Bölüm 59

386 47 7
                                        

Juliet

Dük Bronson'la beraber onun malikanesine gittim. Şu an ne ablamı- yani o yabancı kızı ne de Millaes'i görmek istemiyorum.

Çevremdeki herkes gerçeği biliyorken aptal gibi kandırılan tek kişi bendim.

Çok da şaşırmadım aslında, sadece onun ablam olduğuna inanmak istemiştim.

Yıllardır mutlu olmadığım kadar mutlu olmuştum onunlayken.

O beni anlıyordu, dinliyordu, önemsiyordu. Ona göre sadece bir süs bebek değildim ben.

İşte bu yüzden daha çok acıtıyor...

Şişeden bir bardak daha şarap doldurdum kendime.

Şu an hiçbir şey düşünmek istemiyorum, düşünsem bile bir sonuca varamayacağım.

"Bugün daha bir dalgınsın."

Dük'e döndüm, ciddi bir ifadesi vardı. Beni kulede zindana atıldığım için suçlamamıştı.

Ve en önemlisi beni kandırmıyor, tüm düşüncelerini saklamadan bana söyleyebiliyor.

Onunla evlenmem en iyi karar, özellikle de tüm bu olanlardan sonra.

Gülümsedim. "Hayır, ben iyiyim. Yardımcı olduğun için sağol."

O da gülümsedi ve yavaşça bana yaklaşmaya başladı. "Biliyorsun seni oradan çıkarmak için bayağı bir ödeme yaptım."

Dediklerine biraz şaşırdım. "B-ben sana geri ödeyebilirim, sadece biraz zaman gerekir."

O daha çok yaklaştıkça içimi bir rahatsızlık kapladı. "Ya da şu an ödeyebilirsin."

Ne istediğini anlamıştım.

Zaten benimle evlenmek istemesinden bile amacının ne olduğunu biliyordum.

Bir şey demedim, ceketini çıkartıp boynumu öpmeye başladığında öylece durdum.

Ne önemi var ki? Eninde sonunda olacak zaten, telaşlanmaya gerek yok.

Biraz böyle devam etti, eli elbisemin sırt düğmelerine gitmişti, yavaşça açmaya başladı.

Bir önemi yok.

...

Zaten olacaktı.

...

Nereden bilmiyorum ama aklıma onun yüzü geldi, Millaes'in...

Neden şimdi onu düşündüm ki?

Onu sevmiyorum, hatta artık nefret ediyorum.

Onu düşünmemeliyim.

...

Düşünmek istemiyorum!

Elim şarap şişesine gitti ve şişeyi Dük'ün kafasında kırdım.

Dük bayılıp yere düştü.

!

Ölmemiştir değil mi?!

Telaşla geri çekildim, korkudan nefes nefes kalmıştım.

Ne yaptım ben? Kafasından kan akıyor!

Tüm bu hislere rağmen içimde bir rahatlama oluşmuştu.

O an farkına vardım.

Tanrım, ben bu adamla asla evlenmek istemiyorum!!

Yerde yatmaya devam eden eski nişanlıma baktım. "Ben asla sana olur demedim, önce sözlü olarak onayımı alman gerekirdi."

"Waooow güzel performans!"

Shipper LeydiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin