Bölüm 81

370 46 2
                                        

Alden ile ele ele tutuşarak Özge'nin apartmanına girdik. Bakışlarımı ondan hiç ayırmak istemiyordum.

Sanki başka yöne bakarsam Alden kaybolacakmış gibi hissediyordum.

Özge bizi görünce içtiği çayını püskürttü. "HASİ*TİR!!!"

Alden, Özge'yi anlamıyordu tabii çünkü Türkçe bilmiyordu. Meraklı gözlerine karşılık konuştum. "Az önce küfretti."

"Ooo, anladım."

Ayağa kalkan ve hızla bize yaklaşan Özge'ye döndüm. "Garip bir şey yapma!"

Gözlerini devirdi. "Sen de beni iyice garip birisi belledin."

"Çünkü öylesin!"

"Sen de öylesin!"

"Doğru."

Özge bir süre Alden'i inceledi. "Vay be, taş gibi çocuk ama Frances'tan iyi görünemez!"

Ona boş bir bakış attım. "Sen daha Frances'i görmedin bile ama."

Ellerini birleştirdi ve gülümsedi. "Kalp gözümle görüyorum onu."

Alden'e baktım ve gülümsedim. "Sen şöyle koltuğa oturabilirsin Alden, ben arkadaşımla bir şeyler konuşacağım."

"...pekala."

Özge'yi kolundan çekiştirdim. "Hadi sen bugün kalacak başka bir yer bul, ben Alden'le özel olarak konuşmak istiyorum."

Kafasını hafifçe yana eğdi. "Ama ben zaten dediklerinizi anlamıyorum ki? Gitmeme gerek yok bence."

"Hayır, var!"

"Neden?"

Bakışlarımı kaçırdım ve bir şey söylemedim, yüzüm kızarmıştı.

Özge şaşkınlıkla gözlerini büyüttü. "Aahhh, şimdi anladım! En baştan söylesene kız. Tamam ben gidiyorum, bir otelde kalırım, şu ceketimi alayım!"

Askılığa uzanıp ceketini aldı. Gitmeden önce ise bana göz kırpmıştı. "Bol şans!"

Kızarmış yüzümle Alden'e döndüm, meraklı gözlerle beni izliyordu.

Kapıyı parmağımla gösterdim. "Arkadaşımın bir işi vardı da, o yüzden çıktı."

"Anlıyorum, güzel."

Gülümseyerek yanına oturdum. "Pekala, sen buraya nasıl geldiğini anlat bakalım."

Güldü. "Yani, o kadar zor değildi."

Dediklerine şaşırmıştım. "Gerçekten mi?"

"Evet, senin yaşadığın evreni bulabilmem için Frances ile olan bağını bana aktardık."

"NE??"

"Evet mavi ayda bir ritüel yaptık, sonrasında boyut kapısı açıp yanına gelebileceğimi düşündüm."

Sonrasında devam etti.

"Ama olmadı tabii, senin yaptığın gibi boyut kapısı açamadım."

Hafifçe koltukta yanına yaklaştım. "Beyaz manaya sahip olmana rağmen, yapamadın mı?"

Güldü ve elimden tuttu. "Sanırım sadece senin yapabileceğin bir şeymiş."

Hafifçe gülümsedim. "Peki sonrasında ne yaptın?"

Bir süre bir şey demedi.

"Sonrasında cennetteki geçiş kapısından haberdâr oldum. Ama onu kullanabilmek için de öncelikle cennetten izin almam gerekiyordu."

Shipper LeydiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin