Şu an hava halâ karanlık, yarın ise tapınak şövalyeleri Alden'i yakalamaya gelecekler değil mi?
Yani sabaha kadar şu lanet ormandan çıkmalı ve Alden'in malikanesini bulmalıyım.
"Çok beklersin!"
Heh? Bu ses nereden geldi? Korkuyla etrafıma bakındım. "Hey, kimsin sen?! Ben çok güçlüyüm ona göre ha!!"
"Merak etme benim gerizekalı!"
Bir saniye, ben bu sesi nereden tanıyorum?
Yoksa...
"Yani sen Argint'sin, Alden'in hayatını mahveden o*ospu çocuğu şeytan."
Bir süre konuşmadı, sonra cevapladı. "İlk olarak, sözlerin beni etkilemiyor. İkincisi de benim hayatımı mahveden sensin, planlarımı bozup duruyorsun!!Şimdi de yeni konağım oldun! Ama boşuna uğraşıyorsun ki beni kimse durduramaz."
Alayla güldüm. "Emin ol şeytan, kime sataştığının farkında değilsin."
"Asıl sen farkında değilsin."
"SUS ARTIK A*INA KOYİM YA!!"
"Artık buna alışacaksın, Alden hep benim sesime maruz kaldı ve bir süreden sonra da duymazdan gelmeyi öğrendi."
Canım Alden'im, manyağın biriyle yaşamak ne kadar da zordu senin için acaba...
"Valla sen kaşındın, artık hiç susmayacağım."
Duymazdan gelmeye karar verdim.
~
Hava aydınlanmaya başladığında ben de ormandan çıkabilmiştim.
Etrafıma bakındım.
Hmmmm, burası neresi?
"Birini mi arıyorsun?"
Bu ses Argint'ten gelmemişti biliyordum çünkü bu sesin sahibini de tanıyordum.
Ona döndüm. "Frances! Doğru ya, sen de buradasın!"
Onu bana evren göndermiş olmalı!
Kafasını hafifçe yana eğdi. "Tanışıyor muyuz?"
Gülerek ona yaklaştım ama o savunma pozisyonundaydı.
"Ben senin eski karınım, hatırlamıyor musun?"
"Ne?" Şaşkınlığını sürdürerek konuştu. "Yani ben insanken falan mı evliydik?"
Biraz daha yaklaştım. "Hayır şapşal! Ben insanken evliydik ama sen kesinlikle şeytandın."
"Anlayamıyorum..."
Derin bir nefes alıp verdim. "Haklısın, henüz daha tanışmadık. Bu yüzden bu sana garip gelebilir. Şöyle ki, ben gelecekten geliyorum."
Bir süre bana baktı ve sonra gülmeye başladı. "Kafayı mı yedin sen ya?! Gelecek daha yaşanmadı ki?!"
Gözlerimi devirdim. "Pardon ya, ne kadar salak olduğunu unutmuşum."
Söylediklerim yüzünden sinirlendi ve öfkeyle cebindeki hançeri çıkardı. "Sanırım şeytanlar arasındaki kuralları bilmiyorsun, eğer birisi seni sinirlendiriyorsa ÖLDÜR GİTSİN!"
Hızla bana doğru gelmeye başladığında korkuyla ellerimi havaya kaldırdım. "Eeee, evlendik cidden, EMPATİ!"
Bana saldırmak üzereyken durdu. "Ne dedin?"
Alnımdan soğuk terler akıyorken cevapladım. "Empati sahibi olmak için benimle evlendin, kırmızı ayın altında. Bu şekilde seninle empati duygumu paylaşmaya başladım, cidden!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Shipper Leydi
FantasyEn son okuduğum roman berbat olmasına rağmen kötü karakteri Alden, mükemmel bir karakterdi. Ana kadın karakter Juliet ise biraz klasik olsa da fena değildi. Ben ise bu ikisini shipliyorum çünkü çok yakışıyorlar. Bence evlenmelilerdi! Ama yazarın pla...
