Bölüm 80

1.1K 33 7
                                        

Boran'ın anlatımıyla bu bölümü yazacağım..

Doğum ve ölüm arasında aslında çok ince bir çizgi vardır. Kimi hayata veda ederken kimi hayata merhaba der.. Kızımın doğduğu gün annemi kaybetmenin acısını yaşıyordum. Şuan kimin yanında olmam gerektiğini bile bilmiyordum. Kendimi uçurumun kenarındaymış gibi hissediyordum. Adım atsam sanki düşecek gibiydim.

Rojin'i doğum için hastaneye kaldırdığımız zaman annemin hayatını kaybettiğini bir telefonla öğrenmiştim. Gözlerimdeki yaşlar kurumuş, gerisinde kırmızı bir ton bırakmıştı. Şuan nefes alamıyor ve hastane koridorunda hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. "Boran bey iyi misiniz?" diye soran kadın doktora "Hiç iyi değilim." dedim. "Ne oldu neyiniz var?" diye sormuştu. "Az önce annemi kaybettim ve bunu bir telefonla öğrendim." dedim. Kadın doktor gözlerindeki hüzünle bana bakmıştı.

"Benim orada annemin yanında olmam lazım." dedim ve oturduğum yerden ayağa kalktım. "Benim yerime eşime göz kulak olur musunuz?" diye sordum. "Tabiki olurum." demişti. "Sağolun." dedim ve gözlerimdeki yaşlarla hastaneden çıktım. Hastane bahçesinin dışında bulunan bir taksiye bindim. Taksi havalimanına doğru yola çıkarken telefonla Harun'u aradım. Telefon bir kaç saniye içinde açılmıştı. "Harun ben havalimanına gidiyorum." dedim. Onunda şuan benim gibi göz yaşı döktüğünü biliyordum.

"Tamam bende yoldayım, orada görüşürüz." dedi. "Görüşürüz." dedim ve telefonu kapattım. Annem yakalandığı kolon kanserine yenik düşmüştü. Kanseri yenmişti ama sonra tekrar kendini kanserin pençelerinde bulmuştu. Kanserle mücadele etmiş ama bu sefer kanser onu yenmişti. Biz kendi hayatımız uğruna onu çok yalnız bırakmıştık. Bir de babamın son ihaneti üstüne tuz biber olmuştu. Rojin'e söylememiştim ama babam annemi Robin'in annesiyle aldatmaya devam etmişti. Robin bir gün beni aramış ve babamın annesiyle görüştüğünü söylemişti. Geçici bir hevestir diye düşünmüştüm ama öyle olmamıştı.

Taksi havalimanına gelince parasını ödedim ve arabadan indim. Yanıma gelen Harun'a sarılmıştım. "Abi annem bize küs gitti, gözü açık gitti." diye bilmişti. "Annem bizi affetmiştir. O çocuklarına hiç kıyamaz ki. Kızsa da gönül koymaz." dedim ve göz yaşlarımı serbest bıraktım. "Bir an önce gidelim." dedi. Beraber terminale girdik ve Mardin'e giden uçak için iki bilet aldık. Biletleri kontrol noktasından geçirdik ve uçağa binmek için uzun koridordan geçtik. Sonunda uçağa binmiştik. Doğup büyüdüğümüz yere cenaze için gideceğimizi hiç düşünmemiştim.

İçim şuan yanıyor ve kavruluyordu. Harun'un da gözleri ağlamaktan kızarmıştı. "Keşke annemi de yanımıza alsaydık." dedi. Keşkelerin bir işe yaramayacağını ikimizde biliyorduk. "Keşke." diye bildim. Zaman geçmiyor saat sanki takılıp kalmış gibi geliyordu. Annemle yaşadığım anılar bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyordu. Babam ona ne zaman elini kaldırsa her zaman karşısında beni bulmuştu. Annemin ilk göz ağrısı olmak bana gurur veriyordu. Onu çok yalnız bırakmıştık. İnsan ölünce insanlar o zaman kıymetini anlarmış..

***

"Değerli yolcularımız uçağımız inişe geçiyor, lütfen kemerlerinizi bağlayınız." sesiyle gözlerimi açtım. Oturduğum yerde uyuyakalmıştım. Uçak piste iniş yapınca kapılar açılmıştı. Uçaktan inen yolcuların arasına karışmış, bizde uçaktan inmiştik. Hiç vakit kaybetmeden bir taksi çevirdik ve bindik. Camdan dışarıyı izliyordum. Yeniden memleketime dönmek tuhaf hissetirmişti. Arkama bakmadan gittiğim bu şehire yeniden ayak basmak nasip olmuştu. Ama böyle bu şekilde olmamalıydı. İçimde oluşan boşluk hiç bir zaman dolmayacaktı.

Telefonumun sesiyle anılardan kopmuştum. Telefonu elime aldığımda ekranda Rojin'in adını gördüm. Nefesimi verdim ve telefonu açıp kulağıma götürdüm. "Efendim." dedim. "Alo Boran neredesin? Nereye gittin?" diye sormuştu. "Sana söyleyemedim. Ben şuan Mardin'e geldim." dedim. "Ne? Neden?" diye sordu. Sesindeki telaşı hissetmiştim. "Annemi kaybettik." dediğim zaman hattın diğer ucunda uzun bir sessizlik olmuştu. "Başımız sağolsun ama neden bana da haber vermedin?" dediğinde "Bende yeni öğrendim apar topar Harun'la buraya geldik." dedim. Taksi evin önüne gelince durmuştu. "Rojin şimdi kapatmam lazım sonra konuşuruz." dedim ve onun konuşmasına fırsat vermeden telefonu kapattım.

BERDELBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin