Alara
Kaç ay geçti bilmiyorum, saymadım.
Şatodan çıktığım tek vakit, Alden'in güvenliğini teyit etmek içindi.
Onları izledim. Alden'in yavaş yavaş Juliet'e doğru çekilmesini, Felix ile olan itişmelerini, Juliet'in onları durdurmaya çalışmasını vesaire vesaire...
Gerçekten de beni tamamıyla unutmuştu, ilk tanıştığımız zamandaki Alden'e benziyordu.
Bu içimi rahatlattı, geriye bir tek belirlenmiş geleceğin yaşanması kalmıştı.
Benim de gitme zamanım yaklaşıyordu zaten, yapacak başka bir şey yoktu.
Alden Meyer'i korudum, onu içindeki şeytandan kurtardım. Şimdi de bu dünyayı Argint'ten kurtarmam gerekiyor.
Acaba Melek Hanım ne zaman beni götürmek için gelecek?
Miranda'nın ölümünden sonra olmalı değil mi?
Ne kadar kaldı acaba ölmesine?
Bilemiyorum.
Şatoya vardım, Frances heyecanla beni bekliyordu. "Bugün orman meyveli pasta var!!"
Sakince gülümsedim. "Hadi yiyelim öyleyse."
Frances'ın yüzü asılmıştı. "Eski coşkulu hâlinden eser kalmadı, böyle devam ederse seni Alden'in önüne atacağım bak!"
Gülümsemeye devam ettim. "Ben iyiyim yaa, abartıyorsun Frances."
Gözlerini devirdi. "Pekala pekala, hanımefendi inkâr etmeye devam etsin."
Pasta tabağını elime sıkıştırdı. "Al bunu, ben başka yerde yiyeceğim!"
Neden bana trip atıyor şimdi bu?!
"İstediğin yerde ye yani banane!"
~
2 gün sonra
Günler her zamanki sıkıcılığı ile beraber geçiyordu, yapacak bir şeyim kesinlikle yoktu.
Bu yüzden yine Alden'in malikanesine ışınlanmaya karar verdim.
Aslında yaptığım tek şey, karanlık manamı sakladıktan sonra görünmezlik büyüsünü kullanarak Alden'i penceresinden izlemek oluyordu.
Zaten Juliet'in yanına gitmediği vakitler hep çalışma odasında çalışıyordu.
Penceresinden odanın içerisine bir göz attım, sonrasında da beklemeye başladım.
Hmmmmm...
Bugün odasında yok gibi, sanırım yine Juliet'in yanında.
Bu sefer Lovett Kontluğuna ışınlandım, bahçede ve diğer ortak alanlarda kimseyi bulamamıştım.
Juliet'in odasının penceresinden baktığımda orada da yoklardı, zaten Alden niye Juliet'in odasına girsin ki?!
Aklıma gelen düşünceyle beraber derin bir nefes alıp vermiştim, kontrol etmem gereken son bir yer vardı.
Miranda'nın odasının penceresine ulaştım, beklediğim manzara karşımdaydı.
Miranda yatakta yatıyor, Juliet başında ağlarken Alden ve Felix ise geride duruyorlardı.
Miranda Lovett ölmüştü.
Kalbimde bir çarpıntı oluştu, bu her şeyin bittiğinin bir göstergesiydi.
Benim başka bir dünyaya geçip serüvenim burada sona ermişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Shipper Leydi
FantasiaEn son okuduğum roman berbat olmasına rağmen kötü karakteri Alden, mükemmel bir karakterdi. Ana kadın karakter Juliet ise biraz klasik olsa da fena değildi. Ben ise bu ikisini shipliyorum çünkü çok yakışıyorlar. Bence evlenmelilerdi! Ama yazarın pla...
