ve onu izlemeye başladım.

Elleri direksiyonun üstünde adeta dans ediyordu. Parmaklarını hafif ritimlerle elinin altındaki direksiyona vuruyordu. Bakışlarımı yüzüne çevirdim. Benim yerimde başka bir kız olsa ona çoktan aşık olmuştu.

Burnu şekilliydi ve yüzüne tam oturmuştu. Yanaklarında gamzeleri vardı. O çukurlara parmaklarımla dokunmak isterdim. Dudağını yalayıp nefesini vermişti. Gözlerim dudaklarında takılı kaldı. "Bana böyle hayran bir şekilde bakman hoşuma gitti." sesiyle gözlerimi gözlerine çevirdim. "Ben sana bakmıyordum." dedim ve başımı cama çevirdim. "O zaman kime bakıyordun? Burada bizden başka kimse yok." dedi. "Senin tarafındaki agaçlara bakıyordum." dedim. Bir şey demedi ama yüzünde hafif bir tebessüm belirdi.

Araba go kart pistinin oraya gelince arabayı durdurdu. Gözlerimi kocaman açtım ve ona başımı çevirdim. "Buraya neden geldik?" diye sordum. "Hadi inelim." dedi ve arabadan indi. Bende arabadan indim ve onun peşinden gittim. Kolundan tutup bana dönmesini sağladım. "Burada ne yapacağız?" diye sordum. Tek kaşını kaldırdı ve gözlerimin içine baktı. "Herkes ne yapıyorsa bizde onu yapacağız." dedi. Kolu elimin arasından çıkmıştı. Boran giderken arkasından bakakaldım.

"Hadi Rojin geliyor musun?" diye sordu. Etrafıma baktığım da yağmurun hafiften ciselendiğini gördüm. "Bu hava da buna binilmez ki." dedim ve ona doğru yürüdüm. Beraber go karta binmek isteyenlerin durduğu yere gittik. Boran gitti ve az ilerideki görevliyle konuşup geri geldi. "Go karta binmeye hazır mısın?" diye sordu. Hazır değildim ve korkuyordum. Çünkü daha önce hiç buna binmemiştim. Görevli gelip ne yapacağımızı anlatmaya başladı. Boran bana bakıp "Yarış için iddiaya girelim mi?" diye sordu.

Aslında iyi fikirdi ona istediğim her şeyi yaptırabilirdim. "Tamam olur." dedim. "Eğer ben kazanırsam istediğimi yapacaksın. Eğer sen kazanırsan ben senin dediğini yapacağım." dedi. "Tamam." dedim ve orada bulunan boş bir arabaya gidip bindim. Boran'da yan tarafımdaki diğer araca bindi. Başlama düdüğünü duyunca vakit kaybetmeden gaza bastım. Boran beni geçmişti ama ben yine de pes etmedim. Bu sefer onu ben geçtim. Kalbim küt küt atmaya başlamıştı. Bitiş çizgisi çok yakınımdaydı ama bu sefer o beni geçti.

Aracı durdurup kesilen nefesimi düzene sokmaya çalıştım. Adrenalin vücudumu sanki esir almıştı. Her yerim titriyor, kalbim deliler gibi atıyordu. Titreyen ellerimle başımdaki kaskı çıkardım. Boran'da başındaki kaskı çıkardı ve aracından inip yanıma geldi "Rojin iyi misin?" diye sordu. "Hayır iyi değilim. Bacaklarım tutmuyor, ayağa kalkamıyorum." diye bildim.

Beni kucağına alınca büyük bir şaşkınlık yaşadım. "Beni düşüreceksin." dedim ve düşmemek için elimi boynuna sardım. İnip kalkan göğsü, sırtımdan ve bacaklarımdan tutan kolları, heyecan yapmama neden oluyordu. Arabanın yanına gelince beni arabanın koltuğuna oturttu ve kapıyı kapattı. Arabanın ön tarafından dolaştı ve direksiyonun başına geçti. Emniyet kemerini takarken "Şimdi biraz daha iyi misin?" diye sordu. Nefesimi verip başımı salladım. Arabayı çalıştırınca yola çıkmıştık.

Bana kısa bir bakış atıp "Çok heyecanlandın sanırım." dedi. "Ben böyle bir yere daha önce hiç gelmedim." dedim. Arkama yaslandım ve başımı yan tarafımda ki cama çevirdim. Agaçlar ve ışıklar hızla geçip arkalarda kalıyordu. Kırmızı ışıkta durmuştuk. "Sen hiç evden çıkmıyorsun sanırım." dedi. "Ailem fazla dışarı çıkmama izin vermezdi." dedim.

"Peki sevgilinle nerede buluşuyordun?" diye sordu. Ona başımı çevirdiğim zaman göz göze geldik. Elbisemin eteğinin kumaşını parmaklarımın arasına alıp sıktım. "Telefonunda yoktu, sevgilinle nasıl konuşuyordun?" diye bu kez başka bir soru sordu. Işık yeşile dönünce gaza bastı. Az sonra yağan yağmur arabanın camlarını yıkamaya başladı. Nefesimi verdim ve küt küt atan kalbime aldırmadan "Azad, mahallede ki çocuklarla bana mektup gönderiyordu. Buluşmak istediği zamanda kısa notlar yazıyordu." dedim. Onun adını kullandığımı fark etmemiştim. Araba hızla durunca ben neredeyse öndeki cama çarpıyordum. Nefesini sesli bir şekilde verip bana baktı. Şok olmuş ifadesinin yerini ifadesiz bir bakış alınca "İyi misin?" diye sordu. Başımı evet anlamında salladım. Bir şey demeden direksiyonu kavradı ve arabayı sürmeye devam etti.

"Ne oldu? Önümüzde arabada yoktu." dedim. Direksiyonu tutan parmaklarının üstü bembeyaz olmuştu. Ama bir şeyler vardı hissediyordum. Azad'ın adını duyunca şok olmuştu. Acaba onu tanıyor muydu? Beni o an bir panik dalgası sarmış ve sıcak basmıştı. Boğuluyor gibi hissettiğim de camı açıp, havanın içeriye girmesini sağladım. İçeri giren hava bile sakinleşmeme yardımcı olmuyordu.

Nefes nefese kaldığımı hissettim. Alnımda ter damlaları birikmişti. Kulaklarımın kızarıp yandığını hissediyordum. Ensem bile alev almış gibi yanıyordu. Sonra panik dalgası yavaş yavaş yok oldu.

Evin önüne gelince arabadan indim ve bahçeye girdim. Akşam olduğu için hava biraz kararmıştı. Boran'ın arkamdan geldiğini biliyordum. "Çok hızlı yürüyorsun." dedi. Boran'a bakmadan yürümeye devam ettim. Kolumda elini hissedince mecburen durmak zorunda kaldım. "Neden benden kaçıyorsun?" diye sordu. Eli kolumu yakmış gibi bedenim alev almıştı. Nefesimi verip yutkundum. "Kaçmıyorum sadece hemen odama çıkmak istedim." dedim. Gözlerimin içine bakıp kolumu serbest bıraktı. Özgür kalmış kuş misali hemen eve girdim.

Titreyen bacaklarıma aldırmadan yukarı yatak odasına çıktım. Titreyen ellerimle şalımı cıkarıp bir köşeye attım. Odanın kapısı açılıp kapandı. "Saçların çok güzelmiş." dedi. Ona bakmadan "Teşekkür ederim." dedim. Arkamda ayak seslerini duydum. Ardından sırtımda bedenini hissettim. Sanki donmuş gibi hareket edemedim. Ayaklarım bana itaat etmeyi bırakmıştı.

Kollarını bedenime sardı ve çenesini omzuma koydu. İnip kalkan göğsü sırtıma değiyor, nefesi de omzumu yakıyordu. Elleriyle, kollarımı tutmuştu. Odada ki tek ses nefes seslerimizdi. Kokumu içine çekip yutkunduğunu duydum. Bende nefesimi verip yutkundum. Kalbim adeta çırpınıyordu.

Orada öylece ne kadar kaldık bilmiyordum. Kapı çalınca beni bıraktı. Kapıya biri gelmişti ve onunla konuşuyordu. Bende öylece ayakta dikiliyordum. "Hadi yemeğe iniyoruz." sesiyle ona döndüm. Boran kıyafetlerini çıkardı ve dolaba yöneldi. Dolaptan kendine temiz kıyafet çıkarıp onları giymeye başlamıştı. Boran giyinip hazır olduktan sonra bana baktı. Dolabın karşısına geçtim ve elime askıdan bir tane elbise aldım.

Elimde tuttuğum elbiseyle banyoya doğru giderken Boran'ın sesiyle olduğum yerde kaldım. "Ben senin kocanım benden utanmana gerek yok." dedi. Onu dinlemedim ve banyoya girip kapıyı kapattım. Üstümdeki elbiseyi çıkarıp, getirdiğim elbiseyi üstüme geçirdim. Odanın kapısının kapanma sesini duydum. Üzerimi giyindikten sonra banyodan çıktım ve odanın boş olduğunu gördüm. Boran çoktan aşağıya inmişti. Nefesimi verip kapıyı açtım ve bende odadan çıktım.

BERDELBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin