Alara
Yıllar geçse bile cennette gezintiye çıkacağım aklıma gelmezdi.
Burada ölüp tekrar reenkarne olmayı seçmemiş insanlar var. Hepsi de gayet mutlu gözüküyor.
Onların dışında bir de tabii ki melekler...
Alden ve Rosa ile birlikte Cennet Şehri'nin meydanında yürüyoruz.
Ama gerçekten de tüm dikkatler üzerimizde, sanki buradaki her melek kim olduğumuzu biliyor gibi.
Daha kötüsü Alden'in de kim olduğunu biliyorlar!
Gelecekte her şeyi yok eden şeytanın ortağı, böyle mi düşünüyorlar acaba?
Alden'e her nefretle bakan meleğe ben daha da kötü baktım, birine dil bile çıkarmıştım hatta.
Alden bu hâllerime gülüyordu. "Bu kadar kafana takmana gerek yok."
Ben bir şey diyemeden Rosabelle konuştu. "Aşık işte kız, ne yapsın? Sana DELİLER gibi aşık."
İkimiz de sessizleştik, utandığımız yüzde yüz belli olurken Rosabelle şaşkınlıkla bize baktı. "Oha siz, birbirinize açılmışsınız!"
Nasıl anladın lan?!!!
Yüzündeki garip sırıtmayla Rosabelle kolumu dürttü. "Helal kız sana, sonunda kaptın çocuğu!"
Kaşlarımı çattım ve koluna yumruk attım. "Yeter, daha fazla konuşma."
Rosabelle yumruğumdan hiç etkilenmemiş gibi gülümsedi. "Pekala pekala, kızma. Sanırım tek sap Millaes kaldı, o da yakın zamanda birini bulur umarım."
Belki yarın, belki yarından da yakın bir zamanda bulacak gibi hissediyorum.
Bu şekilde zindanların olduğu yere doğru yürümeye devam ettik.
Alden de elimi tuttu. Hihihihi!
~
Zindanlara ulaştık, ulaşmaz olaydık.
Juliet'i ve Millaes'i gördük, görmez olaydık.
Baya baya, uzun uzun öpüşüyorlardı.
BİZ BİLE O KADAR İLERİ GİTMEDİK DAHA!
Herkes sizi görebiliyor biliyonuz dimi?!
Alden kafasını çevirdi. "Ayıp ayıp."
Rosa donmuştu. "Sanırım benim sihirli sözlerim, Millaes'in de sihirli dudakları var."
Gülmemek için kendimi zor tuttum.
Sonrasında ikisini birden çekiştirdim ve oradan ayrıldık. "Hadi onlara biraz zaman verelim!"
Tekrar şehir meydanına çıktığımızda karşımızda iki tane melek belirmişti.
İkisi de küstahça bakışlarla Alden'i süzüyorlardı, kısa boylu olan konuştu.
"Senin gibi bir günahkar ne cüretle buraya gelir?! Hiç utanman yok mu?"
Hemen Alden'in önüne geçtim. "Şşşt, bir sorunun varsa onunla değil benimle konuşacaksın! Ne istiyorsun?"
Kısa boylu melek kaşlarını çattı. "Ne?"
Hafifçe kafamı yana eğdim. "Ah pardon! Kısa boyundan dolayı duyamadın mı? DİYORUM Kİ BOYUNU AŞAN İŞLERE BULAŞMASAN MI?!!!!"
Bağırmamla birlikte hafifçe geri çekilen melek, kızgın bir ifade yaptıktan sonra arkasına döndü ve yürümeye başladı. "Kurtarıcı olduğun için şükret, yoksa seni buna pişman ederdim."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Shipper Leydi
FantasyEn son okuduğum roman berbat olmasına rağmen kötü karakteri Alden, mükemmel bir karakterdi. Ana kadın karakter Juliet ise biraz klasik olsa da fena değildi. Ben ise bu ikisini shipliyorum çünkü çok yakışıyorlar. Bence evlenmelilerdi! Ama yazarın pla...
