Bölüm 83-Final

834 67 29
                                        

Bizi bekleyen şey cennetti, bu kadar çabuk elde edeceğimi düşünmemiştim.

Her şey çok güzel hissettiriyordu, kafamı takmam gereken hiçbir şey kalmamıştı.

Artık her şey yolundaydı.

Ne bir düşman, ne bir ayrılık, sadece sevgi ve mutluluk vardı.

Özge, Frances'ı bulmaya gitti. Nasıl göründüğünü bilmese bile onu bulacağına emindi.

Melek Hanım da Gabriel ile görüşmek için yanımızdan ayrılmıştı.

Konuşmaları gereken önemli konular var!

Alden'e döndüm. "Juliet ve Millaes'in yanına gidelim mi?"

Bakışlarını telaşlı biçimde kaçırdı. "Ahhh, benim bir işim vardı da. Sen onlarla konuşmaya git, ben sonrasında yanına geleceğim!"

Ben cevap bile veremeden yanımdan büyük bir hızla ayrılmıştı.

Pekala...

Ben de Juliet ve Millaes'in nereden olduğunu birilerine sorayım bari.

~

Issız ormanın içindeki tek katlı, o küçük eve ulaşmıştım.

Bahçesi çok genişti ve yanından doğal bir su kaynağı akıyordu.

Demek artık burada yaşıyorlar, oldukça huzurlu bir yer gibi görünüyor.

Gülümseyerek evin içine girmiştim, yer tahtadan yapılmıştı ve yürümemle beraber bir gıcırdama sesi oluşuyordu.

Çıkardığım seslerle ev sahiplerine varlığımı belli etmiştim. Başka bir odadan gelen adım seslerini duydum.

Adım sesleri durdu, Juliet aşırı şaşırmış bir ifadeyle elindeki bıçağı yere düşürmüştü. "Abla? ABLA?!!"

Hızlıca yanıma geldi ve sarıldı. Gülümseyerek, ben de ona sarıldım. "Juliet, seni gördüğüme sevindim."

"Ben de! Hoşgeldin!" Geri çekildi ve omuzlarımdan tutarak güldü. "Seni ne kadar çok beklediğimden haberin var mı?"

"Hmmm...yaklaşık 1500 yıl kadar?"

"Hayır, 1574 YIL!!"

Dünyadaki yaşam süresini eklemeyi unutmuşum. "Sonunda gelebildim işte, uzun zaman geçmiş olsa bile."

Elimden tuttu. "Evet, birçok şey kaçırdın ama sorun değil. Artık buradasın!"

"Evet, iyi ki!"

Elimi çekiştirerek beni bir yere götürmeye başladı. "Millaes de arka bahçede, toprağa bir şeyler ekiyordu. Seni görünce ağzı açık kalacak!!!"

Hafifçe güldüm. "Şimdiden hayal edebiliyorum.

"Arka bahçeye geçtik."

Millaes toprağa bulanmış bir hâldeyken bahçeyle ilgileniyordu.

Juliet ona seslendi, Millaes bize doğru dönmeden konuşmaya başlamıştı. "Çay saati mi geldi? Geliyorum aşkım, sadece şunu bitirmem lazım! 5 dakikaya bitiriyorum."

Juliet bir şey demeden bana bakmaya başladı, bu sefer ben konuşmaya karar verdim.

"Kolay gelsin. Yaptığın şeyden oldukça keyif alıyor gibi görünüyorsun."

Durdu ve kafasını korkutucu bir şekilde bana doğru döndürdü.

Yüzümü görür görmez de şok olmuş bakışlarla bana doğru koşmaya başladı. "EFENDİİİİİİM!"

Shipper LeydiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin