Havadaki bulutlar bembeyaz pamuk gibiydi. Bahçedeki bir kaç ağaçtan gelen kuş sesleri insana adeta huzur veriyordu. Yüzümdeki gülümseme, yanımdaki Boran'ı görünce daha çok artmıştı. Artık Boran'la aramız düzelmişti. Şimdi de bahçede yan yana oturmuş, sohbet ediyorduk.
Elime biraz ılık olmuş, çay bardağını alıp dudaklarıma götürdüm. "Rojin iyi ki hayatıma girdin." diyen ve kolunu omzuma koyan Boran'a bakıp arkama yaslandım. "Sende iyi ki benim hayatıma girdin." dedim. Elini yanağıma koyup okşadı. "Senden bir çocuğum olsun istiyorum." dedi ve gülümsedi.
"İnşallah o da olacak." dedim. "İnşallah." dedi ve gözlerimin içine baktı. Serhat ağa evden çıkıp bize doğru geldi. "Boran oğlum hadi şirkete gidelim." dedi ve evin önündeki arabaya doğru gitti. Boran'la ayağa kalkmıştık. "Gülüm ben gidiyorum. Kendine dikkat et fazla yorulma." deyip alnıma öpücük kondurdu. "Sende kendine dikkat et." dedim. Boran ve babası şirkete gitmişlerdi. Boran'la aramızın düzelmesinin ardından bir kaç ay geçmişti. Mutlu bir evliliğimiz vardı.
***
Şimdi odamın banyosunda elimde tuttuğum hamilelik testine bakıyordum. Elimdeki test negatif gösteriyordu. Gözlerim o an dolmuştu. Elimdeki çubuğu sıkıp bir hışımla çöp kovasının içine yolcu ettim. Olduğum yere çöktüm ve gözlerimde ki yaşları serbest bıraktım.
"Benim neden bir bebeğim olmuyor ki!" diye göz yaşlarımın arasından haykırdım. Abim ve yengemin bile bir çocuğu olacaktı. Ayağa kalkıp kendimi toparladım. Aynadaki yansımama baktım. "Benim de bir çocuğum olmalı." dedim ve gözümdeki yaşları sildim. Musluğu açıp avuçlarıma dökülen soğuk suyla yüzümü yıkadım.
İçimde beni bırakmayan tuhaf bir his oluşmuştu. Acaba bizimde bir bebeğimiz olacak mıydı? Peki ya çocuğum olmazsa o zaman ne olacaktı? Boran'ın annesi ona başka birini mi bulacaktı? Kafamdaki düşüncelerle nedense ürpermiştim.
Odamdan çıkıp aşağıya oturma odasına girdim. "Ben boşanacağım." diyen Rojda ağlıyordu. Bu sözlerin üzerine annesi Berfe hanım "Sen delirdin mi! Ne boşanması!" diye sitem etti. Rojda gözlerindeki yaşı silip "Berzan artık beni sevmiyor. Eve bile doğru düzgün gelmiyor." deyip burnunu çekti. Berfe hanım "Siz boşanırsanız abin ve Rojin ne olacak!" diye sitem dolu bir sesle konuştu. Ardından Berfe hanım bakışlarını ondan bana çevirdi.
Annesinin baktığı yöne bakan Rojda "Onlar da boşanır." dedi. Onun gözlerinin içine öfkeyle baktım. "Hayatımı mahveden sen! Yine hayatımızı mahveden sensin!" diye sitem ettim. "Zaten abimi sevmiyorsun." diye alay dolu bir sesle konuştu. Nefesimi burnumdan verdim. "Yanılıyorsun onu çok seviyorum." dedim. "Ben senin abinden boşanacağım. Sende mecbur abimden boşanacaksın." dedi. "Yeter artık kimse boşanmayacak!" diyen Berfe hanımın tokadı, Rojda'nın yanağında kırmızı bir iz bırakmıştı.
İçimden nedense ona vurmasına mutlu olmuştum. Rojda hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Ona şuan zerre acımıyordum. Bizim hayatımızı mahveden ondan başkası değildi. Berfe hanım, Rojda'ya bakıp "Bir daha boşanma lafı edersen seni elimden kimse alamaz!" diye bağırdı.
***
Boran ve Harun gelince sofraya oturmuştuk. Elimdeki kaşığı önümde duran çorbaya daldırıp duruyordum. Başımı kaldırınca karşımda oturan Boran'la göz göze gelmiştik. "Gülüm neden yemiyorsun?" diye sordu. Nefesimi verip yutkundum. "İştahım yok." dedim ve sofrada oturanlara baktım. "Size afiyet olsun." dedim ve ayağa kalktım. Kafamda Rojda'nın boşanma lafı dönüp duruyordu. Oturma odasından çıkıp merdivenlere yöneldiğim sırada Boran'ın sesiyle olduğum yerde durdum. "Rojin bir şey mi oldu?" diye sorup yanıma geldi.
Gözlerimi başka tarafa çevirdim. "Bir şey yok. Aç değilim o kadar." dedim. Elini çeneme koymuştu. "Gözlerimin içine bak." sesiyle bakışlarımı ona çevirdim. "Ne oldu söyle bana." dedi. "Söyleceğim ama kızmak yok." dedim. "Tamam söyle." dedi. Boğazımı temizleyip yutkundum. "Rojda, abimden boşanmak istiyormuş." dedim. "Ne!" diye sitem edip şok olmuş bir şekilde bana baktı. Ardından nefesini sesli bir şekilde verip oturma odasına yöneldi. Bende peşinden koştum. "Boran lütfen olay çıkarma." diye bildim. Ama Boran beni duymuyordu.
"Ne demek lan boşanmak istiyorum." diyen Boran, Rojda'ya yönelmişti. Rojda korkuyla masadan kalkıp "Abi ne boşanması? Asıl karın senden boşanmak istiyor." dedi. Rojda'nın bu lafıyla gözlerim kocaman oldu. Boran bana dönüp baktı ama bir şey demedi.
Ardından bakışlarını annesine çevirdi. "Kızına söyle kocası onu öldürse de boşanmayacak." dedi ve odayı terk etti. Rojda'nın beni öldürecek gibi bakmasına aldırmadan Boran'ın arkasından bakıyordum. Bu Rojda nasıl Kader gibi iyi kalpli bir kızın ablası olurdu aklım almıyordu. Gerçi Robin'de onun gibiydi.
"Anne, Rojda ablam mı boşanacakmış?" diye soran Kader masadan kalkıp yanımıza geldi. Berfe hanım "Sakın babanız duymasın." dedi ve onu susturdu. Biraz sonrada içeri Serhat ağa girmişti. Serhat ağanın arkasında abim Berzan vardı. "Hoş geldin." diyen Berfe hanım bakışlarını Berzan'a çevirip "Berzan sende hoş geldin." dedi. Abim, Berfe hanımın elini öpmüştü. "Hoş buldum." dedi ve Rojda'nın yanına geçti. Rojda'nın yüzü abimi görünce gülmeye başlamıştı. Bu kızın aklında neler dönüyordu çok merak ediyordum. Rojda'ya şaşkınlıkla bakan bir tek ben değildim.
Berfe hanımda ağzı açık bir şekilde, kızının ne yaptığını anlamaya çalışıyordu. Gerçekten Rojda ne yapmaya çalışıyordu? Az önce boşanmak isteyen Rojda gitmiş yerine kocasına aşık bir Rojda gelmişti. Hep beraber geçip koltuklara oturmuşlardı. Bende yukarı Boran'a bakmaya çıktım. Odanın kapısını açtığımda Boran'ın yatakta uzandığını gördüm ve yatağın yanına gittim.
Boran benim geldiğimi gördü ama bir şey demedi. Yatağa ayak ucuna oturdum. "Ben senden hiç bir zaman boşanmayı düşünmedim." dedim. Bana bakmadan nefesini verip "Biliyorum." dedi. Yatakta doğrulup yatağın başlığına sırtını dayadı. Daha sonra komodinin üstündeki sigara paketini eline aldı ve içinden bir tane sigara çıkarıp yaktı. "O zaman neden benimle konuşmuyorsun?" diye sordum.
Sigara dumanı havaya çıkıp dağılıyordu. Ağzındaki dumanı havaya üfleyip "Ne söyleyeceğimi bilmiyorum." dedi. Yatağa yanına oturdum ve ona sokuldum. "Boran seni seviyorum." dedim. Boran elindeki sigarayı küllüğe koydu ve beni kendine çekti. "Bende seni seviyorum." dedi ve alnıma öpücük kondurdu. Çeneme koyduğu ellerinin parmakları dudaklarımı okşuyordu. Gözlerimi kapatıp, dudaklarımı araladım. Sıcacık dudakları dudaklarımla buluşmuştu. Nefes almayı bile unutmuştuk. Şalım başımdan kayıp düşmüştü. Boran'ın elleri açıkta kalan saçlarımı okşamaya başladı. Onun dokunuşuyla kendindem geçiyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BERDEL
Romance(KİTABI DÜZENLEMEYE ALDIM) {Önemli bir duyuru paylaşmak istiyorum. Kitabım yetişkinler içindir. 18 yaşın altındakilere önermiyoruz..} Sevgili dostlar.. BERDEL Hikayesi herkesin yazdığı gibi bir hikaye değil. Yarısı gerçek hayattan uyarlandı. [Yoru...
